TCMB’nin Sermaye Hareketleri Genelgesi değişikliği, TL gelirli yenilenebilir enerji üretim tesisleri için döviz kredisi kullanım alanını yeniden açarak kapsamını genişletti.
Hızlı bakış
- TCMB genelge değişikliği TL gelirli yenilenebilir üretim tesisleri için döviz kredisi erişimini yeniden açtı.
- 2018 sonrası getirilen tarih bazlı sınırlama kaldırılarak yeni nesil YEKDEM projeleri kapsama alındı.
- Lisanslı ve lisanssız üretim tesisleri arasında döviz kredisi kullanımındaki ayrım ortadan kaldırıldı.
- Döviz kredisi kullanımı üretim ve YEKDEM fiyatına bağlı yüzde 80 üst sınır ile devam ediyor.
- Yeni düzenleme finansman maliyetini düşürürken kur riskini yeniden sistemin parçası haline getiriyor.
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2 Mart 2026 tarihli yazısı doğrultusunda güncellenen TCMB Sermaye Hareketleri Genelgesi, lisanslı ve lisanssız elektrik üretim tesislerinin döviz kredisine erişiminde 2018’den beri uygulanan ayrımı kaldırdı ve yenilenebilir enerji istisnasının kapsamını genişletti. Böylece YEK Destekleme Mekanizması kapsamında Türk lirası bazlı alım garantisine sahip üretim tesisleri için döviz kredisi kullanımı yeniden daha geniş bir çerçevede mümkün hale geldi. Bu değişiklikle birlikte, daha önce yalnızca 01.07.2021 öncesi işletmeye giren ve 21.06.2018 öncesi çağrı mektubu alan projelere tanınan döviz kredisi imkânı, yeni nesil TL YEKDEM projelerini de kapsayacak şekilde genişletilmiş oldu.
Bu gelişme neyi kapsıyor ve hangi sınırlama kaldırıldı

Sermaye Hareketleri Genelgesi’nin döviz geliri olma şartı aranmayan kredilere ilişkin hükümlerinde yapılan değişiklik, yenilenebilir enerji yatırımları açısından kritik bir dar boğazı hedef alıyor. 2018 yılında 32 sayılı Karar çerçevesinde getirilen düzenlemelerle, döviz geliri olmayan lisanslı ve lisanssız elektrik üretim yatırımlarının döviz kredisi kullanımı ciddi biçimde sınırlandırılmış, özellikle 01.07.2021 sonrası devreye giren lisanslı tesisler ile 21.06.2018 sonrasında çağrı mektubu alan lisanssız tesisler için bu kanal fiilen kapanmıştı.
2026 değişikliğiyle birlikte, genelgede yer alan “yatırımlar” ifadesinin “üretim tesisleri” olarak güncellenmesi ve tarih bazlı sınırlayıcı çerçevenin kaldırılması, döviz kredisi kullanımının kapsamını genişletti. Bu değişiklik, yalnızca yatırım aşamasını değil, üretim tesisinin finansman bütününü kapsayan bir yaklaşımı işaret ediyor.
Lisanslı ve lisanssız projeler için ayrım ortadan kalktı

Yeni çerçeve ile lisanslı ve lisanssız üretim tesisleri arasında döviz kredisine erişim bakımından oluşan tarih temelli ayrım ortadan kalkmış oldu. Bu durum özellikle son yıllarda TL bazlı gelir modeli altında geliştirilen güneş enerjisi başta olmak üzere yenilenebilir projeler için önemli. Artık proje finansmanı yapılarında TL kredi ile döviz kredisinin birlikte kullanıldığı hibrit modeller yeniden gündeme gelebilir.
Döviz kredisi tamamen serbest bırakılmadı

Düzenleme, döviz kredisi kullanımını sınırsız hale getirmiyor. Lisanslı üretim tesisleri için kullanılabilecek toplam kredi tutarı, lisansa derç edilmiş yıllık üretim miktarının YEK Destekleme Mekanizması fiyatı ile çarpımının, alım garantisi için kalan süreye göre hesaplanan toplamının %80’i ile sınırlandırılıyor. Lisanssız tesislerde de bağlantı anlaşmasında yer alan yıllık azami üretim miktarı üzerinden benzer bir hesaplama uygulanıyor. YEKDEM fiyatının Türk lirası olması durumunda ise kredi hesaplamasında kullanım tarihindeki TCMB döviz satış kuru esas alınıyor.
Finansman maliyeti ve yatırım iştahı açısından ne değişiyor

Türkiye’de yenilenebilir enerji yatırımlarında temel sorunlardan biri, uzun vadeli yatırım ihtiyacı ile yüksek TL faizleri arasındaki uyumsuzluk. Son dönemde TL ticari kredi faizlerinin yüksek seviyelerde seyrettiği bir ortamda, döviz cinsi borçlanma imkânının genişlemesi yatırımcılar açısından maliyet avantajı yaratabilir. Daha düşük faizli ve daha uzun vadeli finansman seçenekleri, özellikle büyük ölçekli proje portföyleri için fizibiliteyi iyileştirebilir.
Bu değişiklik yalnızca yeni yatırımlar açısından değil, mevcut projeler açısından da önem taşıyor. Üretim tesisi bazlı yaklaşım, belirli koşullar altında mevcut projelerin finansman yapısının yeniden düzenlenmesini kolaylaştırabilir. Bu durum refinansman olanaklarını artırabilir ve bazı projelerde özkaynak ihtiyacını azaltabilir.
Finansman yapılarında yeni kombinasyonlar gündemde

Yeni çerçeve ile birlikte proje finansmanında yalnızca TL krediye dayalı yapıların yerini, döviz kredisi ile desteklenen daha esnek modeller alabilir. Bu durum, yatırım kararlarının hızlanmasına katkı sağlayabilir. Özellikle yatırım aşamasında olan ancak finansman maliyetleri nedeniyle yavaş ilerleyen projelerde bu değişikliğin hızlandırıcı etkisi olabilir.
Kur riski ve sektör dengesi açısından ne anlama geliyor

Düzenlemenin en kritik boyutu, finansman avantajı ile kur riski arasında kurulacak dengede ortaya çıkıyor. Gelirleri ağırlıklı olarak Türk lirası olan üretim tesislerinin döviz cinsi borçlanmaya yönelmesi, kur oynaklığının bilanço üzerindeki etkisini yeniden gündeme getiriyor. 2018 sonrasında TL gelirli projeler için döviz kredisi kanalının daraltılmasının temel gerekçesi de kur oynaklığının bilanço üzerindeki baskısıydı. Şimdi bu kanal yeniden açılırken risk yönetimi sorumluluğu proje geliştiriciler, bankalar ve düzenleyici kurumlar arasında daha dengeli bir şekilde dağıtılıyor.
Bu nedenle değişiklik, tek yönlü bir rahatlama olarak değil, yeni bir denge arayışı olarak okunmalı. Kur riskinin yönetimi, hedge mekanizmaları ve nakit akışı planlaması önümüzdeki dönemde proje finansmanının temel belirleyicileri arasında yer alacak.
Sektör için nasıl bir sinyal veriyor
Karar, yenilenebilir enerji yatırımlarının finansmanında önemli bir eşik değişimini işaret ediyor. Döviz kredisi kanalının yeniden açılması, yatırım ortamını güçlendiren bir unsur olarak öne çıkarken, bu imkânın ne ölçüde kullanılacağı piyasa koşullarına bağlı olacak. Özellikle portföy bazlı elektrik üreticileri, büyük ölçekli yatırımcılar ve finansman sağlayıcılar açısından bu düzenleme, yeni fırsatların yanı sıra yeni risklerin de birlikte yönetileceği bir dönemin başlangıcına işaret ediyor.
Resmi kaynaklar

Bu yazının dayandığı birincil kaynaklar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın kambiyo mevzuatı kapsamında yayımladığı belgelere ilişkin resmi kayıtlardır. TCMB değişiklik notları Resmî Gazete’de yayımlanmamakta; doğrudan TCMB’nin kurumsal web sitesine işlenmektedir.
TCMB Sermaye Hareketleri Genelgesi (2 Mayıs 2018 tarihli, tüm değişiklikler işlenmiş güncel metin)
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2 Mart 2026 tarih ve 4604510 sayılı yazısıyla yapılan değişiklikler dahil olmak üzere genelgenin güncel tam metnine TCMB’nin aşağıdaki resmi bağlantısından ulaşılabilir: TCMB – Sermaye Hareketleri Genelgesi (PDF)
TCMB Kambiyo ile İlgili Mevzuat sayfası
Genelgenin yayımlandığı ve güncellenen versiyonlarının takip edilebildiği TCMB’nin resmi mevzuat sayfası: TCMB – Kambiyo ile İlgili Mevzuat
Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar (21 Haziran 2018 tarihli Resmî Gazete); 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun; 30 Ocak 2021 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı (YEKDEM TL dönüşümü).
Siz ne düşünüyorsunuz
TL gelirli yenilenebilir projelerde döviz kredisi kanalının yeniden açılması sizce yatırım hızını artırır mı yoksa kur riski yeni bir denge sorunu yaratır mı
İlgili haberler
- EPDK yenilenebilir üretim hesabını değiştirdi: Yeni kapasite faktörleri açıklandı
- 2 Nisan 2026 yönetmeliği lisanssız üretimde sınırları yeniden çizdi
- EPDK kararıyla elektrikte azami fiyat 4.500 TL MWh oldu
- Türkiye’de 26 aday YEKA GES alanı: Yeni yatırım haritası


















