Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği TÜREB dün gece Resmi Gazete’de yayınlanarak devreye giren yeni YEKDEM Mekanizması ile ilgili değerlendirmesini paylaştı. TÜREB adına konuşan Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi Başkanı Hakan Yıldırım, 10 yıl boyunca geçerli olacak yeni mekanizmanın açıklanmış olmasının belirsizliği ortadan kaldırması ve rüzgar piyasasının öngörülebilirliği açısından çok olumlu olduğunu belirtti.

“Yeni YEKDEM’de yerli üretime verilecek teşvikin 5 yıl yerine, imalat kabiliyetlerini desteklemek üzere 10 yıla çıkartılması daha olumlu olabilirdi” diyen Yıldırım, “Bir önceki YEKDEM’de yerli imalat için teşvik fiyatı baz fiyatın yüzde 50’sine kadar çıkabiliyordu, ancak yeni düzenlemede bu oranın yalnızca yüzde 25’e kadar çıkabildiğini görüyoruz” şeklinde konuştu.

Yeni YEKDEM fiyatının TL açıklanmakla birlikte eskalasyon formülünün yüzde 50 oranında kur dalgalanmalarını içeriyor olmasının önemli olduğunu söyleyen Hakan Yıldırım, “Eskalasyon hesaplanmasında yüzde 48 ağırlığın döviz bazlı olması önemli, böylece proje finansmanında doğal olarak yüzde 48’ini daha makul maliyetli döviz kredisi ile kullanmak söz konusu olacak. Ama yüzde 52’lik TL kısmına ödenecek yüksek faiz nedeniyle, bugünkü şartlarda projeler yüzde 12-13 gibi paçal faiz oranı ile fonlanabilecek. Bu da yeni YEKDEM’e rağmen yatırımcıları zorlayabilir” dedi.

YÜZDE 35 KAPASİTENİN ALTINDA PROJELER İÇİN YETERSİZ

Yıldırım, yine de devreye alınacak düzenlemenin öngörüldüğü şekilde çalışması durumunda TÜREB olarak hesapladıkları fiyata yakın olacağını belirterek şunları söyledi: “Biz TÜREB olarak Nisan 2019’dan bu yana yüzde 35 kapasite faktörüne sahip örnek bir tesis için başa baş fiyatın 5,22 USD cent/kwh olması gerektiğini dile getiriyorduk. Yeni açıklanan mekanizmadaki fiyatın mevcut döviz kurundaki değeri de 5,47 USD cent/kwh olarak görünüyor.”

Hakan Yıldırım, yeni YEKDEM fiyatının yüksek kapasite faktörüne sahip projelerin gerçekleştirilmesinde katkısı olacağını ancak yüzde 35 kapasite faktörünün altındaki projelerin bu fiyatlarla hayata geçirilmesinin oldukça zor olduğunu da vurguladı.

Yıldırım, son iki yıldır Enerji Bakanlığı ile yakın iş birliği yaptıkları ve yoğun çalışmalar gerçekleştirdikleri yeni YEKDEM mekanizmasının açıklanmasından memnuniyet duyduklarını da sözlerine ekledi.

“YENİ YEKDEM BEKLENTİLERİ KARŞILAMAKTAN UZAK”

GÜYAD, 30 Ocak 2021 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren yeni YEKDEM mekanizmasının ‘açıklamayı heyecanla bekleyen yatırımcıların beklentilerini karşılamaktan uzak’ olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Yenilenebilir enerji yatırımlarının sermaye yoğun yatırımlar olduğunu hatırlatan GÜYAD Başkanı Cem Özkök, yeni mekanizma ile ilgili olarak “Yatırımcılarımızın beklentileri özellikle daha yüksek bir başlangıç fiyatı idi. Yeni YEKDEM’de uygulanacak eskalasyonun yüzde 48 dövize dayalı olacak olması projelerin finanse edilebilirliği yönünden önemli bir katkı ancak yeterli değil. Açıklanan rakamlar yeni yatırım yapma kararlarını teşvik edici olmaktan uzak kaldı” şeklinde konuştu.

Global ekonomik belirsizlikler günden güne artar ve hammadde fiyatları yükselirken desteklerin yüzde 60’tan fazla düşürülmesinin yatırımcıyı zorda bıraktığını belirten Özkök, “Pandemi öncesinde bile finansman bulmakta zorlanan sektör, finansman maliyetinin eskiye nazaran önemli ölçüde arttığı bu dönemde yatırım kararlarını yeniden gözden geçirmek zorunda kalacak” şeklinde konuştu.

“ÖZELLİKLE JES’LERDE YAPILABİLİRLİK KALMADI”

“Açıklanan fiyatlarla ne yazık ki jeotermal santrallerde yatırım yapma imkanı kalmamıştır” diyen Özkök, bu başlangıç rakamları ile JES yatırımlarının gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını belirterek jeotermal alanındaki bütün yatırımcıların projeksiyonlarını ve fizibilite raporlarını yeniden gözden geçirdiğinin altını çizdi.

Destek rakamlarının düşmesi ile birlikte RES ve GES’lerde kapasite faktörünün ön plana çıktığını vurgulayan Cem Özkök, “Bu santrallerin yapılabilirliği kapasite faktörüne bağlı hale geldi. Bunun sonucu yenilenebilir enerji santrallerinin belirli bölgelere toplanması olacaktır. TEİAŞ kapasite haritasına bakacak olursak özellikle RES’lerde kapasite faktörü yüksek olan alanlara daha fazla santral yapılma imkanının olmadığını görürüz” uyarısında bulundu.

Özkök, bu koşullar altında yenilenebilir enerji için belirlenmiş hedeflere ulaşılmasının oldukça zorlaştığına dikkat çekti.

Önceki İçerikYenilenebilir enerjide alım fiyatları TL’ye döndü
Sonraki İçerikSürdürülebilir bir dünya hayal mi, gerçek mi?

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz