İklim için filantropi Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü Sivil toplum ve iklim

Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü, iklim kriziyle ortak mücadele ve kolektif etki için 30 öncü sivil toplum kuruluşunu aynı çerçevede buluşturuyor.

Hızlı bakış

Türkiye’de iklim kriziyle mücadelede sivil toplumun rolünü güçlendirmeyi hedefleyen İklim Değişikliği ile Mücadele için Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü, 16 Haziran’da İstanbul’da düzenlenen lansmanla kamuoyuna tanıtıldı. Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV) yürütücülüğünde ve Sabancı Vakfı’nın hibe desteğiyle hayata geçirilen girişim, sivil toplum kuruluşlarının iklim perspektifini çalışmalarına entegre etmesini ve ortak etki üretmesini hedefliyor.

Ulusal taahhüt neyi kapsıyor

İklim için filantropi kapsamında Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü lansmanı ve sivil toplum ve iklim buluşması
Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü, iklim kriziyle mücadelede sivil toplumun ortak etki kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor.

Minerva Han’da düzenlenen lansmanda, Türkiye’den 30 öncü imzacı kurumun katılımıyla İklim Değişikliği ile Mücadele için Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü kamuoyuyla paylaşıldı. Taahhüt, iklim krizini yalnızca çevresel bir başlık olarak değil; sosyal, ekonomik ve toplumsal etkileri olan bütüncül bir sorun olarak ele alıyor.

Girişim, kurumları iklim krizini çalışmalarının ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirmeye, öğrenme ve iş birliği süreçlerini güçlendirmeye ve ortak etki yaratmaya davet ediyor. Lansmanla birlikte taahhüt, daha geniş sivil toplum katılımına açıldı.

Küresel ağın 13. ulusal taahhüdü

Nevgül Bilsel Safkan İklim için filantropi ve Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü lansmanında konuşuyor
TÜSEV Temsilciler Kurulu Başkanı Nevgül Bilsel Safkan, Türkiye’nin İklim için Filantropi hareketindeki 13. ulusal taahhüt olarak küresel ağa katıldığını vurguladı.

Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü, Philanthropy Europe Association (Philea) ve WINGS tarafından yürütülen küresel iklim filantropisi hareketinden ilham alıyor. TÜSEV Temsilciler Kurulu Başkanı Nevgül Bilsel Safkan, Türkiye’nin dünya genelinde yüzlerce filantropi kuruluşunu bir araya getiren İklim için Filantropi hareketinin 13. ulusal taahhüdü olarak bu küresel ağa katıldığını belirtti.

Safkan, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir mesele olmadığını, eşitsizlikleri derinleştiren ve toplumun en kırılgan kesimlerini doğrudan etkileyen küresel bir sorun olduğunu vurguladı. TÜSEV’in bu süreçte filantropi alanının daha koordineli ve etkili bir rol üstlenmesine katkı sunmayı hedeflediğini ifade etti.

Sivil toplumun iklim rolü neden öne çıkıyor

Taahhüdün merkezinde, iklim krizinin sivil toplumun çalışma alanlarından bağımsız bir konu olarak değil, hemen her sosyal politika başlığını etkileyen yatay bir mesele olarak görülmesi var. Eğitim, yoksulluk, afet dayanıklılığı, toplumsal cinsiyet, gençlik, kültürel miras, biyoçeşitlilik ve yerel kalkınma gibi alanlarda çalışan kurumlar için iklim krizi artık yalnızca çevre örgütlerinin gündemiyle sınırlı değil.

Bu nedenle ulusal taahhüt, sivil toplum kuruluşlarını iklim değişikliğine karşı ortak sorumluluk almaya, deneyim paylaşmaya ve kendi faaliyet alanlarında iklim etkisini görünür kılmaya çağırıyor. Böylece filantropi, yalnızca kaynak aktaran bir mekanizma değil; ortak öğrenme, iş birliği ve dönüşüm kapasitesi oluşturan bir alan olarak konumlanıyor.

Yedi temel ilke tanıtıldı

Lansmanda Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü’nün kapsamı ve yedi temel ilkesi tanıtıldı. Öncü imzacı kuruluşların deneyimleri paylaşılırken, İklim için Filantropi platformu da yeni katılımcıların erişimine açıldı.

Temel ilkeler, kurumların iklim krizini kendi çalışma alanlarıyla ilişkilendirmesine, öğrenme ve iş birliği süreçlerini güçlendirmesine ve ortak etki üretmesine dönük bir çerçeve olarak sunuldu.

