Jeotermal Elektrik Santral Yatırımcıları Derneği (JESDER) Başkanı Ufuk Şentürk, Türkiye’nin jeotermal enerji üretiminde 1.007 MW’ye ulaşarak dünyada 4’üncü olduğunu belirterek, “Dünyada 1000 MW’nin üzerinde jeotermal kaynaklardan elektrik üreten 4 ülke mevcut. Türkiye de 1000’ler kulübünün artık üyesidir” dedi.

JESDER Başkanı Şentürk, jeotermalin sadece elektrik üretiminde değil konut ısıtması, kimyasal madde üretimi, endüstriyel kullanım, termal turizm, maden suyu gibi birçok alanda kullanıldığını ancak 130 derecenin üzerinde çıkan kaynakların elektrik üretimine uygun olduğunu söyledi.

Sektörü ileriye taşımak adına 3 yıl önce derneği kurduklarını, bugün gelinen noktada 30 elektrik üretim lisansı sahibi şirketin JESDER üyesi olduğunun altını çizen Şentürk; “JESDER üye şirketleri şu anda aktif 38 adet jeotermal enerji santrali ile ülke ekonomisine büyük kazanç sağlıyor. Yatırımcılarımızın tamamının yerli yatırımcı olması nedeni ile yurt dışına hiçbir kar transferi olmuyor ve yatırımcılar kazançları ile yeni jeotermal santral yatırımları yapıyorlar” dedi.

JEOTERMALDEN EKONOMİYE 500 MİLYON DOLAR KATKI

Çevre dostu, temiz ve yenilenebilir bir enerji kaynağı olan jeotermalin Türkiye ekonomisine olan katkılarının rakamsal boyutuna da değinen Şentürk şu bilgileri aktardı, “JES’lerden üretilen elektrik ile dışa bağımlı Doğalgaz-İthal Kömür-Akaryakıt gibi kaynaklardan tasarruf edilmekte, yaklaşık 380 bin ton akaryakıtın ve 1,2 milyar metreküp doğalgazın ithalatı azaltılmaktadır. Bu da ülke ekonomisine 300 milyon dolarlık bir katkı sağlamaktadır.

Mevcut kurulu güç üzerinden ödenen vergi ve yasal yükümlülükler ile JES’ler ülke ekonomisine yıllık 510 Milyon dolar katkı sağlamaktadır. Bunlara SGK ve gelir stopaj vergisi gibi kaynaktan kesilen vergi maliyetlerini de ekleyecek olursak bu tutar 600 milyon dolar mertebesine ulaşmaktadır. Üstelik jeotermal santral yatırımlarının yüzde 70’i yerli üreticilerimiz tarafından Türkiye’de üretilmekte ve kaynaklarımız vatanımızda kalmaktadır” diye konuştu.

“DÜNYA 4’ÜNCÜLÜĞÜNE YÜKSELDİK”

Jeotermalin, rüzgar, hidroelektrik, güneş ve biyokütleye oranla en hızlı büyüyen enerji sektörü olduğunu kaydeden Ufuk Şentürk, “Jeotermal elektrik santraller hidrolik ve rüzgar enerjisi santrallerinden 3 kat, güneş enerji santrallerinden ise 5 kat daha verimli çalışmaktadır. 4,2 milyon dolar/megavat maliyetine ve tüm arama risklerine rağmen jeotermal santral yatırımcısı şirketlerimiz geçtiğimiz 8 ayda, yüzde 70’lik büyüme oranı ile jeotermal enerjiden elektrik üretimi 690 MWe’den 1007.8 MWe’ye yükselerek, Türkiye jeotermal elektrik sektöründe en hızlı büyüyen ülke olarak tarihe geçti.

Önceki İçerikAydın’da 25 MW’lik JES için ÇED onayı verildi
Sonraki İçerikÖYK, 5 HES’in Erg Altyapı’ya devrine onay verdi

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz