Water Europe üyeliği Yeniköy Kemerköy su yönetimi Akbelen acele kamulaştırma

Yeniköy Kemerköy Enerji Water Europe üyesi oldu; üyelik, şirketin su yönetimi iddiasını Avrupa ölçeğinde görünür kılıyor.

Yeniköy Kemerköy Enerji, Avrupa’da su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve su verimliliği alanında faaliyet gösteren Water Europe’a Türkiye’den üyeliğe kabul edilen üçüncü büyük sanayi kuruluşu olduğunu duyurdu. Basın bülteni kaynaklı bu gelişme, şirketin su yönetimi alanındaki uluslararası iş birliği arayışını gösterirken, Yeniköy ve Kemerköy santrallerinin kömür, madencilik, zeytinlikler, arazi kullanımı ve yerel yaşamla ilgili tartışmalı saha bağlamından ayrı okunamayacak bir eşik oluşturuyor.

Water Europe üyeliği neyi kapsıyor?

Açıklamaya göre Water Europe, Avrupa Komisyonu tarafından 2004 yılında Brüksel merkezli olarak kurulan; sanayi, akademi, kamu kurumları ve teknoloji şirketlerini bir araya getiren bir platform. Platformun çalışma alanları arasında su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, su verimliliği, döngüsel su ekonomisi ve inovatif su teknolojileri yer alıyor.


Water Europe’un Avrupa Birliği su politikalarının geliştirilmesine katkı sunduğu, sektörler arası iş birlikleriyle iyi uygulama örneklerinin yaygınlaşmasını hedeflediği belirtiliyor. Yeniköy Kemerköy Enerji, üyelikle birlikte su yönetimi alanındaki iyi uygulamalarını uluslararası platformlarda paylaşmayı ve Avrupa’daki gelişmeleri daha yakından takip etmeyi amaçlıyor.

Water Europe üyeliği kapsamında Yeniköy Kemerköy su yönetimi ve uluslararası iş birliği
Yeniköy Kemerköy Enerji’nin Water Europe üyeliği, su yönetimi ve uluslararası iş birliği başlıklarını öne çıkarıyor.

Türkiye’den üçüncü büyük sanayi kuruluşu vurgusu

Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, Türkiye’den sınırlı sayıda kuruluşun yer aldığı Water Europe’un su yönetimi, su verimliliği, döngüsel ekonomi ve inovatif su teknolojileri alanlarında Avrupa’nın önemli sektör platformlarından biri olduğunu belirtti. Işık, üyeliğin 5 Haziran Dünya Çevre Günü’ne denk gelmesinden ayrıca memnuniyet duyduklarını ifade etti.

Burak Işık Yeniköy Kemerköy su yönetimi ve Water Europe üyeliği açıklaması
Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, Water Europe üyeliğinin şirketin su yönetimi çalışmalarını güçlendireceğini belirtti.

Şirket hangi su yönetimi verilerini açıkladı?

Burak Işık, su kaynaklarının korunması ve verimli kullanımının enerji üretimi dahil tüm sektörler için kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Işık’a göre şirket, su yönetimini yalnızca operasyonel bir konu olarak değil, sürdürülebilirlik vizyonunun merkezinde yer alan stratejik bir alan olarak ele alıyor.

Yeniköy Kemerköy Enerji, 2017 yılından bu yana ISO 14046 standardı kapsamında su ayak izini hesapladığını bildiriyor. Şirket, bu hesaplamayla faaliyetlerinin su kullanımı üzerindeki çevresel etkilerini daha iyi analiz etmeyi ve kaynaklarını daha verimli kullanmayı hedeflediğini belirtiyor.

ISO 14046 ve ISO 46001 başlıkları

ISO 14046, su ayak izinin hesaplanması ve su kullanımıyla ilişkili çevresel etkilerin değerlendirilmesi için kullanılan bir standart olarak öne çıkıyor. Şirketin açıklamasında, bu standardın 2017’den bu yana uygulandığı ve faaliyetlerin su kullanımı üzerindeki etkilerinin bu çerçevede analiz edildiği ifade ediliyor.

Yeniköy Kemerköy Enerji ayrıca sürdürülebilirlik raporunda bu yıl içinde ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi kurmayı hedeflediğini bildiriyor. Bu hedef, üyelik duyurusunun yalnızca iletişim düzeyinde kalmaması ve şirketin su yönetimi yaklaşımını yönetim sistemi düzeyinde kurumsallaştırması açısından izlenmesi gereken başlıklardan biri.

Sıfır atık, geri dönüşüm ve yeniden kullanım

Açıklamada, şirketin sıfır atık yaklaşımını benimsediği; atık oluşumunu en aza indirmeyi, suyun geri dönüşümünü ve yeniden kullanımını teşvik etmeyi amaçladığı belirtildi. Bu çerçeve, su verimliliği başlığını yalnızca tüketim miktarıyla değil, üretim süreçlerinde kaynak kullanımının azaltılması ve döngüsel kullanım imkanlarının artırılmasıyla birlikte ele alıyor.

DSİ, İTÜ ve Dokuz Eylül Üniversitesi atıfları

Yeniköy Kemerköy Enerji, yerli kaynaklarla üretim yaparak Türkiye’nin enerji arz güvenliğinde önemli bir rol üstlendiğini, su kullanımını ise bilimsel veriler ve ilgili kamu kuruluşlarıyla birlikte takip ettiğini belirtiyor. Şirketin açıklamasına göre çalışmalar, DSİ ile imzalanan protokoller çerçevesinde yürütülüyor.

Burak Işık, şirketin kullanım izninin çok altında su tüketimi gerçekleştirdiğini söyledi. Işık ayrıca İTÜ tarafından hazırlanan su bilançosu çalışmasına atıfla elektrik üretim faaliyetlerinin bölgede su kaynakları üzerinde baskı oluşturmadığını, Dokuz Eylül Üniversitesi Maden Fakültesi öğretim üyeleri tarafından hazırlanan raporlara atıfla da yer üstü madencilik faaliyetlerinin yer altı su havzaları üzerinde olumsuz bir etkisinin bulunmadığını ifade etti.

Akbelen ve İkizköy bağlamı neden önemli?

Yeniköy ve Kemerköy santralleri, Muğla’nın Milas ilçesinde yerli linyit kömürü kullanılarak elektrik üreten tesisler. Yeniköy Termik Santrali 1987’de, Kemerköy Termik Santrali ise 1995’te devreye alındı. Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş., bilinen adıyla YK Enerji, 23 Aralık 2014’te Limak-IC İçtaş eşit ortaklığı tarafından devralındı.

Santrallere kömür sağlayan sahaların genişletilmesi, İkizköy-Akbelen bölgesinde yıllardır orman alanları, zeytinlikler, tarım arazileri, acele kamulaştırma kararları ve köy yaşamı üzerinden tartışılıyor. Bu nedenle Water Europe üyeliği, yalnızca bir uluslararası platforma katılım haberi olarak değil, şirketin çevresel iddialarının sahadaki tartışmalarla birlikte sınanacağı bir gelişme olarak okunmalı.

Zeytinlik, madencilik ve acele kamulaştırma süreci

10 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Milas’ın Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar mahallelerinde yer alan 679 parsel tarım arazisi acele kamulaştırma kapsamına alınmıştı. Bu arazilerin, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerine linyit kömürü sağlanması için maden sahalarıyla ilişkili olduğu belirtildi.

Mayıs 2026’da Danıştay 6. Dairesi, bu karara karşı açılan davada dava konusu taşınmazlar yönünden yürütmeyi oy birliğiyle durdurdu. Kararın 5 Mayıs’ta taraf avukatlarına tebliğ edildiği, 7 Mayıs’ta ise kamuoyuna duyurulduğu aktarıldı. Kararda acele kamulaştırmanın istisnai bir yöntem olduğu; enerji arzı, ekonomik gerekçe veya maden üretimi ihtiyacının tek başına acelelik hali oluşturmadığı vurgulandı.

Şirket ise kararın kamulaştırmanın tamamını iptal ettiği anlamına gelmediğini, Danıştay değerlendirmesinin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesinde düzenlenen acele kamulaştırma yöntemine ilişkin olduğunu duyurdu. Bu ayrım, hukuki sürecin bitmediğini; ancak acelelik gerekçesinin yargı tarafından tartışmalı bulunduğunu gösteriyor.

Saha iddiaları ve karşı beyanlar

Ocak 2025’te İklim Haber’in Anka’dan aktardığı haberde, Bağdamlar’da kirli suların drenajla bir zeytinlik araziye akıtıldığı ve bazı zeytinlerin söküme hazırlandığı öne sürülmüştü. Haberde İkizköy Muhtarı Nejla Işık ve arazi sahibi Özlem Ayyıldız’ın beyanlarına yer verildi.

Aynı haber, şirketin zeytinliklere bilerek zarar verildiği ve köyde yaşayanlara baskı yapıldığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığına ilişkin açıklamasını da aktardı. Şirket açıklamasında, bahsi geçen zeytin bahçesindeki imar ve tımar çalışmalarının bahçenin sahibi tarafından yapıldığı ve şirketin bu çalışmalarla ilgisinin bulunmadığı belirtildi. Bu karşıt beyanlar, su yönetimi iddialarının yalnızca şirket bülteni üzerinden değil, bağımsız saha verileriyle birlikte izlenmesi gerektiğini hatırlatıyor.

Çevre izinleri ve uzun işletme geçmişi

Yeniköy ve Kemerköy’ün çevre mevzuatı geçmişi de bu çerçevede dikkate alınmalı. 2020 başında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, termik santrallerle ilgili geniş kapsamlı denetim kararında Muğla Kemerköy ve Muğla Yeniköy santrallerinin çevre izinlerini aldığını açıklamıştı.

Bu bilgi, şirketin yeni su yönetimi iddialarının yalnızca mevcut izinlerle değil, uzun dönemli çevresel performans, kamusal denetim, sahadaki su ve arazi etkileri ve yerel toplulukların deneyimleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Bu gelişme sektör için ne anlama geliyor?

Bir kömürlü termik santral işletmecisinin su verimliliği ve döngüsel su ekonomisi alanında çalışan bir Avrupa platformuna üye olması, tek başına çevresel dönüşüm anlamına gelmez. Ancak bu adım, şirketin su yönetimi iddiasını daha görünür ve daha karşılaştırılabilir hale getirebilir. Bu görünürlük, ancak somut veri, düzenli raporlama ve bağımsız değerlendirmeye açık uygulamalarla anlam kazanır.

Enerji üretimi ve madencilik gibi su, arazi ve yerel yaşam üzerinde doğrudan etkisi olan sektörlerde sürdürülebilirlik iddialarının güvenilirliği, kullanılan kavramlardan çok açıklanan verilerle ölçülür. Water Europe üyeliği bu nedenle bir başarı etiketi olmaktan çok, şirketin kendi iddialarını daha şeffaf biçimde ortaya koyması için yeni bir test alanı yaratıyor.

İzlenmesi gereken veri başlıkları

Bu çerçevede en kritik başlıklar; DSİ izinlerinin kapsamı, fiili su tüketimi, üretim birimi başına su yoğunluğu, geri kazanılan ve yeniden kullanılan su miktarı, ISO 14046 hesaplamalarının sınırları, ISO 46001 takvimi, İTÜ su bilançosu çalışmasının kapsamı ve Dokuz Eylül Üniversitesi raporlarının kamuoyuyla ne ölçüde paylaşılacağı olacak.

Şirketin “kullanım izninin çok altında tüketim” ve “su kaynakları üzerinde baskı oluşturmama” iddiaları, ancak dönemsel veriler, havza koşulları, kuraklık baskısı ve yerel su kullanım ihtiyaçlarıyla birlikte değerlendirildiğinde çevresel anlam kazanabilir. Aynı durum, madencilik faaliyetlerinin yer altı su havzaları üzerindeki etkisine ilişkin açıklamalar için de geçerli.

Yeniköy Kemerköy su yönetimi Water Europe üyeliği ve Akbelen acele kamulaştırma bağlamında şeffaflık verileri
Water Europe üyeliği, Akbelen acele kamulaştırma süreciyle birlikte şeffaf veri paylaşımı ve bağımsız izleme ihtiyacını da gündeme taşıyor.

Üyeliğin çevresel karşılığı nasıl ölçülecek?

Yeniköy Kemerköy Enerji’nin Water Europe üyeliği, şirketin su yönetimi çalışmalarını Avrupa ölçeğinde görünür kılan kayda değer bir adım. Ancak bu üyeliğin çevresel karşılığı, açıklamanın kendisinden çok, sahada ölçülebilir su tasarrufu, şeffaf veri paylaşımı, geri kazanım uygulamaları ve bağımsız izleme kapasitesiyle belirlenecek.

Bu nedenle gelişme, ne doğrudan bir dönüşüm ilanı ne de tek başına bir yeşil aklama örneği olarak okunmalı. Daha doğru okuma, bunu şirketin su yönetimi iddiasını kamuoyu önünde daha ölçülebilir hale getiren bir sinyal olarak değerlendirmek. Asıl soru, Water Europe üyeliğinin şirketin raporlamasına, saha uygulamalarına ve yerel ekolojiyle kurduğu ilişkiye somut olarak ne değiştireceği.

Sizce bu üyelik sahada neyi değiştirmeli?

Yeniköy Kemerköy Enerji’nin Water Europe üyeliği sizce su yönetiminde şeffaflık ve bağımsız izleme açısından somut bir değişim yaratabilir mi? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşın.

İlgili haberler

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Yeşil Haber (@yesilhabernet)


Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz