TÜİK ve Ticaret Bakanlığı geçici dış ticaret verilerine göre Türkiye’nin enerji ithalat faturası ocakta yıllık bazda %19,6 gerileyerek 5,13 milyar dolar seviyesine indi. Şubat 2026 itibarıyla Orta Doğu’da tırmanan gerilim ve Hürmüz Boğazı’ndaki aksama haberleri, petrol ve doğal gaz fiyatları için yukarı yönlü riskleri artırdı.
TÜİK verisi enerji ithalat faturası 5,13 milyar dolar
TÜİK ve Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle üretilen geçici dış ticaret istatistiklerine göre Türkiye’nin enerji ithalatı için ödediği tutar, 2026 yılı ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre %19,6 azalarak 5 milyar 130 milyon 819 bin dolar oldu.
Enerji ithalat faturası, TÜİK dış ticaret istatistiklerinde enerji ürünlerini kapsayan kalemler üzerinden izleniyor ve aylık toplamlar üzerinden değerlendirilerek kamuoyuna yansıyor.
Aynı dönemde Türkiye’nin toplam ithalatı yıllık bazda %0,1 artışla 28 milyar 694 milyon 872 bin dolar olarak kaydedildi.

Makro görünüm cari açık baskısı ve kur kanalı
Enerji ithalat faturasında görülen düşüş, dış denge ve cari işlemler kanalı üzerinden kısa vadede olumlu bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Enerji kalemi, Türkiye’nin ithalat sepetinde döviz ihtiyacını ve fiyat şoklarına duyarlılığı belirleyen ana başlıklardan biri olduğu için, enerji faturasındaki her gerileme cari açık baskısını sınırlama potansiyeli taşıyor.
Buna karşın enerji faturası, fiyat ve miktar bileşenlerine aynı anda bağlı olduğundan, tek aylık düşüşün kalıcı bir trend olarak okunabilmesi için önümüzdeki aylarda ham petrol, doğal gaz fiyatları ve ithalat hacmi verilerinin birlikte izlenmesi gerekiyor.
Enerji dönüşümü sinyali yerli üretim ve verimlilik
Enerji ithalat maliyetinin düşmesi, kısa vadede dış denge açısından olumlu olsa da orta vadede kalıcı etki için yerli ve yenilenebilir üretimin payı ile enerji verimliliğinin belirleyici olduğu görülüyor. Güneş ve rüzgar yatırımlarının artması, elektrik üretiminde ithal kaynakların payını sınırlayarak enerji faturasının şoklara karşı dayanıklılığını güçlendirebilir.
Bu çerçevede enerji dönüşümü, yalnızca iklim politikası değil, aynı zamanda cari açık ve fiyat istikrarı açısından da stratejik bir başlık olarak öne çıkıyor.

Jeopolitik risk Hürmüz Boğazı petrol ve LNG fiyatları
Şubat 2026 itibarıyla Orta Doğu’da tırmanan askeri gerilim ve Hürmüz Boğazı’nda tanker trafiğinin aksadığına dair haberler, petrol ve LNG fiyatlarında yukarı yönlü riskleri gündeme taşıdı. Hürmüz Boğazı, küresel petrol ve doğal gaz ticaretinde kritik bir geçiş hattı olduğu için bölgede yaşanacak bir kesinti, enerji fiyatlarını yukarı çekerek ithalat faturasını yeniden büyütebilir.
Bu nedenle Ocak ayındaki düşüş, kısa vadeli bir rahatlama sağlasa da Türkiye açısından enerji arz güvenliği, fiyat riski ve jeopolitik şoklara dayanıklılık başlıklarının birlikte yönetilmesi önemini koruyor.

Kaynak ve veri notu TÜİK dış ticaret istatistikleri
Bu haber, TÜİK ve Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan geçici dış ticaret istatistikleri ile bu veri setine dayalı enerji ithalat faturası hesaplarının kamuya yansıyan özetleri esas alınarak hazırlanmıştır. Veri seti TÜİK “Dış Ticaret İstatistikleri, Ocak 2026” bülteninde yayımlanmıştır.
İlgili haberler
- Türkiye’nin 2025 enerji ithalat faturası 62,5 milyar dolara geriledi
- TÜİK enerji maliyet endeksi: Yıllık artış %22,14, aylık düşüş %1,69
- EPDK: 2026 için doğal gaz tüketim tahmini 58,5 milyar Sm³
- Türkiye neden hala LNG ve spot gaz altyapısını genişletiyor?
- Venezuela petrolü ABD hamlesi yeşil dönüşümü etkiler mi?
- EPDK 4.000 kWh limiti yürürlüğe giriyor: Nasıl tasarruf edilir?
View this post on Instagram

















