COP31’e bir ay kala Türkiye’de kömür 2025’te elektriğin yüzde 34’ünü karşıladı; 2035 iklim hedefi kömürü anmıyor, yerli kömür alım garantisi 2029 sonuna uzanıyor.
Türkiye, 9–20 Kasım 2026’da Antalya’da yapılacak COP31’in ev sahibi ve dönem başkanı. COP31 Başkanı Murat Kurum, Ekim başındaki Pasifik toplantılarında fosil yakıtlardan “adil, düzenli ve eşitlikçi” bir uzaklaşma çağrısı yaptı. Aynı dönemde Türkiye’nin elektrik sisteminde en büyük kaynak hala kömür. Bu yazıda COP31 başkanlığının söylemini, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler’e sunduğu 2035 hedefini ve elektrik sistemindeki kömür tablosunu resmi belgeler, araştırmalar ve kaynak gösterilen açıklamalarla yan yana koyuyoruz. Amaç bir yargıya varmak değil; nerede örtüştüklerini, nerede ayrıştıklarını göstermek.
Hızlı bakış
- COP31 Başkanı Murat Kurum, 6 Ekim’de Fiji’de fosil yakıtlardan adil, düzenli ve eşitlikçi bir uzaklaşma çağrısı yaptı.
- Türkiye’nin 2035 hedefi 643 milyon ton CO2 eşdeğeri net emisyon; ikinci NDC metninde kömür kelimesi geçmiyor.
- Kömür 2025’te yaklaşık 121 TWh ile Türkiye’nin elektrik üretiminin yüzde 34’ünü karşıladı.
- Yerli kömür santralleri için megavatsaat başına 75 dolar taban fiyatlı alım sözleşmeleri 2029 sonuna kadar geçerli.
- ETS pilotu elektrik üretimini de kapsıyor; 2026’da raporlama esas, tahsisat teslim yükümlülüğü 2027 emisyonlarıyla başlıyor.
- Yenilenebilir ve elektrifikasyon vurgusu örtüşüyor; kömür için tarih ya da hedef bulunmuyor.
COP31 başkanlığı fosil yakıtlar için ne söylüyor?
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, 6 Ekim 2026’da Fiji’deki Liderler Genel Oturumu’nda konuştu. Kurum, yenilenebilir enerji kapasitesinin 2030’a kadar üç katına çıkarılması, enerji verimliliğinin artırılması ve fosil yakıtlardan adil, düzenli ve eşitlikçi biçimde uzaklaşılması çağrısında bulundu. Elektrifikasyon, depolama ve şebeke dönüşümünün enerji arz güvenliğini güçlendireceğini söyledi.

COP31’in öne çıkardığı başlıklardan biri, 2035’te küresel nihai enerji tüketiminde elektriğin payını yüzde 35’e çıkarma hedefi. Bu hedefler COP31 Eylem Gündemi’nin parçası; ülkelerin kabul ettiği yeni bağlayıcı yükümlülükler anlamına gelmiyor.
Türkiye’nin 2035 iklim hedefi neyi kapsıyor?
Türkiye, ikinci Ulusal Katkı Beyanı’nı (NDC) Kasım 2025’te BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryası’na sundu. Belgeye göre Türkiye, 2035’te net sera gazı emisyonlarını 643 milyon ton CO2 eşdeğeriyle sınırlamayı hedefliyor. NDC’nin göstergesi net emisyonlar; yani arazi kullanımı, arazi kullanım değişikliği ve ormancılık (AKAKDO) sektörünü de kapsıyor. Hedef, referans senaryodaki 1.109 milyon tona göre 466 milyon tonluk bir azaltıma karşılık geliyor; hesaplamamıza göre bu, referans senaryonun yaklaşık yüzde 42 altı demek. Belge, 2053 net sıfır hedefini koruyor ve hedefe ulaşmak için yeterli uluslararası finansmana erişimin “temel” olacağını belirtiyor.

NDC metninde kömür kelimesi geçmiyor. Elektrik tarafında yenilenebilir üretimin artırılması ve elektrifikasyon öne çıkarılıyor; kömür santralleri için bir azaltım takvimi ya da kapasite sınırı yer almıyor.
Hedef nasıl ifade ediliyor ve neyle karşılaştırılabilir?
NDC, azaltımı mutlak bir emisyon düşüşü olarak değil, referans senaryoya göre ifade ediyor. TÜİK verilerine göre Türkiye’nin toplam sera gazı emisyonu 2024’te yüzde 5,3 artarak 584,5 milyon ton CO2 eşdeğerine ulaştı. Ancak bu toplam enerji, sanayi, tarım ve atık sektörlerini kapsıyor; AKAKDO’yu içermiyor. NDC’deki 643 milyon ton ise net emisyonları gösteriyor. İki rakam aynı kapsamda olmadığı için doğrudan karşılaştırılamaz.
Bakan Kurum, Kasım 2022’de COP27’de güncellenen NDC’yi açıklarken emisyonların “en geç 2038 yılında” tepe noktasına ulaşacağını söylemişti. Bu, 2022’de açıklanan bir hedef; ikinci NDC metninde böyle bir zirve yılı yer almıyor.
Türkiye’nin elektrik sisteminde kömürün yeri ne?
Enerji düşünce kuruluşu Ember’in Türkiye Elektrik Görünümü 2026 raporuna göre kömür, 2025’te yaklaşık 121 TWh ile Türkiye’nin elektrik üretiminin yüzde 34’ünü karşıladı. Bu rakam, 2024’teki 122 TWh’lik rekorun biraz altında. Rüzgar ve güneşin toplam payı ise yüzde 22.

Kurulu güç ve santrallerin çalışma oranı
Ember’e göre Türkiye’deki kömür kurulu gücü yaklaşık 22 GW: 11,5 GW yerli, 10,5 GW ithal kömür santrali. Rapora göre, 2025 sonu itibarıyla son yeni kömür santrali 2022’de devreye girmişti. Kömürden elektrik üretiminin yaklaşık üçte ikisi ithal kömürden geliyor. İthal kömür santralleri yüzde 80’in üzerinde kapasite faktörüyle çalışırken yerli kömür santrallerinde bu oran yüzde 45 civarında.
Yerli kömüre alım garantisi neyi değiştiriyor?
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Eylül 2025’te açıkladığı teşvik paketini yerli üretim, arz güvenliği ve ithalat bağımlılığını azaltma gerekçesiyle duyurdu. Mekanizmanın uygulamadaki çerçevesini şirket bildirimleri gösteriyor. Çan2 Termik’in KAP bildirimine göre şirket, Ekim 2025’te Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ) ile 31 Aralık 2029’a kadar geçerli bir satış sözleşmesi imzaladı. Sözleşmede megavatsaat başına 75 dolar sabit fiyat değil, taban fiyat olarak yer alıyor: Saatlik piyasa takas fiyatı 75 doların altındaysa satış 75 dolardan, üzerindeyse piyasa fiyatından yapılıyor.

Ember’in 2026 raporuna göre garanti, her santralin azami teorik üretiminin yüzde 60’ına kadar uygulanıyor ve 75 dolar, 2025’teki ortalama piyasa fiyatının yaklaşık yüzde 13 üzerinde. Ember, Ekim 2025’teki analizinde dört yıllık alım tutarını varsayımlara dayanarak yaklaşık 8,7 milyar dolar olarak hesapladı. Bu tutar gerçekleşmiş bir harcama ya da piyasa fiyatına göre net ek kamu maliyeti değil, bir alım tutarı tahminidir. Bakanlığın açıklamasında yeni santraller için 2045’e kadar destek planı da yer alıyor; bu, açıklanmış bir plan olup kesinleşmiş bir sözleşme ya da mevzuat değil.
Kömür santralleri ayrıca kapasite mekanizması ödemeleri alıyor; 2022 Ulusal Enerji Planı bu mekanizmanın 2035’e kadar sürmesini öngörüyor. Ember, mevcut politikalarla kömürden elektrik üretiminin 2026–2029 arasında zirve yapabileceğini ve ancak 2030’dan sonra düşebileceğini tahmin ediyor.
Karbon fiyatı ve kömür finansmanı tarafında ne var?
Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) Yönetmeliği, 27 Ağustos 2026 tarihli ve 33353 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Pilot dönemin çerçevesi, Karbon Piyasası Kurulu’nun KPK/2026/1 sayılı toplantısında alınan kararlarla belirlendi. Pilot, 2026 ve 2027 emisyonlarını kapsıyor. Elektrik üretimi, çimento, demir-çelik, alüminyum ve gübre sektörlerindeki Kategori B ve C tesisler kapsamda. İklim Değişikliği Başkanlığı, pilot uygulamanın usul ve esaslarını 30 Eylül 2026 tarihli ve 18626 sayılı Olur ile yayımladı. Buna göre 2026 sistem yılında raporlama esas alınırken, gönüllü tamamlayıcı tahsisat fiyatı mekanizması dışında tahsisat teslim yükümlülüğü oluşmuyor. 2027 emisyonlarına ilişkin teslim yükümlülüğünün ise Kasım 2028 sonuna kadar yerine getirilmesi gerekiyor.
Pilot dönemde ücretsiz tahsisat oranı kıyas yöntemine göre yüzde 100. Elektrik sektöründe kıyas değeri, santral bazında 2023–2027 emisyon yoğunluklarının ağırlıklı ortalamasıyla hesaplanıyor; nihai ücretsiz tahsisatta faaliyet seviyesi ve sektörel düzeltme hükümleri de uygulanıyor. Pilot kurallarının açıklanmış olması, karbon fiyatının bilindiği anlamına gelmiyor. Kömür santralleri için gerçek karbon maliyeti, Ulusal Tahsisat Planı’na ve teslim yükümlülüğünün başladığı dönemde oluşacak tahsisat fiyatlarına bağlı.
Küresel finansman tarafında Almanya merkezli Urgewald, 30 Eylül 2026’da yayımladığı raporda 744 ticari bankanın 2022–2025 döneminde termal kömür sektörüne yılda ortalama 117 milyar dolar sağladığını açıkladı. Raporun açıklamasında Türkiye’ye ya da Türk bankalarına ilişkin ayrı bir değerlendirme yer almıyor.
Sivil toplum COP31 ev sahibinden ne istiyor?
İklim alanında çalışan 16 sivil toplum kuruluşunu bir araya getiren İklim Ağı, 3 Mart 2026’da Türkiye’den “kömürü zirvede bırakan” bir COP31 başkanlığı istedi ve 2035 hedefinin emisyonları azaltmak yerine artırma riski taşıdığını savundu.
İklim Haber’in 8 Ekim’de aktardığına göre, İstanbul Politikalar Merkezi’nin COP31 Diyalogları toplantısına katılan uzmanlar ve sivil toplum temsilcileri Türkiye’den zamanlı bir kömür çıkış yol haritası, yeni kömür yatırımı yapılmayacağına dair resmi bir açıklama, işçileri ve bölgeleri geride bırakmayan bir adil geçiş ve ETS gelirlerinin topluma hedefli biçimde geri dönmesini talep etti.
Söylem ile tablo nerede örtüşüyor, nerede ayrışıyor?

Örtüşen noktalar
COP31 başkanlığının vurguladığı yenilenebilir enerji, elektrifikasyon ve şebeke dönüşümü, Türkiye’nin NDC’sinde de elektrik sektörünün ana başlıkları. Ember’e göre son yeni kömür santrali 2022’de devreye girdi. Rüzgar ve güneş elektrik üretiminin beşte birini aştı. ETS’nin pilot dönemi elektrik üretimini de kapsayacak biçimde başladı.
Ayrışan noktalar
Fosil yakıtlardan uzaklaşma çağrısına karşın NDC kömür için bir tarih, hedef ya da sınır içermiyor. Yerli kömür santralleri 2029 sonuna kadar dolar bazlı taban fiyatlı alım sözleşmeleriyle destekleniyor; kapasite mekanizmasının da 2035’e kadar sürmesi öngörülüyor. Kamu tarafı bu desteği yerli üretim, arz güvenliği ve ithalat bağımlılığını azaltma gerekçesine dayandırıyor. Kömür 2025’te hala elektriğin en büyük kaynağıydı.
Bu karşılaştırma neyi göstermez?
COP başkanlığı küresel müzakereleri yöneten bir rol; başkanın çağrıları ev sahibi ülkenin ulusal politikasıyla birebir aynı şey değildir. Yeni kömür santrali devreye girmemesi emisyonların düştüğü anlamına gelmez; mevcut santraller daha yüksek oranda çalışabilir. Ember’in 2026–2029 zirve öngörüsü bir senaryo, 8,7 milyar dolarlık tutar ise Ember’in varsayımlara dayalı hesabıdır; resmi bir maliyet açıklaması değildir.
COP31’e kadar hangi gelişmeler izlenecek?
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın COP31 öncesinde açıklamayı hedeflediği 2040 Ulusal Enerji Planı, kömürün uzun vadeli yerini gösterecek en önemli belge olacak. ETS’de Ulusal Tahsisat Planı ve 2027 emisyonlarıyla başlayacak tahsisat teslim yükümlülüğü, kömürden üretilen elektriğin karbon maliyetini belirleyecek. Antalya’da açıklanacak COP31 Eylem Gündemi metinleri ise başkanlığın fosil yakıt çağrısının nasıl somutlaştığını gösterecek. Yeşil Haber bu başlıkları COP31 dosyasında izlemeye devam edecek.
Siz ne düşünüyorsunuz?
Türkiye’nin kömür politikası, şebeke yatırımları ve adil geçiş planlaması COP31 sürecinde nasıl birlikte ilerlemeli? Görüşlerinizi bizimle paylaşın.
Kaynaklar
Türkiye Cumhuriyeti, İkinci Ulusal Katkı Beyanı (NDC 3.0), UNFCCC, Kasım 2025
İklim Değişikliği Başkanlığı, Türkiye ikinci NDC’sini BM’ye sundu, 10 Kasım 2025
Resmi Gazete, Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği, 27 Ağustos 2026, sayı 33353
Ember, Türkiye Elektrik Görünümü 2026, Kömür
Ember, 2030’a kadar yerli kömüre toplam 8,7 milyar dolar alım garantisi sağlanacak, Ekim 2025
KAP, Çan2 Termik AŞ, EÜAŞ ile elektrik satış sözleşmesi, 22 Ekim 2025
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Yerli kömüre teşvik geliyor, 5 Eylül 2025
TÜİK, Sera Gazı Emisyon İstatistikleri 1990–2024
TRT Haber (AA), Bakan Kurum’un COP27 konuşması, 15 Kasım 2022
Urgewald, Still Banking on Coal 2026, 30 Eylül 2026
İklim Haber, COP31 Ev Sahibine Çağrı, 8 Ekim 2026
İlgili haberler
- COP31 öncesi Fiji’den çağrı: Fosil yakıtlardan geçiş ve finansman
- AB Antalya’ya hangi taleplerle geliyor? Avrupa Parlamentosu ve Konsey’in COP31 pozisyonu
- Türkiye ETS pilotu beş sektörde başlıyor: 2026 raporlama, 2027 karbon fiyatı
- Kömür finansmanında ayrışma: 744 bankadan yılda ortalama 117 milyar dolar
- 2040 Ulusal Enerji Planı için COP31 öncesi açıklama hedefi: Şebeke ve depolama gündemde
View this post on Instagram





















