COP31 Başkanı Murat Kurum, Fiji’de fosil yakıtlardan adil geçiş, elektrifikasyon ve iklim finansmanı çağrısı yaptı. Pasifik’te kabul edilen bildiri, Antalya öncesinde emisyon azaltımı ile ada ülkelerinin dayanıklılık taleplerini bir araya getiriyor.
Hızlı Bakış
- Kurum, 6 Ekim’deki liderler oturumunda fosil yakıtlardan adil, düzenli ve eşitlikçi geçişi vurguladı.
- Taku Pakasoa Bildirgesi, 1,5°C hedefini, finansmana erişimi ve okyanusların korunmasını aynı çerçevede ele alıyor.
- Yüzde 35 hedefi, 2035’te küresel nihai enerji tüketiminde elektriğin payını ifade ediyor.
- Fiji, İklim Uygulama Köprüsü’nün Eylül’de açıklanan ilk beş pilot ülkesi arasında yer alıyor.
- COP31 Eylem Gündemi’nin hedefleri, ülkelerce kabul edilmiş yeni bağlayıcı yükümlülükler anlamına gelmiyor.
COP31 öncesindeki Pasifik Pre-COP toplantıları, hazırlık takviminden uygulamanın nasıl hızlandırılacağına ilişkin tartışmalara geçti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 6 Ekim 2026’da Tuvalu ziyaretinin ardından Fiji’deki Liderler Genel Oturumu’nda konuştu. DHA’nın aktardığı açıklamalarda temiz enerji dönüşümü, küçük ada ülkelerine finansman ve mevcut taahhütlerin uygulanması öne çıktı.
Kurum’un Fiji mesajı: Elektrifikasyon, depolama ve şebeke birlikte ilerlemeli
Kurum, 2035’e yönelik Ulusal Katkı Beyanlarını (NDC) henüz sunmayan ülkelere çağrıda bulundu. Yenilenebilir enerji kapasitesinin 2030’a kadar üç katına çıkarılmasını, enerji verimliliğinin güçlendirilmesini ve fosil yakıtlardan adil, düzenli ve eşitlikçi biçimde uzaklaşılmasını vurguladı.
Konuşmada elektrifikasyon, enerji depolama ve şebeke dönüşümü birlikte ele alındı. Kurum, bu alanlardaki dönüşümün enerji arz güvenliğini güçlendireceğini, maliyetleri düşüreceğini ve fosil yakıt bağımlılığını azaltacağını belirtti. Küçük ada devletleri ve en az gelişmiş ülkeler için hibe temelli ve imtiyazlı finansman sağlanmasını istedi; gelişmiş ülkeleri Pasifik Dayanıklılık Fonu’na katkı vermeye çağırdı.
Taku Pakasoa Bildirgesi ne içeriyor?
6 Ekim tarihli Taku Pakasoa Bildirgesi, Tuvalu dilinde birlik ve ortak eylemden doğan güç anlamını taşıyor. Bildiri, 1,5°C sıcaklık hedefinin aşılmasının büyüklüğünü ve süresini sınırlamak için hızlı, derin ve sürekli emisyon azaltımlarına çağrı yapıyor.
Enerji bölümünde 2030’a kadar küresel yenilenebilir kapasitenin üç katına, enerji verimliliğindeki ortalama yıllık iyileşme hızının iki katına çıkarılması yönündeki COP28 çerçevesi yeniden teyit ediliyor. Fosil yakıtlardan geçiş ve yüzde 35 elektrifikasyon hedefi de metinde yer alıyor. Finansmana erişim, okyanusların korunması ve deniz seviyesi yükselse de devletlerin egemenlikleri ile deniz alanlarına ilişkin haklarının sürdürülmesi diğer başlıklar arasında bulunuyor.
Pasifik tarafının beklentisi, dayanışma açıklamalarının sahaya ulaşan destekle tamamlanması. Cook Adaları Başbakanlık Ofisinin yayımladığı 6 Ekim konuşması, iklim finansmanına erişimdeki koşulların ve gecikmelerin bölge için yarattığı güçlüğü anlatıyor. Konuşmada gönüllü bir bildiride birleşmenin, birlikte uygulamaya geçmeyle desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor.

Yüzde 35 elektrifikasyon hedefi neyi ölçüyor?
Bu hedef, elektriğin küresel nihai enerji tüketimindeki payının 2035’e kadar yüzde 35’e ulaşmasını ifade ediyor. Ulaştırma, binalar ve sanayide doğrudan yakıt kullanan süreçlerin elektrikli çözümlere dönüşmesi de bu kapsamda yer alıyor.
IEA’nın Türkiye ve Avustralya’nın talebiyle hazırladığı 22 Eylül analizine göre, mevcut teknolojiler ve son arz şoku öncesindeki enerji fiyatlarıyla elektrik, 2035’te dünya nihai enerji tüketiminin yüzde 33’ünü maliyet açısından rekabetçi biçimde karşılayabilir. Ajans, bunun yüzde 35 hedefini ulaşılabilir mesafeye taşıdığını belirtiyor.
Ancak potansiyelin gerçekleşmesi üretim ve şebeke yatırımlarının büyümesine, daha esnek elektrik sistemlerine ve başlangıç maliyetlerinin karşılanmasına bağlı. Hedefin Türkiye açısından karşılığı da elektrikli araçlardan sanayi ısısına kadar talebi artıran yatırımlarla, bu talebi güvenilir biçimde karşılayacak altyapının birlikte planlanması olacak.

