Yenilenebilir enerji kaynakları toplam küresel enerji üretiminin bugün yaklaşık yüzde 10’unu oluştururken, 2050 yılına kadar bu oranın 6 kat artışla yüzde 60’lar düzeyine çıkarılması öngörülüyor. Yenilenebilir enerji maliyetlerindeki düşüş trendi yanı sıra enerji üretimini, iletimini ve tüketimini daha esnek hale getirecek yeni teknolojiler ve inovasyonların enerji piyasasında oyun değiştirici bir rol oynayacağı belirtiliyor.

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) tarafından açıklanan verilere göre, mevcut durumda küresel enerji üretiminde payı yüzde 10 olan yenilenebilir enerji içinde güneş enerjisinin payı yüzde 3, karasal rüzgar enerjisinin de payı yüzde 7 düzeyinde bulunuyor. Paris İklim Hedefleri doğrultusunda IRENA’nın öngörüleri gerçekleşirse 2050’ye gelindiğinde rüzgar enerjisinin oranı yüzde 37’ye, güneş enerjisinin oranı da yüzde 23’e ulaşacak.

MALİYETLERDE ÖNEMLİ DÜŞÜŞ

Maliyetler yönünden bakıldığında ise yenilenebilir enerjinin fosil yakıtlı enerji üretim modelleri karşısında rekabetçi üstünlük sağladığına IRENA raporunda dikkat çekilirken, fotovoltaik (PV) güneş enerjisi kurulumlarında maliyetlerin 10 yıl öncesine kıyasla bugün yüzde 82 oranında düştüğü, karasal rüzgar santrallerinde ise bu düşüşün yüzde 39 düzeyinde olduğu gözleniyor.

IRENA’ya göre teknolojik inovasyonlar enerji dönüşümünde kilit rol oynayacak ve tüketiciler de enerji sektörünün aktif katılımcıları olacak. Ayrıca yenilikçi çözümler enerji sistemlerini daha esnek hale getirirken, yenilenebilir enerjinin daha yüksek bir oranda ve daha uygun maliyetlerle kullanımını mümkün kılacak.

IRENA RAPORUNDA ÖNE ÇIKAN BAŞLIKLAR

  • Sanayi, ulaşım ve konut sektörleri başta olmak üzere nihai kulanıcı durumundaki sektörlerin yeni teknolojilerle elektrifikasyonun yenilenebilir enerji eliyle sağlanması durumunda karbonsuzlaştırma yolunda önemli bir aşama katedilecek ve toplam enerji talebinde de bir azalış sağlanacak.
  • Yenilenebilir enerjide merkezi olmayan (desantralize) sistemler ve küçük ölçekli elektrik üretim modelleri tüketicileri aktif bir oyuncu haline getirecek ve talep cephesinin yönetimi de daha güçlendirilmiş olacak.
  • Enerji kullanıcıları çatılarında kurulu güneş panelleri sayesinde kendi elektriğini kendi üreten prosumer haline gelecekler. Isı pompaları, elektrikçi araçlar,piller gibi yenilikçi cihazları kullanarak fiyatlandırma mekanizmaları yoluyla enerji pazarıyla interaktif bir ilişki altyapısı yaratacaklar.
  • Tüketiciler yenilenebilir enerji sayesinde giderek daha fazla prosumer (üreten tüketici) olarak konumlanacakları için hem sistemin esnekliğini artıracaklar hem de yenilenebilir enerjinin toplam enerji üretimindeki payını da artırma işlevi görecekler.

İŞ MODELLERİNİ YENİDEN ŞEKİLLENDİRECEK

  • Yenilenebilir enerjiyi mevcut enerji sistemlerine entegre edecek yeni teknolojiler beraberinde bu yeni sistemin operasyon modellerini de yaratacaktır. Böylece bu yeni servisler enerji sistemlerini daha esnek hale getirecektir.
  • Dijital teknolojiler varlıkların, bağlantı cihazlarının, veri toplama, izleme ve kontrol  sistemlerinin maliyet etkin bir modelle yönetimini sağlarken, diğer yandan da başka sektörlerin karbon salımlarını azaltıcı yönde dönüşümüne yardımcı olacaktır.
  • Sistemik bir enerji dönüşümünde entegre bir yenilenebilir sistemine ihtiyaç olacaktır. Bu durumda yenilikçi teknolojiler yeni iş fırsatları yaratarak iş modellerini, pazarın tasarım şemasını, sistem operatörleri ve operasyonlarını da yeniden şekillendirecektir.
Önceki İçerikTürkiye’nin ilk entegre güneş paneli üretim fabrikası açılıyor
Sonraki İçerikYEKDEM’den bu yıl 817 santral yararlanıyor

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz