CREA, Hürmüz krizi sonrasında küresel benzin ve dizel tüketicileri için 468 milyar dolar ek maliyet hesapladı. Görsel: Yeşil Haber, yapay zekâyla oluşturulmuş temsili çalışma.
Hürmüz şokunun 468 milyar dolarlık ek akaryakıt faturasını vurgulayan kapak; akaryakıt pompası, elektrikli araç ve açıkta petrol tankeri.

CREA’ya göre Hürmüz şoku küresel akaryakıt faturasına 468 milyar dolar ekledi. ABD’de araç başına ek maliyet benzinlide 440, elektriklide 17 dolar hesaplandı.

Finlandiya merkezli Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (CREA), 26 Ekim’de yayımladığı analizde, ABD ve İsrail’in Şubat sonunda İran’a yönelik saldırılarının ardından yükselen benzin ve dizel fiyatlarının dünya genelinde tüketicilere 468 milyar dolarlık ek maliyet getirdiğini hesapladı. Bu, kişi başına ortalama yaklaşık 60 dolar ediyor.

Analiz, 169 ülkede Ocak–Şubat döneminin akaryakıt fiyatlarını Mart’tan Ekim’e kadarki fiyatlarla karşılaştırıyor. CREA’ya göre bu dönemde dizel fiyatları yaklaşık üçte bir oranında arttı ve 169 ülkenin 149’unda yükseldi. Benzin fiyatları ise beşte birden fazla arttı ve 170 ülkenin 148’inde yükseldi.

En büyük fatura en büyük petrol üreticisinde

CREA’nın hesabına göre toplam ek maliyetin yaklaşık üçte biri, 160 milyar dolar, dünyanın en büyük petrol üreticisi ABD’deki tüketicilere düştü. ABD’yi 54 milyar dolarla Çin ve 17 milyar dolarla Kanada izledi. Kişi başına ek maliyette de ABD 471 dolarla ilk sırada; bu, küresel ortalamanın yaklaşık sekiz katı.

Analize göre bu tabloyu yüksek üretim değiştirmiyor. ABD’deki fiyat artışları diğer piyasa ekonomilerine benzer düzeyde kaldı; kişi başı maliyeti yükselten, kişi başına yüksek yakıt tüketimi ve petrole bağımlılığı azaltmada sınırlı ilerleme oldu. CREA, ABD’nin verimsiz, petrolle çalışan özel araçlara bağımlılığına ve benzin ile dizelden yavaş uzaklaşmasına dikkat çekiyor. Başka bir deyişle, petrol üretmek tüketiciyi küresel fiyat şokundan korumadı; petrol tüketimini azaltmak koruyabiliyor.

Elektrikli araç farkı: 440 dolara karşı 17 dolar

CREA, ortalama kullanım ve yakıt tüketimi varsayımlarıyla ABD’de benzinli araç kullanan tipik bir sürücü için Mart’tan bu yana 440 dolar ek yakıt maliyeti hesapladı. Elektrikli araç sahipleri için şarj maliyetindeki artış, elektrik fiyatlarındaki yükselişe bağlı olarak 17 dolar olarak hesaplandı.

Yan yana iki karede benzinli otomobile yakıt dolumu ve elektrikli otomobile şarj bağlantısı.
CREA’nın ortalama kullanım varsayımlarına dayanan hesabında, ABD’de Mart 2026’dan bu yana araç başına ek maliyet benzinlide 440 dolar, elektriklide 17 dolar oldu. Görsel: Yeşil Haber, yapay zekâyla oluşturulmuş temsili çalışma.

Analiz, elektrikli araç pazarındaki ayrışmaya da dikkat çekiyor. 2026’nın ilk sekiz ayında şarj edilebilir araçların yeni satışlardaki payı ABD’de 3 puan düşüşle yüzde 7,3‘e gerilerken, Çin’de 6 puan artışla yüzde 57‘ye, AB’de 7 puan artışla yüzde 32‘ye çıktı. Norveç’te şarj edilebilir araçların payı yüzde 98’e ulaşırken, Danimarka’da yalnızca tam elektrikli araçlar yeni satışların yüzde 81’ini oluşturdu.

Tüketimi azaltan ülkeler yükü hafifletti

CREA’ya göre akaryakıt tüketimini önceki yıllara göre azaltan ülkeler, fiyat şokunun etkisini sınırladı. Çin bu yolla yaklaşık 10,8 milyar dolar, yani ek faturasının neredeyse beşte birini tasarruf etti. Almanya’da bu tutar 3,7 milyar dolar, Danimarka’da kişi başına 73 dolar oldu. ABD’de ise 2023’ten bu yana tüketimdeki düşüşün sağladığı 5,7 milyar dolarlık tasarruf, faturayı ancak çok sınırlı ölçüde azalttı.

Türkiye ve ithalatçılar: Ağustos raporu

CREA, Ağustos’ta yayımladığı önceki raporunda konuya ülkelerin ithalat faturası açısından bakmıştı. Bu rapora göre fosil yakıt ithalatçıları, Mart–Ağustos döneminde deniz yoluyla aldıkları ham petrol, petrol ürünleri ve LNG için savaş öncesi vadeli piyasa beklentilerine kıyasla 330 milyar doların üzerinde brüt ek maliyet ödedi.

Raporun ülke tablosuna göre Türkiye’nin aynı dönemdeki ek net ithalat maliyeti 2,6 milyar dolar oldu; bu, GSYH’nin yüzde 0,19’una karşılık geliyor. Bu rakam pompadaki tüketici maliyetini değil, ülkenin net ithalat faturasını ölçüyor. Raporda tipik bir düşük ve alt-orta gelir grubundaki ithalatçı ülkenin GSYH’sinin yüzde 1’i, tipik bir yüksek gelirli ithalatçının ise yüzde 0,45’i kadar ek maliyet ödediği belirtiliyor.

Gün batımında kıyıdaki petrol depolama tankları ve yükleme iskelesi yakınında bir petrol tankeri.
CREA’nın Ağustos raporuna göre Türkiye’nin Mart–Ağustos 2026 dönemindeki ek net fosil yakıt ithalat maliyeti 2,6 milyar dolar olarak hesaplandı. Görsel: Yeşil Haber, yapay zekâyla oluşturulmuş temsili çalışma; belirli bir limanı göstermemektedir.

Bu analiz neyi göstermiyor?

  • CREA’nın Ekim analizinin metninde Türkiye’deki tüketicilere ilişkin bir tutar yer almıyor; Türkiye için elimizdeki rakam Ağustos raporundaki ithalat hesabı.
  • Hesap, Ocak–Şubat fiyatlarını sonraki aylarla karşılaştırıyor; metinde vergi ve kur gibi diğer etkenlerin ayrıştırılıp ayrıştırılmadığı belirtilmiyor.
  • Bazı ülkelerde henüz yayımlanmamış ayların tüketimi tahmin ediliyor; pek çok ülkede ise IEA’nın 2023 tüketim düzeyleri kullanılıyor.
  • Ekim ve Ağustos çalışmaları farklı şeyleri ölçüyor: Biri tüketicinin pompada ödediği ek tutarı, diğeri ülkelerin deniz yoluyla yaptığı ithalatın ek maliyetini. İki rakam toplanamaz.

Siz ne düşünüyorsunuz?

Sizce Türkiye’de akaryakıt fiyat şoklarına karşı en etkili koruma; elektrikli araç dönüşümü, toplu taşıma ya da yakıt tüketimini azaltan verimlilik önlemleri arasında hangisi olur?

Kaynaklar

İlgili haberler


Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz