Hidroelektrik üretimi 2026’nın ilk beş ayında hızla yükselirken HESİAD, PTF düşüşü ve sıfır fiyat saatlerinin sektörü zorladığını bildirdi.
Hızlı Bakış
- HESİAD, Diler Holding, Energo-Pro, Enerjisa Üretim ve Margün Enerji’nin 2026 yılında derneğe katıldığını açıkladı.
- Mayıs 2026 itibarıyla hidroelektrik santrallerin elektrik üretimindeki payı %43,5 seviyesine çıktı.
- 2026 yılının ilk beş ayında hidroelektrik üretim payı geçen yılın aynı dönemine göre %16,5’ten %32,4’e yükseldi.
- Doğal gaz santrallerinin üretimdeki payı aynı dönemde %21,8’den %12,2’ye geriledi.
- HESİAD, PTF düşüşü ve sıfır fiyat saatlerinin hidroelektrik ve yenilenebilir enerji üreticileri üzerinde gelir baskısı oluşturduğunu bildirdi.
- 2026 yılının ilk beş ayında 351 saatte PTF sıfır TL/MWh olarak gerçekleşti.

HESİAD, Diler Holding, Energo-Pro, Enerjisa Üretim ve Margün Enerji’nin 2026 yılında derneğe katıldığını açıklarken, hidroelektrik sektörünün üretim, piyasa fiyatları ve yatırım sürdürülebilirliği açısından kritik bir dönemden geçtiğine dikkat çekti.
HESİAD’a dört yeni şirket katıldı
Hidroelektrik Santralları Sanayi ve İş İnsanları Derneği, sektörün önde gelen şirketlerinden Diler Holding, Energo-Pro, Enerjisa Üretim ve Margün Enerji’nin 2026 yılında HESİAD üyesi olduğunu duyurdu.
HESİAD Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, yeni katılımların özellikle Türkiye elektrik sisteminin güvenliği ve sürdürülebilirliği açısından stratejik önemi artan hidroelektrik santrallerin rolünü daha etkin vurgulamalarına katkı sağlayacağını belirtti.
Güven, yeni üyelerin bilgi birikimi ve deneyimlerinin hidroelektrik sektörünün gelişimine önemli katkılar sunacağına inandıklarını ifade ederek, HESİAD’ın sektörün sürdürülebilir büyümesi, yatırım ortamının geliştirilmesi ve Türkiye’nin enerji dönüşüm hedeflerine katkı sağlanması için çalışmalarını sürdüreceğini söyledi.
Hidroelektrik santraller üretimde ilk sıraya çıktı
HESİAD açıklamasına göre 2026 kış ve ilkbahar döneminde görülen yüksek yağışlar, hidroelektrik santrallerin birçok gün elektrik üretiminde ilk sıraya yükselmesini sağladı. Bu dönemde yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam üretimdeki payı da tarihi seviyelere çıktı.
Tek bir ayı yansıtan en güncel veriye göre Mayıs 2026 itibarıyla hidroelektrik santrallerinin elektrik üretimi içindeki payı %43,5 oldu. Toplam yenilenebilir enerji kaynaklarının üretimdeki payı ise %73,2 ile rekor seviyeye ulaştı. Bu Mayıs ayı oranı, aşağıda ayrıca ele alınan ilk beş aylık ortalama paydan (%32,4) farklıdır; yüksek yağışların görüldüğü ilkbahar aylarında üretim payı tek tek aylar bazında daha yüksek seviyelere çıkabiliyor.

Güven, hidroelektriğin Türkiye için yarattığı değer eğrisindeki artışın yukarı yönlü devam etmesini beklediklerini ancak sektörün sürdürülebilirliğinin halen yüksek riskle karşı karşıya olduğunu söyledi. Güven, bu konuda düzenleyici kuruluşlardan aksiyon beklentilerinin sürdüğünü belirtti.
Kurulu güçte hidroelektriğin payı %26 seviyesinde
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye’nin kurulu gücü 2026 yılı Nisan sonu itibarıyla 125 GW seviyesini aştı. Bu kapasitenin yaklaşık %26’sını hidroelektrik santraller oluşturuyor.
Türkiye’de işletmede bulunan hidroelektrik santral sayısı ise 777’ye ulaştı. Bu tablo, hidroelektriğin hem kurulu güç hem de sistem esnekliği açısından elektrik arz güvenliği içindeki rolünü koruduğunu gösteriyor.
İlk beş ayda hidroelektrik payı iki kata yaklaştı
2026 yılının ilk beş ayında Türkiye’nin toplam elektrik üretimi 143.021 GWh olarak gerçekleşti. Bu beş aylık döneme ait kümülatif veride, kaynak bazında üretim dağılımında hidroelektrik santrallerinin payı geçen yılın aynı dönemindeki %16,5 seviyesinden %32,4’e yükseldi.
Aynı dönemde rüzgar enerjisinin üretimdeki payı %11,4’ten %12,6’ya çıktı. Güneş enerjisinin payı %10,6’dan %10,0 seviyesine gerilerken, doğal gaz santrallerinin üretimdeki payı %21,8’den %12,2’ye düştü.
Bu dağılım, yüksek hidrolojik üretimin elektrik sisteminde doğal gaz üretimini gerilettiğini ve yenilenebilir kaynakların toplam üretimdeki ağırlığını artırdığını ortaya koyuyor.

PTF düşüşü hidroelektrik ve yenilenebilir üreticilerini zorluyor
HESİAD, artan hidrolojik üretim, yenilenebilir kaynaklardaki büyüme ve arz fazlası dönemlerinin elektrik piyasa fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturduğunu bildirdi.
EPİAŞ verilerine dayandırılan açıklamaya göre 2026 yılının ilk beş ayında oluşan ortalama Piyasa Takas Fiyatı yaklaşık 1.616,63 TL/MWh seviyesinde gerçekleşti. Hafta içi ortalama piyasa fiyatı 1.724 TL/MWh oldu. Bu değer 39,44 USD/MWh ve 33,68 EUR/MWh seviyesine karşılık geldi.
Talebin daha düşük ve yenilenebilir enerji üretiminin daha yüksek olduğu hafta sonlarında fiyatlar 1.354 TL/MWh seviyesinde kaldı. Bu seviye 31,2 USD/MWh ve 26,50 EUR/MWh olarak hesaplandı. Buna göre hafta sonu piyasa fiyatları hafta içi ortalamasının yaklaşık %21 altında gerçekleşti.
HESİAD’a göre bu tablo, özellikle hidroelektrik ve diğer yenilenebilir enerji üreticilerinin gelirleri üzerinde önemli baskı oluşturdu.
Sıfır fiyat saatleri 2026’da hızla arttı
HESİAD Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, fiyatlandırmada yaşanan sıkıntıların sektörü ciddi oranda zorlamaya devam ettiğini belirtti.
Güven, “Mayıs ayında ortalama PTF yalnızca 13 USD/MWh ile tarihi düşük seviyelerden birini gördü. Ocak-Mayıs dönemi ortalama piyasa fiyatı ise 40 USD/MWh olarak gerçekleşti. 2025 yılının aynı döneminde ortalama PTF’nin 65,3 USD/MWh olduğu dikkate alındığında, piyasa fiyatlarında yaklaşık %43 oranında gerileme yaşandığını, bunun da hem yatırımcıları hem de işletmecileri ciddi bir sıkıntıya soktuğunu söylememiz gerek” dedi.
Güven ayrıca 2026 yılının ilk beş ayında toplam 3.624 saatin 351 saatinde PTF’nin sıfır TL/MWh olarak gerçekleştiğini bildirdi. 2025 yılının tamamında sıfır fiyat oluşan saat sayısı ise yalnızca 42 olmuştu.

Sektör için sürdürülebilirlik riski yüksek seyrediyor
Hidroelektrik santraller, esnek üretim kabiliyetleri, depolama özellikleri, sistem dengeleme hizmetleri ve ani talep değişimlerine hızlı cevap verebilme yetenekleri sayesinde Türkiye’nin enerji arz güvenliğinde önemli bir rol oynamaya devam ediyor.
Yenilenebilir enerji dönüşümünün hızlandığı mevcut dönemde hidroelektrik santrallerin sisteme sağladığı esneklik ve depolama kapasitesi daha stratejik hale geliyor. Buna karşın piyasa fiyatlarında yaşanan düşüş, üreticilerin gelirlerinde daralma yaratıyor.
HESİAD’a göre mevcut tablo, yatırımcıların finansman imkanları, ülke ekonomisi için yaratılan katma değer, yeni yatırım projeksiyonları ve sektörün sürdürülebilir büyümesi açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Yeni üyeler hidroelektrik ve yenilenebilir enerji portföylerini temsil ediyor
Diler Holding, sanayi, madencilik, demir-çelik ve enerji alanlarında faaliyet gösteren köklü sanayi gruplarından biri olarak HESİAD’a katıldı.
Avrupa’nın önde gelen hidroelektrik yatırımcıları arasında yer alan Energo-Pro, hidroelektrik santral yatırımları, işletmeciliği ve ekipman üretimindeki uluslararası deneyimiyle derneğin yeni üyeleri arasında yer aldı.
Türkiye’nin önemli özel sektör elektrik üreticilerinden Enerjisa Üretim, yenilenebilir enerji alanındaki güçlü portföyüyle HESİAD’a katılırken, Margün Enerji de yenilenebilir enerji yatırımları ve sürdürülebilir büyüme stratejisiyle derneğin yeni üyeleri arasına girdi.
Siz ne düşünüyorsunuz?
Hidroelektrik üretimindeki artış Türkiye’nin enerji arz güvenliği için güçlü bir avantaj sağlarken, PTF düşüşü ve sıfır fiyat saatleri yatırımcılar için nasıl dengelenmeli?
İlgili haberler
- EPİAŞ Mart 2026: Ortalama PTF 1.620 TL/MWh’e geriledi
- HESİAD’dan HES uyarısı: Üretim artışı fiyatları baskıladı
- EPDK 1500 MW hibrit kapasite, HES’ler için fiyat baskısı sürüyor
- Elektrik kurulu gücü 125 bin MW’ı aştı güneş doğal gazı geçti
- HESİAD kuraklık hibrit ve pompaj depolamalı HES çağrısı yaptı
- Hidroelektrik santrallerde pompaj depolama ile enerji güvencesi
View this post on Instagram
