Fiji, İklim Uygulama Köprüsü’nün pilot ülkelerinden biri
Pasifik’teki finansman çağrısının COP31 hazırlıklarıyla somut bir bağlantısı bulunuyor. COP31 Başkanlığının 24 Eylül tarihli resmi açıklamasına göre, İklim Uygulama Köprüsü’nün (BRIDGE) ilk beş pilot ülkesi Etiyopya, Fiji, Endonezya, Pakistan ve Özbekistan olarak belirlendi.
UNDP’nin uygulama ortağı olduğu girişim, ülkelerin iklim ve kalkınma önceliklerini finansmana hazır proje portföylerine dönüştürmeyi amaçlıyor. Proje hazırlama kapasitesinin güçlendirilmesi ve uygulama engellerinin belirlenmesi de mekanizmanın parçaları. Fiji’nin pilot ülkeler arasında bulunması, Pre-COP’ta dile getirilen ihtiyaçların proje geliştirme süreciyle nasıl buluşacağını izlemek için bir örnek sunuyor.

2035 hedefleri yeni mi, bağlayıcı mı?
Fiji’de aktarılan hedeflerin önemli bölümü daha önce açıklandı. UNFCCC’nin 9 Haziran kaydı, elektrifikasyon, atık ve binalarda enerji yoğunluğu hedeflerini içeriyor. Kurum, 5 Ekim’deki ayrı paydaş toplantısında ise gündemin 10 tema, 6 küresel hedef, 11 girişim ve 13 destekleyici çıktı üzerine kurulduğunu anlattı.
Başkanlığın resmi öncelikleri arasında şu ölçülebilir hedefler bulunuyor:
| Alan | 2035 hedefi |
|---|---|
| Elektrifikasyon | Elektriğin küresel nihai enerji tüketimindeki payını yüzde 35’e çıkarmak |
| Belediye atıkları | Atık oluşumunda öngörülen artışı en az yarıya indirmek |
| Binalar | Enerji kullanım yoğunluğunu en az yüzde 25 azaltmak |
| Döngüsel malzemeler | Küresel döngüsel malzeme kullanım oranını en az yüzde 15’e çıkarmak |
Başkanlığın 28 Ağustos tarihli üçüncü mektubu, hedeflerin ülkeler için yeni yükümlülükler oluşturmayı amaçlamadığını açıklıyor. Eylem Gündemi, gönüllü girişimleri ve ortaklıkları harekete geçiren, resmi müzakereleri destekleyen bir uygulama çerçevesi. Dolayısıyla bu hedefler, Antalya’da tarafların kabul ettiği nihai COP31 kararları olarak okunmamalı.
Antalya’da uygulamanın ölçüsü ne olacak?
UNFCCC takvimine göre Pre-COP, 5–8 Ekim’de Fiji ve Tuvalu’da düzenleniyor; COP31 ise 9–20 Kasım 2026’da Antalya’da yapılacak. Türkiye ev sahipliği ve COP31 başkanlığını, Avustralya’dan Chris Bowen müzakere başkanlığını üstleniyor.
Yeşil Haber’in değerlendirmesine göre Fiji’deki gelişmenin haber değeri, daha önce açıklanan hedeflerin Pasifik ülkelerinin ihtiyaçlarıyla aynı masada ele alınması. Antalya’ya giderken izlenmesi gereken göstergeler; finansmanın hangi projelere ulaştığı, şebeke ve depolama yatırımlarının nasıl desteklendiği ve açıklanan girişimlerin ilerlemesinin nasıl ölçüldüğü olacak. Türkiye’de sanayi, enerji ve belediyeler açısından da bu çerçeve, somut proje hazırlama ve uygulama kapasitesini gündeme taşıyor.
Siz ne düşünüyorsunuz?
COP31’in başarısını sizce en çok hangi sonuç gösterecek: fosil yakıt bağımlılığının azaltılması, şebeke ve depolama yatırımları, yoksa kırılgan ülkelere ulaşan iklim finansmanı mı? Görüşünüzü yorumlarda paylaşın.
İlgili haberler
- COP31 öncesi son durak Pasifik: Pre-COP 5–8 Ekim’de Fiji ve Tuvalu’da
- COP31 2035 hedefleri: Elektrikte yüzde 35, binalarda yüzde 25
- IEA: Elektrifikasyonla 2035’te yıllık 400 milyar doların üzerinde ithalat tasarrufu mümkün
- Türkiye COP31 ev sahipliği: Antalya’da zirve, müzakerelerde Avustralya lider
- COP nedir? Taraflar Konferansı nasıl çalışır ve COP31 ne anlama gelir?
View this post on Instagram





















