Türkiye’nin Önemli Doğa Alanları envanteri 20 yıl sonra yenileniyor; güncelleme, bilimsel verilerle doğa koruma politikalarına yön vermeyi amaçlıyor.
Hızlı bakış
- Türkiye’nin Önemli Doğa Alanları envanterinin güncellenmesi için ilk Ulusal Koordinasyon Çalıştayı Ankara’da yapıldı.
- Çalıştayda 12 sivil toplum kuruluşu, 11 üniversite ve Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı üç genel müdürlük bir araya geldi.
- 2006’da yayımlanan ilk envanterde Türkiye genelinde 305 Önemli Doğa Alanı belirlenmişti.
- Güncelleme kapsamına ilk kez yumuşakçalar da dahil edildi.
- Önemli Doğa Alanı statüsü otomatik yasal koruma sağlamıyor, ancak koruma kararlarına bilimsel dayanak oluşturuyor.
- Envanterin tamamlanmasının ardından sürekli güncellenebilen çevrimiçi bir sisteme dönüştürülmesi planlanıyor.
Türkiye’nin biyolojik çeşitlilik açısından kritik alanlarını belirleyen Önemli Doğa Alanları envanterinin güncellenmesi için ilk Ulusal Koordinasyon Çalıştayı Ankara’da gerçekleştirildi. Doğa Derneği koordinasyonunda yürütülen çalışmanın, son 20 yılda doğal alanlarda yaşanan değişimleri, kayıpları ve yeni bilimsel keşifleri kayıt altına alması hedefleniyor.

Önemli Doğa Alanları güncellemesi neyi kapsıyor
Önemli Doğa Alanları, biyolojik çeşitliliğin devamı açısından kritik değer taşıyan coğrafi alanları bilimsel ölçütlerle belirlemek için kullanılan bir önceliklendirme yaklaşımıdır. Bu alanlar hassas ekosistemlere, endemik türlere, nesli tehlike altındaki canlılara veya türlerin yaşam döngülerini sürdürebilmeleri için vazgeçilmez habitatlara ev sahipliği yapabilir.
Güncelleme çalışması, Türkiye doğasında 2006 yılından bu yana meydana gelen değişimi güncel bilimsel verilerle ortaya koymayı amaçlıyor. Türlerin dağılımındaki değişimler, habitat kayıpları, doğal alanlar üzerindeki baskılar ve son yıllarda gerçekleştirilen yeni bilimsel araştırmalar çalışmanın temel veri kaynakları arasında yer alıyor.

Doğa Derneği’nin koordinasyonunda 2023 yılında başlatılan program kapsamında, korunması gereken alanlara ilişkin bilimsel verilerin yenilenmesi ve Türkiye’nin doğa koruma önceliklerine güncel bir temel sunulması öngörülüyor.
2006 envanterinde 305 alan belirlenmişti
Türkiye’nin ilk kapsamlı Önemli Doğa Alanları envanteri, Doğa Derneği’nin koordinasyonu ve farklı kurumlardan bilim insanlarının katkısıyla 2006 yılında yayımlandı. Bitkiler, kızböcekleri, kelebekler, iç su balıkları, çift yaşamlılar, sürüngenler, kuşlar ve memelilerle ilgili verilerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda Türkiye genelinde 305 Önemli Doğa Alanı tanımlandı.
Aradan geçen 20 yılda doğal yaşam alanları üzerindeki yapılaşma, madencilik, enerji, ulaşım, tarım ve turizm baskıları artarken iklim değişikliğinin türler ve ekosistemler üzerindeki etkileri de daha görünür hale geldi. Yeni envanter, hem bu değişimleri hem de bilimsel çalışmalarla ortaya çıkarılan yeni tür ve habitat bilgilerini değerlendirecek.

Çalışmaya hangi kurumlar ve uzmanlık alanları katılıyor
Ankara’da düzenlenen Ulusal Koordinasyon Çalıştayı’nda 12 sivil toplum kuruluşunun temsilcileri, 11 üniversiteden akademisyenler ve Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı üç genel müdürlüğün uzmanları bir araya geldi. Çalıştayda kamu kurumları, akademi ve sivil toplum arasındaki iş birliğinin nasıl yürütüleceği ele alındı.

Katılımcılar ayrıca güncel verilerin Türkiye’nin doğa koruma politikalarına aktarılması, Önemli Doğa Alanları üzerindeki tehditlere karşı kullanılması ve ulusal veri sistemleriyle ilişkilendirilmesi için izlenebilecek yöntemleri değerlendirdi.
Yumuşakçalar yeni uzmanlık grubu olarak eklendi
Güncelleme kapsamında bitkiler, kızböcekleri ve yusufçuklar, kelebekler, iç su balıkları, çift yaşamlılar, sürüngenler, kuşlar ve memelilerle ilgili veriler yeniden değerlendiriliyor. İlk envanterden farklı olarak yumuşakçalar da güncelleme programına dahil edildi.

Çalışma ilerledikçe farklı disiplinlerden yeni uzmanların sürece katkı sunması planlanıyor. Endemik, nesli tehlike altında, hassas veya sınırlı bir coğrafi yayılışa sahip türlerin yaşam alanları bilimsel ölçütlerle incelenecek ve haritalandırılacak.
Güncel envanter doğa koruma politikalarını nasıl etkileyebilir
Bir bölgenin Önemli Doğa Alanı olarak tanımlanması, o bölgeye kendiliğinden yasal koruma statüsü kazandırmıyor. Bununla birlikte ÖDA verileri yeni korunan alanların belirlenmesi, mevcut koruma sınırlarının değerlendirilmesi, çevresel etki değerlendirmeleri, mekansal planlama ve restorasyon çalışmaları için bilimsel dayanak sağlayabiliyor.
Önemli Doğa Alanları yaklaşımı, Uluslararası Doğayı Koruma Birliği tarafından 2016 yılında küresel bir standart olarak kabul edildi. Standart, biyolojik çeşitliliğin küresel ölçekte varlığını sürdürmesine önemli katkı sağlayan alanların somut ve ölçülebilir kriterlerle belirlenmesine imkan veriyor.
Yüzde 30 koruma hedefiyle bağlantısı
Güncel ÖDA verilerinin, Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi kapsamında 2030 yılına kadar kara, iç su, kıyı ve deniz alanlarının en az yüzde 30’unun etkili biçimde korunmasını öngören hedefe katkı sunması bekleniyor.
Veriler aynı zamanda OECM olarak adlandırılan Diğer Etkili Alan Temelli Koruma Önlemleri ile ulusal doğa koruma stratejilerinin geliştirilmesinde kullanılabilecek. Bunun için bilimsel bulguların ulusal veri tabanlarına şeffaf, çok paydaşlı ve uluslararası standartlarla uyumlu biçimde aktarılması önem taşıyor.
Doğa Derneği Koruma Programı Koordinatörü Dr. Şafak Arslan, çalışmanın endemik, tehlike altındaki, hassas veya benzersiz türlerin Türkiye’deki yaşam alanlarını belgelediğini belirtti. Arslan, verilerin ulusal koruma politikalarına aktarılması ve alan temelli koruma hedeflerine bilimsel temel oluşturması amacıyla bir ÖDA Ulusal Koordinasyon Grubu kurulmasının hedeflendiğini ifade etti.
Çevrimiçi envanter ne sağlayacak
Güncelleme programının önemli hedeflerinden biri, Türkiye’nin Önemli Doğa Alanları envanterini yalnızca belirli aralıklarla yayımlanan basılı bir kaynak olmaktan çıkarmak. Çalışmanın tamamlanmasının ardından envanterin yeni verilerle düzenli olarak güncellenebilen çevrimiçi bir sisteme dönüştürülmesi planlanıyor.

Bu sistemin araştırmacıların, kamu kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve karar vericilerin güncel biyolojik çeşitlilik verilerine daha hızlı ulaşmasını sağlaması bekleniyor. Düzenli olarak yenilenen veriler, doğal alanlardaki değişimlerin izlenmesine ve tehditlere karşı daha erken harekete geçilmesine de yardımcı olabilir.
Bilimsel verilerin erişilebilir ve güncel tutulması, yalnızca yeni koruma alanlarının belirlenmesi açısından değil, mevcut alanların etkili biçimde yönetilmesi açısından da önem taşıyor. Türkiye’nin yenilenen Önemli Doğa Alanları envanteri, doğa koruma kararlarının güncel bilgiye dayandırılması için kapsamlı bir kaynak oluşturmayı amaçlıyor.
Siz ne düşünüyorsunuz?
Türkiye’nin doğa koruma çabalarında sizce en büyük eksiklik hangisi: güncel bilimsel veri, yasal koruma kapsamının genişliği yoksa uygulama ve denetim mi? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşın.
İlgili haberler
- 23.448 km²’lik Fethiye-Kaş ve Kuzey Ege deniz parkları
- Prens Adaları deniz çayırı haritası ve Büyükada alanları
- Trakya’da şah kartal ve leylekler için koruma, halkalama projesi
- IPBES 150 ülke onaylı rapor, iş dünyası için doğa riski uyarısı





























