SunExpress’in gönüllü SAF katkısı, yolcunun rezervasyon yaptığı uçuşa özel yakıt ikmali sağlamıyor. Kapak görseli yapay zekâyla üretilmiş temsili illüstrasyondur.
SunExpress, yolcuların SQUAKE üzerinden ek sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) kullanımına gönüllü katkı yapabileceği uygulamayı başlattı. Ödeme, rezervasyon yapılan uçuşa özel SAF ikmali sağlamıyor; yakıt kullanımıyla kayıtlar üzerinden ilişkilendiriliyor.
Hızlı Bakış
- Yeni uygulama: 6 Kasım 2026’da duyuruldu; COP31 sonrasında da sürecek.
- Yolcunun finanse ettiği: Açıklanan modele göre ek SAF tedariki ve havacılıkta kullanıma sunulması.
- Zamanlama: SunExpress’in Türkçe açıklaması, işleme alınmasını izleyen altı ay içinde yakıtın ikmal altyapısında kullanıma sunulmasını öngörüyor.
- Sınır: Katkı, uçuş emisyonlarını telafi etmiyor ve uçuşu karbon nötr yapmıyor.
Türk Hava Yolları ile Lufthansa’nın ortak kuruluşu SunExpress, yeni uygulamayı Antalya’daki COP31 öncesinde duyurdu. Tüm yolculara açık sistem, SunExpress–SQUAKE platformu üzerinden çalışıyor. Konferans, uygulamanın başlangıç bağlamını oluşturuyor; katkı seçeneği konferans dönemiyle sınırlı tutulmuyor.
Katkı ödemesi neye dönüşüyor?
Yolcu, uçuş bilgilerini girerek rotasına ilişkin tahmini emisyonu ve buna bağlı SAF katkısını görebiliyor. SunExpress’in açıklamasına göre hesaplama sonucunda bir SAF miktarı belirleniyor; bu yakıt SQUAKE aracılığıyla tedarikçiden temin edilerek geleneksel jet yakıtıyla harmanlanacak ve altı ay içinde yakıt ikmal altyapısı üzerinden kullanıma sunulacak.
Dolayısıyla ödeme, yolcuya kendi uçağının deposunda belirli miktarda SAF bulunacağı garantisini vermiyor. Açıklanan finansman amacı, havacılık yakıt tedarik zincirinde ek SAF kullanımını desteklemek. Altı aylık süre ise ileriye dönük bir uygulama taahhüdü; ödeme anında yakıtın teslim edildiğini veya tüketildiğini gösteren gerçekleşme verisi değil.

Book-and-claim yolcu açısından ne anlama geliyor?
Kayıt ve talep (book-and-claim) yaklaşımı, yakıtın fiziksel hareketi ile o yakıta ait çevresel özelliklerin kaydını birbirinden ayırıyor. SAF tedarik zincirinin bir noktasında kullanıma girerken katkı, ilgili miktarla muhasebesel kayıtlar üzerinden ilişkilendiriliyor. Yolcunun uçtuğu güzergâhla yakıtın sisteme girdiği yerin aynı olması gerekmiyor.
Basit bir örnekle, Antalya’ya uçan bir yolcunun katkısı, SAF’ın Antalya kalkışlı veya varışlı kendi uçağına doldurulduğu anlamına gelmiyor. IATA’nın book-and-claim açıklaması da fiziksel yakıt ile çevresel özelliklerin ayrılmasını esas alıyor; güvenilirlik için kayıtların izlenmesini ve aynı faydanın mükerrer sayılmasının önlenmesini gerekli görüyor.

SunExpress ile SQUAKE açıklamalarında kapsam ayrımı var
SunExpress’in basın bülteni, katkının belirli bir uçuş veya hava yolundan bağımsız kayıtlarla ilişkilendirildiğini belirtiyor. SQUAKE’in uygulama sayfası ise ilişkilendirilen SAF miktarının Viyana Havalimanı’ndaki SunExpress operasyonlarında kullanıma gireceğini söylüyor. İki anlatım, yolcunun kendi uçuşuna özel ikmal yapılmadığında birleşiyor; operasyonun yeri ve hava yolu kapsamı bakımından aynı ayrıntıyı vermiyor.
Viyana bilgisi bu nedenle platformun açıklaması olarak değerlendirilmeli. Tek başına tamamlanmış yakıt teslimatının kanıtı değil. Platform, katkıya ilişkin bir belge sağlandığını da belirtiyor; katkı belgesiyle belirli bir yakıt partisinin teslim veya tüketim kaydını aynı şey saymamak gerekiyor.
İncelenen duyuru ve uygulama sayfasında yakıt üreticisi veya tedarikçisi, parti bazında ham madde, teslimat miktarı ve doğrulanmış yaşam döngüsü azaltımı açıklanmıyor. Bu nedenle üretici tarafında karşılaştırma ve gerçekleşmiş emisyon azaltımı doğrulaması yapılamıyor.
SAF katkısı neden karbon denkleştirmesi değil?
Bu uygulamada açıklanan ödeme amacı, uçuşun emisyonlarına karşı karbon kredisi almak yerine havacılık içinde ek SAF kullanımına finansman sağlamak. SunExpress ve SQUAKE, katkının rezervasyon yapılan uçuşun emisyonlarını telafi etmediğini ve uçuşu karbon nötr hale getirmediğini açıkça belirtiyor.
SAF da yakıldığında emisyon oluşturuyor. IATA’nın muhasebe ve raporlama metodolojisine göre olası fayda, yakıtın tüm yaşam döngüsü üzerinden değerlendiriliyor. Ham madde, üretim yöntemi ve hesaplama kapsamı sonucu değiştiriyor; karışımdaki SAF oranı da toplam yakıt kullanımının etkisini belirliyor.
Neyi göstermez? Bir katkı ödemesi, o yolcunun uçuşunun sıfır emisyonlu olduğunu, bütün iklim etkilerinin giderildiğini veya hesaplanan azaltımın şimdiden gerçekleştiğini göstermez.
COP31 döneminde bisiklet taşımaya yüzde 50 indirim
SunExpress ayrıca 9–20 Kasım 2026 arasında Antalya inişli ve kalkışlı uluslararası uçuşlarda, önceden rezervasyonlu bisiklet taşıma ücretine yüzde 50 indirim duyurdu. Rezervasyonlar 20 Kasım’a kadar yapılabilecek; kapasite ve taşıma kuralları geçerli olacak. Şirketin araç kiralama ortaklarının elektrikli araçları da internet sitesindeki filtreyle aranabilecek.
Türkiye’de SAF dosyasında talep tarafına yeni adım
Yeşil Haber’in daha önce aktardığı SOCAR Türkiye’nin SAF ticareti ve Pegasus–Tüpraş iş birliği tedarik tarafını ele alıyordu. SunExpress uygulaması, yolcuların gönüllü finansmana katılabildiği talep tarafını gündeme getiriyor. Bu modelin somut etkisi, katkıların hangi yakıt miktarına dönüştüğü ve kullanımın nasıl belgelendiği izlendikçe değerlendirilebilecek.
Kaynaklar
- SunExpress, gönüllü SAF katkısı duyurusu, 6 Kasım 2026. Aynı tarihli, Yeşil Haber’e gönderilen basın bülteniyle karşılaştırıldı.
- SunExpress–SQUAKE, SAF katkı uygulaması ve açıklamaları. Erişim: 7 Kasım 2026.
- SQUAKE, uygulamada atıf yapılan Travel Impact Model hesaplama metodolojisi.
- IATA, SAF ve book-and-claim açıklaması.
- IATA, Sustainable Aviation Fuel Accounting & Reporting Methodology.
İlgili haberler
- SOCAR Türkiye, sürdürülebilir havacılık yakıtı ticaretine başladı
- Pegasus ve Tüpraş, Türkiye’de SAF kullanımını artırmak için iş birliği yaptı
- THY’nin DB Tarımsal Enerji’ye yatırımı sürdürülebilir havacılık yakıtı stratejisini hızlandırıyor


