Taahhüdün yedi ilkesi ne söylüyor

Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü, imzacı kuruluşlara iklim krizini yalnızca savunuculuk alanında değil, kendi kurum içi işleyişlerinde de ele alma çağrısı yapıyor. Yedi temel ilke; eğitim ve öğrenme fırsatları yaratmayı, iklim için kaynakları harekete geçirmeyi, iklim perspektifini programlara entegre etmeyi, iklim dostu finansal kararlar almayı, faaliyetlerin çevresel etkisini azaltmayı, dayanışma alanları yaratmayı ve elde edilen sonuçları paylaşmayı kapsıyor.

Bu çerçeve, sivil toplum kuruluşlarının iklim krizine yönelik rolünü yalnızca proje üretmekle sınırlamıyor. Kurumların karbon ayak izini azaltması, kaynak kullanımını gözden geçirmesi, finansal kararlarını net sıfır ekonomisine geçişle uyumlu hale getirmesi ve ilerlemeyi yıllık olarak paylaşması da taahhüdün parçası olarak tanımlanıyor.

Sabancı Vakfı ve TÜSEV hangi rolü üstlendi

Güler Sabancı Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü ve İklim için filantropi lansmanında sivil toplum ve iklim için konuşuyor
Güler Sabancı, iklim değişikliğine karşı sivil toplum kuruluşlarının aynı hedef etrafında birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çekti.

Girişim, TÜSEV yürütücülüğünde ve Sabancı Vakfı’nın hibe desteğiyle hayata geçirildi. Lansmanda konuşan Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, iklim değişikliğine karşı sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çekti.

Güler Sabancı, geleceğe yönelik ortak bir amaç etrafında birlikte hareket etmenin belirleyici olduğunu vurguladı. Sabancı Vakfı’nın 2020 yılında Philea ve WINGS öncülüğünde başlatılan Uluslararası İklim Taahhüdü’ne Türkiye’den imza atan ilk kuruluş olduğunu hatırlatan Sabancı, Türkiye’de ulusal filantropi taahhüdünün TÜSEV şemsiyesi altında ilerlemesini önemsediklerini ifade etti.

Ortak öğrenme ve kolektif etki vurgusu

Sema Merve İş İklim için filantropi hareketinde Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü ve kolektif etkiyi anlatıyor
Sema Merve İş, İklim için Filantropi hareketinin ortak öğrenme, iş birliği ve kolektif etki için kapsayıcı bir başlangıç noktası sunduğunu belirtti.

TÜSEV Strateji ve Programlardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Sema Merve İş, İklim için Filantropi hareketinin ortak öğrenme, iş birliği ve kolektif etki için kapsayıcı bir başlangıç noktası oluşturduğunu söyledi. İş, farklı uzmanlık alanlarından kurumları ortak bir çerçevede buluşturan taahhüdün iklim krizine daha bütüncül bir bakış açısı kazandırmayı hedeflediğini belirtti.

Bu yaklaşım, iklim krizinin yalnızca teknik azaltım hedefleriyle değil, kurumların çalışma biçimleri, kaynak kullanımı, savunuculuk kapasitesi ve sosyal etkisiyle birlikte ele alınması gerektiğine işaret ediyor.

Lansmanda COP31 ve ortak etki gündemi ele alındı

Lansman kapsamında düzenlenen panelde iklim krizi, sivil toplumun rolü ve COP31 süreci ele alındı. Panelin moderatörlüğünü TÜSEV İklim Uzmanı Melisa Kutluğ üstlendi. TEMA Vakfı’ndan Eylem Tuncaelli, Roots & Shoots Türkiye’den Kaya Aytuğ Demiral ve ÇEKÜL Vakfı’ndan Özgür Gürbüz panelde konuşmacı olarak yer aldı.

Panelde sivil toplumun iklim krizine çözüm üretme kapasitesi, Türkiye’nin COP31 ev sahipliği ve uluslararası iklim gündemindeki gelişmeler değerlendirildi. Böylece taahhüt, yalnızca bir imza süreci olarak değil, Türkiye’de sivil toplumun iklim gündemine nasıl daha yapısal biçimde dahil olabileceğine ilişkin bir tartışma zemini olarak da konumlandı.

Yeni imzacılara açık bir hareket

Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü öncü imzacıları İklim için filantropi ve sivil toplum ve iklim hareketi lansmanında
Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü, 30 öncü imzacı kurumun ardından yeni sivil toplum kuruluşlarının katılımına açıldı.

Etkinliğin son bölümünde öncü imzacı kuruluşların katılımıyla sembolik bir imza töreni yapıldı. Törenle birlikte Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü yeni imzacıların katılımına açıldı.

Taahhüt, önümüzdeki dönemde daha fazla sivil toplum kuruluşunun iklim krizini kendi faaliyet alanlarıyla ilişkilendirmesini ve ortak etki üretecek iş birliklerine katılmasını hedefliyor.

Öncü imzacı kurumların tam listesi ile taahhüdün yedi temel ilkesine İklim için Filantropi platformu üzerinden erişilebiliyor.

İklim filantropisi sürdürülebilirlik gündemini genişletiyor

Türkiye’de iklim gündemi çoğu zaman enerji dönüşümü, karbon piyasaları, sanayi yatırımları ve finansman başlıkları üzerinden tartışılıyor. Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü ise bu çerçeveye sivil toplumun kaynak, kapasite ve ortak etki boyutunu ekliyor.

Bu yönüyle girişim, iklim krizinin yalnızca kamu politikası veya özel sektör yatırımıyla sınırlı olmadığını gösteriyor. Sivil toplumun iklim perspektifini kendi alanlarına taşıması, hem kırılgan grupların görünürlüğü hem de yerel düzeyde daha kapsayıcı çözümler geliştirilmesi açısından sürdürülebilirlik gündeminin önemli bir parçası haline geliyor.

Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü’nün öncü imzacı kurumları (alfabetik sıralama ile)

Sıra Kurum
1 Acil İhtiyaç Projesi Vakfı
2 Anadolu Eğitim ve Sosyal Yardım Vakfı
3 Aydın Doğan Vakfı
4 Anne Çocuk Eğitim Vakfı
5 Bornova Anadolu Lisesi Eğitim Vakfı
6 Borusan Kocabıyık Vakfı
7 ÇEKÜL Vakfı
8 Çelikel Eğitim Vakfı
9 Cevdet İnci Eğitim Vakfı
10 Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı
11 Hayata Destek – İnsani Yardım Derneği
12 İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı
13 Mekanda Adalet Derneği
14 Nesin Vakfı
15 Roots and Shoots Türkiye
16 Sabancı Vakfı
17 Sani Şener Vakfı
18 Sivil Toplum için Destek Vakfı
19 Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı
20 Tekfen Vakfı
21 TEMA Vakfı
22 Tohum Otizm Vakfı
23 Türk Böbrek Vakfı
24 Türk Eğitim Vakfı
25 Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı
26 Türkiye SMA Vakfı
27 Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı
28 TÜSEV
29 Vehbi Koç Vakfı
30 Yuvam Dünya Derneği

İklim için Filantropi küresel ağı nasıl büyüyor

İklim için Filantropi hareketi, iklim değişikliğiyle mücadelede filantropinin rolünü güçlendirmeyi amaçlayan küresel bir ağ olarak konumlanıyor. İlk ulusal taahhüt 2019 yılında Birleşik Krallık’ta başlatıldı; 2021 yılında ise WINGS, Philea ve European Philanthropy Coalition for Climate öncülüğünde Uluslararası Filantropi Taahhüdü hayata geçirildi.

Hareket bugün 21’den fazla ülkede 950’yi aşkın kuruluşun katılımıyla büyüyor. Brezilya, Kanada, Fransa, İtalya, Polonya, Portekiz, Güney Afrika, İspanya ve Arap Bölgesi gibi farklı coğrafyalarda ulusal taahhütler oluşturulurken, Türkiye 2026 yılında TÜSEV koordinasyonunda duyurulan ulusal taahhütle bu küresel ağın parçası oldu.

Filantropi ne anlama geliyor

Filantropi, en basit anlamıyla toplumsal fayda için kaynak, bilgi, zaman ve etki kapasitesinin gönüllü biçimde kullanılmasıdır. Türkiye’de çoğu zaman bağışçılık veya hayırseverlik olarak düşünülse de, güncel kullanımı bundan daha geniş bir alanı ifade ediyor.

İklim için filantropi ise sivil toplum kuruluşlarının, vakıfların ve destekçi kurumların iklim krizini yalnızca çevre başlığı olarak değil; yoksulluk, eşitsizlik, afet dayanıklılığı, eğitim, sağlık, yerel kalkınma ve kırılgan gruplar üzerindeki etkileriyle birlikte ele almasını amaçlıyor. Bu nedenle taahhüt, sadece maddi destek çağrısı değil; kurumların kendi çalışma alanlarını iklim perspektifiyle yeniden düşünmesi için ortak bir çerçeve sunuyor.

Okura soru

Sizce Türkiye’de sivil toplum kuruluşları iklim krizini kendi çalışma alanlarına yeterince entegre edebiliyor mu? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşın.

İlgili haberler

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Yeşil Haber (@yesilhabernet)


Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz