Yeşil çelik SKDM uyum yatırımı DRI ile hidrojenli çelik dönüşümü Erdemir İsdemir net sıfır hedefi

AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nda (SKDM) 1 Ocak 2026 itibarıyla mali yükümlülük dönemi başlarken, OYAK Maden Metalürji Erdemir ve İsdemir için 2050 net sıfır hedefini ve DRI ile yeşil hidrojen odaklı 3,2 milyar dolarlık dönüşüm yol haritasını öne çıkarıyor.

Hızlı bakış

Kritik tarih 1 Ocak 2026: raporlama bitiyor, mali yükümlülük dönemi başlıyor

SKDM’de geçiş sürecinin ardından, 1 Ocak 2026 itibarıyla karbon emisyonlarının maliyete dönüştüğü asıl uygulama dönemi başlıyor. Bu tarihten itibaren AB’ye ihracat yapan üreticiler için karbon maliyeti, rekabet koşullarını daha doğrudan belirleyen bir parametre haline geliyor.

Yeşil çelik SKDM uyum yatırımı için karbon maliyeti ve 2026 mali dönem baskısı SKDM’de mali yükümlülük dönemine geçiş, karbon maliyetini rekabetin merkezine taşıyor.


OYAK’ın çerçevesi: 2050 net sıfır hedefi ve 3,2 milyar dolarlık yatırım

OYAK Maden Metalürji, Erdemir (IST: EREGL) ve İsdemir (IST: ISDMR) tesisleri için 2050 net sıfır hedefi doğrultusunda kapsamlı bir dönüşüm yol haritası yürütüyor. Kamuoyuna yansıyan hedef setinde, 2022 baz yılına göre 2030’a kadar ton başına emisyonlarda yüzde 25, 2040’a kadar yüzde 40 azaltım ve 2050’de net sıfıra ulaşım hedefi öne çıkıyor.

Aynı çerçevede, 2030 sonuna kadar toplam 3,2 milyar dolarlık dönüşüm yatırımı planı dikkat çekiyor.

Yeşil Haber arşivi: dönüşümün ana başlıkları 2024’te duyurulmuştu

Yeşil Haber’in 13 Ocak 2024 tarihli arşiv haberinde, Erdemir ve İsdemir için açıklanan yeşil dönüşüm paketinin temel bileşenleri paylaşılmıştı: Yeşil çelik: Erdemir ve İsdemir, 3,2 milyar dolarlık yeşil dönüşüme başlıyor

Bu çerçevede, Ereğli ve İskenderun tesislerinde elektrikli ark ocağı yatırımları, yenilenebilir enerji kapasitesi, biyokütle kullanımı, karbon yakalama ve peletleme gibi başlıkların yatırım sepetinde yer aldığı vurgulanmıştı. Finansman tarafında ise uluslararası piyasalarda borçlanma ve sendikasyon gibi araçların gündemde olduğu aktarılmıştı.

Teknoloji rotası: kömürden daha düşük karbonlu yakıtlara, nihai hedefte hidrojenli DRI

Dönüşüm yol haritasında, emisyon azaltımı için kademeli bir geçiş yaklaşımı öne çıkıyor. Bu hatta kritik teknoloji başlıklarından biri DRI, yani doğrudan indirgenmiş demir üretimi.

DRI ile hidrojenli çelik dönüşümü düşük karbon üretim rotası ve yeşil hidrojen hedefi DRI rotası, doğal gazdan yeşil hidrojene uzanan kademeli bir dönüşüm hattı olarak konumlanıyor.

İlk aşamada, doğal gaz temelli çözümlerle karbon yoğunluğunun düşürülmesi; orta-uzun vadede ise yeşil hidrojen arzının ölçeklenmesi ve ekonomikleşmesiyle hidrojenli DRI uygulamalarına geçiş hedefi öne çıkarılıyor.

İskenderun için anlamı: karbon maliyetini yönetmek, yatırım stratejisinin parçası oluyor

İsdemir’in entegre üretim yapısı, SKDM döneminde karbon maliyetine daha duyarlı bir profil anlamına gelebiliyor. Bu nedenle DRI ve yeşil hidrojen gibi teknoloji başlıkları, yalnız çevresel bir hedef değil; AB pazarında rekabet gücünü korumaya dönük ticari bir gereklilik olarak öne çıkıyor.

Sektörün takip ettiği 3 kritik soru

1. Hidrojen arzı ve maliyeti: Yeşil hidrojen kullanımı için gerekli yenilenebilir enerji ve elektrolizör ölçeği nasıl kurgulanacak, kilogram maliyeti rekabetçi seviyeye ne zaman inecek?

2. Geçiş takvimi: Doğal gaz temelli çözümlerden hidrojenli DRI rotasına geçişte yatırım fazları ve devreye alma takvimi nasıl yönetilecek?

3. Teşvik ve finansman: SKDM mali dönemi başlarken, bu dönüşüm yatırımlarını hızlandıracak ulusal destekler ve uluslararası finansman imkanları hangi çerçevede şekillenecek?

Hidrojenli DRI nedir ve neden kritik görülüyor?

DRI (doğrudan indirgenmiş demir), demir cevherinin yüksek fırında kömür kokuyla eritilmesi yerine, bir indirgeme reaktöründe gazla oksijeninin alınarak katı demire dönüştürüldüğü üretim yoludur. Bu katı ürün daha sonra genellikle elektrikli ark ocağında (EAF) eritilerek çeliğe gider.

Hidrojenli DRI süreci yeşil hidrojen elektrolizör DRI tesisi ve EAF ile yeşil çelik üretimi Hidrojenli DRI süreci: yeşil hidrojen üretimi, indirgeme reaktörü ve EAF hattı ile düşük karbonlu çelik üretimi.

Hidrojenli DRI yaklaşımında indirgeme gazının ana bileşeni hidrojen olur. Hidrojen yenilenebilir elektrikle üretilirse, yüksek fırın kömür rotasına kıyasla çeliğin karbon yoğunluğunu düşürme potansiyeli doğar. SKDM ve benzeri karbon maliyeti mekanizmaları devreye girerken, bu rota karbon maliyetini yönetmek açısından kritik bir teknoloji seçeneği olarak öne çıkar.

Uygulamada tipik akış; yenilenebilir elektrik ile hidrojen üretimi, hidrojenin depolanıp reaktöre beslenmesi, DRI üretimi ve ardından EAF’de çeliğe dönüştürülmesi şeklinde ilerler. Geçiş döneminde birçok proje, hidrojen arzı ölçeklenene kadar doğal gaz temelli DRI ile başlayıp zaman içinde hidrojen payını artırmayı hedefler.

Dünyada kimler uyguluyor: Almanya ve Kuzey Avrupa örnekleri

Almanya, hidrojenli çelik dönüşümünün en görünür laboratuvarlarından biri. Salzgitter, SALCOS programında hidrojen ve doğal gazla esnek çalışabilen doğrudan indirgeme yaklaşımını sahada test eden projeler yürütüyor. thyssenkrupp Steel ise Duisburg sahasında hidrojen kullanımı hedefli yeni bir doğrudan indirgeme tesisi planlıyor ve hidrojen tedariki için aşamalı tedarik süreçlerini duyurdu.

Kuzey Avrupa tarafında ise İsveç’te Stegra, yeşil hidrojen, yeşil demir ve yeşil çelik üretimini aynı sahada birleştiren büyük ölçekli bir entegre model kurguluyor. Bu örnekler, hidrojenli DRI’nın teknik olarak mümkün olduğunu gösterirken, hız ve ölçek üzerinde hidrojen arzı, elektrik fiyatı ve politik destek mekanizmaları belirleyici oluyor.

Yeşil hidrojen elektrolizör yenilenebilir enerji arzı hidrojenli DRI için kritik ölçek Hidrojenli DRI rotasında ölçek, yeşil hidrojen arzı ve yenilenebilir elektriğin maliyetiyle doğrudan bağlantılı.

Bu teknolojiyi zorlayan gerçek: hidrojen arzı ve maliyet eşiği

Hidrojenli DRI, teknoloji kadar ekonomi meselesi. Hidrojenin yeterli miktarda ve rekabetçi maliyetle bulunması, dönüşüm takvimini belirleyen ana eşiklerden biri.

Bu nedenle birçok üretici, kısa vadede doğal gaz temelli DRI ve EAF gibi ara adımları öne alırken, nihai hedefte hidrojenli DRI’ya geçişi arz ve maliyet koşullarına bağlı bir faz olarak konumlandırıyor.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

SKDM mali dönemi yaklaşırken Türkiye’de yeşil çelik dönüşümünü hızlandıracak en kritik adım sizce hidrojen arzı mı, yatırım takvimi mi, yoksa teşvik ve finansman mekanizmaları mı?

İlgili haberler


Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz