Petrol Ofisi, elektrikli otomobiller için geliştirdiği e-Power markalı şarj istasyonlarından ilkini Gebze yakınlarında, İstanbul-İzmir Otoyolu üzerinde yer alan, Osmangazi Köprüsü girişindeki Oksijen O3 Dinlenme Tesisleri’ndeki akaryakıt istasyonunun yanında hizmete soktu.

Petrol Ofisi CEO’su Selim Şiper, ilk e-Power şarj istasyonunun açılışında yaptığı konuşmada, bugün sınırlı da olsa gelecekte sayıları hızla artacak elektrikli araçlara hizmet edecek altyapıyı bugünden hazırladıklarını belirtti.

Petrol Ofisi’nin 76 yıldır her koşulda görevini en ideal şekilde yerine getirdiğine dikkat çeken Selim Şiper, “Biz aslında her zaman olduğu gibi her koşulda geleceği destekliyoruz. e-POwer ile bir yandan sektörümüzü ve otomotiv sektörünün gelişimine katkı sağlıyoruz, diğer yandan müşterilerimize, misafirlerimize sunduğumuz hizmetlerde referans çizgisini en üst seviyeye çıkarıyoruz” dedi.

VOLTRUN’DAN SİSTEM DANIŞMANLIĞI

Petrol Ofisi’ne özel ve özgün bir marka olarak yaratıldı, Türkiye’de üretildi
Petrol Ofisi, yarattığı e-POwer markası ile elektrikli otomobil kullanıcılarının en büyük problemi olan şarj sorununu ayrıcalıklı bir şekilde gideriyor ve adeta menzillerini uzatarak, şehirlerarası ulaşımda kullanılmalarına olanak sağlıyor.

Petrol Ofisi, alışılageldiği gibi hazır şarj ünitelerini istasyonlarına koymak yerine, özel ve özgün bir sistem geliştirdi. Bu alanın uzman kuruluşlarından Voltrun’dan sadece sistem ile ilgili danışmanlık alan Petrol Ofisi, e-POwer’ı tasarımından, yapısına kadar tamamen özel, özgün bir marka olarak yarattı ve tamamen Türkiye’de üretti.

ÖZEL KANOPİLER ALTINDA

Petrol Ofisi’nin, yeni ve güçlü bu yaklaşımı ile hayata geçirdiği yeniliklerden biri olan e-POwer, sayıları nispeten az da olsa elektrikli ve hibrit araç kullanıcılarına Petrol Ofisi çatısı altında hizmet sunmayı hedefliyor. e-POwer’lar, Petrol Ofisi istasyonlarında ancak, özel ve özgün kanopileri altında özerk servis noktaları olarak hizmet verecekler.

Elektrikli otomobillerin günümüzdeki en büyük sorunlarından biri, menzillerinin kısıtlı olması. Menzillerindeki kısıtlılık, şarj sorunu ile birleşince de doğal olarak elektrikli araçların şehirlerarası ulaşımda kullanılması mümkün olmuyordu.

Bu önemli soruna çözüm getiren Petrol Ofisi, bu araçların yoğun kullanımı öngörülen karayollarında belirli aralıklarla e-POwer’ları devreye sokarak bu önemli engeli ortadan kaldırmayı hedefliyor. Böylece e-POwer’lar, adeta şehir içlerinde sıkışıp kalmış elektrikli araçları, şehirlerarası yollara çıkabilmesine olanak tanıyarak, bir anlamda onları özgürleştiriyor.

MİLLİ OTOMOBİLİN ELEKTRİKLİ OLMASI

Petrol Ofisi CEO’su Selim Şiper, Petrol Ofisi’nin, yeni dönemde odağına aldığı müşterilerine; en iyi, en zengin hizmeti sunmayı, her türlü gereksinimlerini en ideal ve en kaliteli şekilde karşılamayı hedeflediklerini belirtti.

“Bu hizmet yaklaşımımızı, bayilerimizle birlikte, mükemmeliyetçilik titizliğinde ve bütüncül bir dürüstlükle sunacağız” açıklamasında bulunan Selim Şiper şunları söyledi: “Petrol Ofisi’nin 76 yıllık tarihine bakıldığında, aslında her koşulda beklenenin fazlasıyla verildiği, sorumlulukların harfiyen yerine getirildiği güçlü ve istikrarlı bir geçmiş görülür.

Biz de bu yeni dönemde, bir yandan müşterilerimize en iyi, en ideal, en kapsamlı hizmeti sunarken, diğer yandan da bu kalıtsal sorumluluk anlayışımızla, öncülük yapmaya, geleceğe değer katmaya devam edeceğiz. İşte e-POwer, her iki alandaki bu yaklaşımlarımızla tam da örtüşen bir katkı sağlıyor.

Bir yandan Petrol Ofisi çatısı altında verilen hizmet çeşitliliğini ve kalitesini eksiksiz kılarken, diğer yandan da elektrikli araçları bir anlamda özgürleştirerek, bu alandaki gelişmelerin önündeki bir engeli kaldırıyor, sürece katkı sağlıyor. Petrol Ofisi’nin e-POwer ile birlikte geleceğe yönelik yaratmaya çalıştığı bu değer, üretilmesi planlanan milli otomobilimizin elektrikli olması nedeni ile daha özel ve daha değerli bir anlam taşıyor.”

Türkiye’de bu alanda kendi markasını yaratan ilk şirket alanında lider bir marka olarak teknolojiyi ve gelişmeleri yakından takip etmenin Petrol Ofisi’nin sorumlulukları arasında olduğunu belirten Selim Şiper, “Sadece takip etmek değil, teknolojiye ve gelişmelere katkıda bulunmayı, yenilikler getirmeyi de bir lider olarak görev ve sorumluluğumuz altında görüyoruz.

Bu nedenle, Türkiye’nin bu işe kendi markasını yaratarak giren ilk akaryakıt şirketi olmamız da önemli” şeklinde konuştu.

Önceki İçerikBorusan EnBW, Kartaldağı rüzgar santralini devreye aldı
Sonraki İçerikTürkiye’den şirketler CDP Küresel A Listesi’nde

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz