Borsa İstanbul’da AKFYE ve METEN kodlarıyla izlenen Akfen ve Metgün ile Eksim’in son açıklamaları, Türkiye’de RES kapasite artışı yatırımlarının sıfırdan kurulum kadar güçlü bir büyüme hattına dönüştüğünü gösteriyor.
Hızlı bakış
- Akfen, Hasanoba ve Kocalar RES projelerinde kapasite artışlarını kademeli olarak devreye aldı.
- Eksim Enerji, Karaman RES ile 70 MW’lık yeni kapasiteyi sisteme dahil etti.
- Metgün Enerji, 274,44 MW kurulu gücünü 2030’da 1.000 MW seviyesine çıkarmayı hedefliyor.
- Şirketler yeni santral kurulumunun yanı sıra mevcut sahalarda kapasite artırımıyla büyüyor.
- RES kapasite artışı modeli, finansman ve şebeke kısıtları altında öne çıkan yatırım yaklaşımı haline geliyor.

Son günlerde açıklanan üç ayrı şirket verisi, rüzgar enerjisinde yatırım dilinin değiştiğine işaret ediyor. Borsa İstanbul’da AKFYE kodu ile işlem gören Akfen Yenilenebilir Enerji AŞ tarafından Hasanoba ve Kocalar RES’te kapasite artışlarının kademeli olarak devreye alınması, Eksim Enerji’nin Karaman RES’te 70 MW’lık projeyi tamamlaması ve Metgün Enerji’nin 274,44 MW’lık mevcut kurulu gücünü 2030’da 1.000 MW yenilenebilir enerji hedefine taşıma planı, mevcut sahalar üzerinden büyümenin daha görünür hale geldiğini ortaya koyuyor. Bu tablo, yalnızca yeni santral kurulumlarının değil, lisanslı sahalarda verimlilik ve kapasite optimizasyonunun da sektör stratejisinin merkezine yerleştiğini gösteriyor.
Akfen Yenilenebilir kapasite artışı modelini sahada uyguluyor: Hasanoba ve Kocalar RES örneği

Borsa İstanbul’da AKFYE kodu ile işlem gören Akfen Yenilenebilir Enerji AŞ, 2025 boyunca RES kapasite artış yatırımlarını kademeli biçimde devreye aldı. Şirketin KAP açıklamalarına göre Çanakkale’deki Hasanoba RES kapasite artış projesinin 17,7 MW’lık ilk bölümü 3 Ekim 2025’te ticari üretime geçti, aynı projenin 11,8 MW’lık kalan kısmı ise kasım ayında devreye alındı. Kocalar RES tarafında ise kapasite artışının ilk bölümleri 7 Kasım ve 5 Aralık 2025’te, kalan 11,8 MW’lık bölüm ise 26 Aralık 2025’te ticari üretime geçti.
Akfen Yenilenebilir’in Kocalar RES kapasite artışına ilişkin detaylar daha önce yayımlanan haberimizde yer alıyor.
Bu yapı, rüzgar yatırımlarında tek seferde tamamlanan büyük açılışlardan çok, parça parça devreye alma modelinin daha görünür hale geldiğini ortaya koyuyor. Akfen örneği, kapasite artışının yalnızca izin ve yatırım kararı değil, aynı zamanda operasyonel planlama ve aşamalı kabul süreçleriyle ilerleyen bir model olduğunu gösteriyor.
Kademeli devreye alma yaklaşımı ne ne anlama geliyor
Kapasite artışlarının farklı tarihlerde devreye alınması, yatırımın daha hızlı nakit akışı üretmesini ve proje riskinin daha kontrollü yönetilmesini sağlıyor. Bu yaklaşım, özellikle finansman maliyetlerinin yüksek olduğu dönemlerde şirketlere önemli bir esneklik sunuyor. Akfen, birinci aşama RES kapasite artış yatırımları ve hibrit projelerin tamamlanmasıyla 2025 sonunda yaklaşık 887 MW yenilenebilir kurulu güce ulaştığını duyurdu.
Eksim ve Metgün örnekleri büyümenin portföy bazlı ilerlediğini gösteriyor

Eksim Enerji, 70 MW kurulu güce sahip Karaman RES projesini tamamladığını ve son devreye almalarla toplam 515,7 MW’lık yeni kurulu güç artışına ulaştığını duyurdu. Şirket, 2025 yılında 2,3 milyar kWh elektrik üretimi gerçekleştirdiğini, bunun yaklaşık 960 bin hanenin yıllık elektrik ihtiyacına karşılık geldiğini ve 1,4 milyon ton karbon salımının önüne geçildiğini açıkladı. Bu gelişmeye ilişkin detaylar https://yesilhaber.net/eksim-enerji-karaman-res-70-mw-kapasite-artisi/ adresinde yer alıyor.
Metgün Enerji neden 1.000 MW hedef ölçeğine odaklanıyor
Metgün Enerji ise Türkiye genelinde işletmede ve inşaat aşamasında bulunan santralleriyle toplam 274,44 MW kurulu güce ulaştığını ve güneş, rüzgar ile hidroelektrik yatırımlarıyla 2030 yılına kadar 1.000 MW yenilenebilir enerji kurulu güce ulaşmayı hedeflediğini duyurdu. Borsa İstanbul’da METEN kodu ile işlem gören şirketin büyüme planına ilişkin detaylar https://yesilhaber.net/metgun-enerji-274-mw-1000-mw-hedefi/ bağlantısında paylaşıldı.
Her iki şirketin açıklaması birlikte okunduğunda, rüzgar yatırımlarının tekil projeler yerine portföy genişletme ve kademeli büyüme yaklaşımıyla ilerlediği görülüyor. Bu yaklaşım, yatırım riskinin dağıtılması ve üretim kapasitesinin daha dengeli artırılması açısından önem taşıyor.
Portföy yönetimi neden öne çıkıyor
Enerji şirketleri artık yalnızca yeni saha geliştirmek yerine, mevcut varlıklarını optimize ederek büyümeyi tercih ediyor. Bu durum, yatırımın geri dönüş süresini kısaltırken operasyonel verimliliği de artırıyor.
RES kapasite artışı şirketler için neden daha cazip hale geliyor

Rüzgar projelerinde kapasite artışı modeli birkaç temel nedenle öne çıkıyor. Mevcut lisans sahalarında büyümek, sıfırdan proje geliştirmenin getirdiği uzun izin süreçlerine kıyasla daha öngörülebilir bir zemin sunuyor. Ayrıca bağlantı altyapısı hazır sahalarda yeni kapasite eklemek, yatırımın sisteme entegrasyonunu hızlandırıyor.
Finansman maliyetlerinin yüksek olduğu mevcut ortamda, şirketler daha hızlı geri dönüş sağlayabilecek projelere yöneliyor. Bu nedenle kapasite artışı, yalnızca teknik bir tercih değil, aynı zamanda sermaye verimliliği stratejisi haline geliyor.
Şebeke ve finansman dengesi yatırım kararlarını şekillendiriyor
Türkiye’de yenilenebilir enerji yatırımları büyürken, şebeke bağlantısı, izin süreçleri ve finansman koşulları yatırım kararlarında daha belirleyici hale geliyor. Bu nedenle mevcut sahalarda kapasite artırımı, şirketler için daha uygulanabilir ve hızlı bir büyüme yolu sunuyor.
Bu eğilim Türkiye enerji piyasası için ne ifade ediyor
Akfen, Eksim ve Metgün örnekleri birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’de rüzgar kapasite artışı trendinin yeni YEKA ihaleleri kadar, bazı segmentlerde onlardan daha görünür bir büyüme kanalı haline geldiği görülüyor. Bu eğilim, özellikle orta ve büyük ölçekli enerji şirketlerinin daha disiplinli ve verimlilik odaklı büyüme stratejileri benimsediğini ortaya koyuyor.
Akfen Yenilenebilir Enerji (AKFYE) gibi Borsa İstanbul’da işlem gören ve Yeşil Endeks kapsamında izlenen şirketler için, RES kapasite artışları aynı zamanda yatırımcıya yönelik bir ölçek sinyali taşıyor. Bu nedenle Akfen, Eksim ve Metgün gibi oyuncular, Yeşil Haber’in Yeşil Endeks çerçevesinde rüzgar tarafındaki kapasite artışı hareketini izlerken referans alınan başlıca şirketler arasında yer alıyor.
Önümüzdeki dönemde benzer kapasite artışı açıklamalarının artması beklenebilir. Rüzgar sektöründe rekabetin yeni alanı, yalnızca yeni proje geliştirme değil, mevcut sahalardan daha fazla üretim elde etme kapasitesi olarak öne çıkıyor. Bu nedenle kapasite artışı yatırımları, Türkiye enerji piyasasında stratejik bir büyüme aracı olarak konumlanıyor.
Okura soru
Sizce Türkiye’de rüzgar enerjisinde büyümenin ana motoru artık yeni santraller mi, yoksa mevcut sahalarda kapasite artışı mı olacak?
İlgili haberler
- Akfen Yenilenebilir Enerji (AKFYE) 887 MW’a ulaştı: Kocalar RES kapasite artışı tamamlandı
- Akfen Yenilenebilir Enerji 828 MW kurulu güce ulaştı: 887 MW hedefi
- Akfen Yenilenebilir Enerji 156 MW kapasite artışı yapacak: Beş RES için yeni yatırım programı
- AKFYE 869 MW’a ulaştı, 3Ç25 finansal raporunu yayımladı
- Eksim Enerji Karaman RES 70 MW toplam artış 515,7 MW
- Metgün Enerji (METEN) 274,44 MW’tan 1.000 MW hedefe
- Borsa İstanbul’da enerjisini rüzgardan alan 8 hisse

















