Temiz Hava Hakkı Platformu, 8 Haziran’da geçici faaliyet belgesi verilerek yeniden açılan kömürlü termik santrallerin bacalarından halen kirli dumanlar çıktığının gözlenmesi üzerine hem yerel paydaşlarla, hem de Makine Mühendisleri Odası ile görüşerek bilgi topladı. Platform gerekli çevre yatırımlarını tamamlamayan santrallerin çalışmasına izin verilmemesi çağrısında bulundu.

Santrallere yapılan çevre yatırımlarının ve bacadan çıkan emisyonların şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmadığını belirten Platform temsilcileri, bu yatırımların tamamlanmadan santrallerin işletmeye geçmesinin Covid-19 pandemisi sürecinde öne çıkan halk sağlığı öncelikleriyle bağdaşmadığını savundu.

SANTRALLERE TESPİT DAVASI AÇILDI

Temiz Hava Hakkı Platformu Temsilcisi Greenpeace Akdeniz Program Direktörü Avukat Deniz Bayram “Kapatılan santrallerin bazı ünitelerinin, santrallerin çevre ve halk sağlığı için yapmaları gereken yatırımlar henüz tamamlanmamasına rağmen; 6 ay içinde bulunan geçici çözümlerle tekrar çalışmasına izin verildi.

Yine her gün vatandaşlarımız Kahramanmaraş Afşin’de, Zonguldak Çatalağzı’da, Kütahya Seyitömer’de ve Manisa Soma’da özellikle akşam saatlerinde çıkan koyu dumanların fotoğraflarını paylaşmaya başladı. Gerekli yatırımların tamamlanıp tamamlanmadığını anlayabilmek için Zonguldak ve Kahramanmaraş’taki santraller için tespit davaları açtık” dedi.

Kahramanmaraş Elbistan – Afşin Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu Üyesi İbrahim Yalçın “Filtre yapıldığı söylenerek açılan Afşin A santralinin iki ünitesi her gün eskisi gibi kül saçmaya devam ediyor. Baca gazı için filtre takıldığı söyleniyor ama kül filtresi takılmamış. 6 aydır rahat bir nefes alıyorduk ama şimdi yine kapkara dumanı görüyoruz” dedi.

Makine Mühendisleri Odası Enerji Grubu Üyesi Orhan Aytaç, “Sahadan, yerel basından ve sektör dergilerinden aldığımız bilgilere göre geçici faaliyet belgesi verilen santral ünitelerine yalnızca “kuru soğurucu püskürtme” sistemi monte edilmiştir. Başka bir iyileştirme yapılmamıştır” dedi.

TOZ SALIMI ESKİSİNDEN DE FAZLA OLABİLİR

Aytaç, “Bu sistem, ülkemizdeki kömürün kükürt oranı ve yandıktan sonra oluşan kül miktarı çok fazla olduğu için verimli değildir. Üstelik Türkiye’deki santrallerde kullanılan elektro filtreler bu sistemi çalıştırmaya elverişli olmadığı için hem kükürt salımı azalmayacak, hem de toz salımı eskisinden de fazla olacaktır.”

“Söz konusu sistemin geçici olarak kurulduğu ve bu santrallarda bir yıl içinde daha verimli olan ‘kireç taşı ile yaş yıkama’ tekniğine uygun tesis kurulacağı belirtilmektedir ancak bu da gerçekçi değildir. Bu tip tesislerin yapımı yaklaşık üç yıl gerektirmektedir” dedi.

Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Buket Atlı “Covid-19 pandemisi ile mücadele ettiğimiz ve her nefesin önem taşıdığı bu günlerde, çevre izni almak için baca gazı ve kül depolama ile ilgili gerekli yatırımları tamamlamadan tekrar çalışmaya başlayan kömürlü termik santraller havamızı kirletmeye devam ediyor.

Halk sağlığını önceliklendirdiğini söyleyen karar vericilerin, bu yatırımlar tamamlanmadan santralleri açması kabul edilebilir değil. Bacadan çıkan emisyonlar maalesef kamuoyu ile paylaşılmıyor limitlerin aşılıp aşılmadığını veya hangi yatırımların yapıldığını bilemiyoruz.” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan verilen geçici faaliyet belgesi ile çalışmaya başlayan santrallerle ilgili şeffaf bilgi paylaşılması ve limitleri karşılamayanların acilen kapatılması talebinde bulundu.

Platformun öncelikli olarak yanıt aradığı sorular şöyle;

  • Bu bacalardan çıkan gazların emisyon değerleri nedir? Limitler aşılıyor mu?
  • Çevre mevzuatına uyulması için hangi yatırımlar yapılmıştır?
  • Yapılan yatırımlar çevre mevzuatındaki toz, azot oksit, kükürt dioksit limit değerlerini, kül depolama gerekliliklerinin karşılanması için uygun teknolojiler midir?
Önceki İçerikYenilenebilir enerjiye geçiş 5.5 milyon istihdam sağlayabilir
Sonraki İçerik36 ilde toplam 74 mini YEKA ihalesi yapılacak

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz