Türkiye’nin elektrik kurulu gücü ağustos sonunda 126.944 MW’a ulaşırken güneş ve rüzgarın toplam kapasitesi 43.348 MW, payı yüzde 34,2 oldu.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 26 Eylül 2026 tarihli açıklamasına göre Türkiye’nin elektrik kurulu gücünde yenilenebilir kaynakların payı yüzde 62,9’a ulaştı. Ağustos sonu verilerini paylaşan Bakanlık, yenilenebilir kapasiteyi 79.902 MW, yerli kaynakların toplam kurulu güçteki payını ise yüzde 72,1 olarak açıkladı.
Güneş ve rüzgarın toplam kapasitesi ne kadar?
Güneş enerjisinde kurulu güç 27.914 MW seviyesine yükseldi. Böylece güneşin toplam kapasitedeki payı yüzde 22 oldu. Rüzgar enerjisinde ise 15.434 MW kurulu güç ve yüzde 12,2 pay açıklandı.
İki kaynağın toplam kapasitesi 43.348 MW’a, yaklaşık 43,3 GW’a ulaştı. Güneş ve rüzgar birlikte Türkiye’nin elektrik kurulu gücünün yüzde 34,2’sini oluşturuyor. Açıklanan rakamlar, ağustos sonundaki toplam kapasiteyi gösteriyor; yalnızca 2026’da devreye alınan yeni santrallerin gücünü ifade etmiyor.

Elektrik kurulu gücünde kaynakların dağılımı nasıl?
Hidroelektrik, 32.331 MW ve yüzde 25,5 payla kurulu güçte ilk sırada bulunuyor. Güneşi, 25.012 MW ve yüzde 19,7 payla doğal gaz izliyor. Yerli kömürün kapasitesi 11.565 MW, payı yüzde 9,1; ithal kömürün kapasitesi 10.466 MW, payı yüzde 8,2 olarak açıklandı.
Biyokütle 2.424 MW ile yüzde 1,9, jeotermal ise 1.798 MW ile yüzde 1,4 paya sahip. Yerli kaynak ve yenilenebilir kaynak göstergeleri farklı kapsamları ifade ediyor. Yerli kömür, yerli kaynaklar arasında yer alırken yenilenebilir enerji sınıfında bulunmuyor.

Kurulu güçteki pay elektrik üretimindeki payı gösteriyor mu?
Yüzde 62,9, yenilenebilir kaynakların elektrik üretimindeki payını değil, kurulu güçteki payını gösteriyor. MW cinsinden açıklanan kapasite ile belirli bir dönemde MWh cinsinden üretilen elektrik farklı göstergeler. Gerçekleşen üretim; kaynak koşulları, santrallerin çalışma süreleri, bakım ve sistem işletme koşullarına göre değişiyor.
Bu nedenle güneşin kurulu güçte yüzde 22’ye ulaşması, tüketilen elektriğin aynı oranda güneşten karşılandığı anlamına gelmiyor. Üretim payını değerlendirmek için aynı döneme ait elektrik üretim verilerinin ayrıca incelenmesi gerekiyor.

Yeni kapasitenin sisteme katılması neden önemli?
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, güneş ve rüzgar yatırımlarının hızlandırılmasını enerji arz güvenliği ve 2053 net sıfır emisyon hedefiyle ilişkilendirdi. Türkiye’nin enerji vizyonunun ve hedeflerinin COP31 sürecinde de gündeme getirileceğini belirtti.
Yeşil Haber’in değerlendirmesine göre kapasite verilerinin yanında şebeke bağlantıları, iletim yatırımları ve sistem esnekliği de izlenmeli. Artan güneş ve rüzgar kapasitesinin elektrik üretimine katkısı, bu yatırımların sistemle birlikte nasıl işletildiği üzerinden değerlendirilebilecek.
İlgili haberler
- IRENA: 2030 için yılda 1.200 GW yenilenebilir kapasite gerekiyor
- Şebekede 330 GW’a kadar ek bağlantı: Türkiye mevcut hatlardan ne kazanabilir?
- Türkiye 2035 için 28 milyar dolarlık elektrik iletim yatırımı öngörüyor
- 2040 Ulusal Enerji Planı için COP31 öncesi açıklama hedefi: Şebeke ve depolama gündemde
View this post on Instagram

















