AB plastik atık sevkiyatı Türkiye plastik atık ithalatı Atık sevkiyatı tüzüğü

 Avrupa Komisyonunun Türkiye plastik atık değerlendirmesi sevkiyatları durdurmadı; veri, uygulama ve denetim eksiklerinin giderilmesini istedi.

Avrupa Komisyonu, 18 Eylül 2026’da yayımladığı değerlendirmede Türkiye’nin plastik atık yönetimi mevzuatındaki ilerlemeyi kabul ederken uygulamanın etkinliğine ilişkin bilgi eksikliklerine dikkat çekti. İnceleme, Türkiye’ye yeni bir ithalat izni vermiyor veya mevcut sevkiyat kurallarını değiştirmiyor. AB’den atık kabul eden tesisler açısından sıradaki önemli eşik, 21 Mayıs 2027’de uygulanmaya başlayacak bağımsız denetim yükümlülüğü.

Komisyonun Türkiye incelemesi neyi ortaya koydu?

1 Eylül 2026 tarihli SWD(2026) 274 final belgesi, AB Atık Sevkiyatı Tüzüğü’nün 45(5). maddesi kapsamında hazırlandı. Komisyon, Türkiye’nin mevzuatını ve yaptırımlarını güçlendirdiğini belirtiyor. Ancak plastik atıkların işlenmesine ilişkin veriler, denetimlerin etkinliği, kurumlar arasındaki koordinasyon ve karar süreçlerine paydaş katılımı konusunda önemli iyileştirmeler istiyor.

Belge, mevcut bulguların Türkiye’nin AB’den ithal edilen plastik atıkları çevreye uygun yönetemediği sonucuna götürmediğini ifade ediyor. Bu yaklaşım, bütün tesislerin sorunsuz çalıştığının onaylandığı anlamına gelmiyor. Komisyon, bilgi alışverişini ve izlemeyi sürdürerek durumu 2028 sonuna kadar yeniden değerlendirmeyi öngörüyor.

Türkiye için hangi sevkiyat kuralları değişiyor?

Komisyonun plastik atık sevkiyatlarına ilişkin uygulama takvimine göre, 21 Mayıs 2026’dan beri AB’den yapılan plastik atık ihracatında, temiz ve tehlikesiz B3011 kapsamındaki atıklar dahil, ön bildirim ve onay prosedürü uygulanıyor. 21 Kasım 2026’da başlayacak OECD dışı ülkelere plastik atık ihracatı yasağı ise OECD üyesi Türkiye’yi kapsamıyor. Bu durum, Türkiye’ye yeni tanınmış bir muafiyet değil.

Türkiye plastik atık ithalatı AB plastik atık sevkiyatı Atık sevkiyatı tüzüğü

21 Mayıs 2027’den itibaren AB ihracatçılarının, atık gönderdikleri tesislerin çevreye uygun çalıştığını bağımsız denetimlerle göstermesi gerekecek. Tüzüğün 46. maddesi, tesislerde belge incelemesinin yanı sıra fiziki denetim yapılmasını öngörüyor. Türkiye’de AB’den atık kabul eden tesisler açısından işlem kayıtları, çevresel performans ve denetlenebilirlik ticari ilişkilerde daha belirleyici hale gelecek.

OECD üyeliği sevkiyatların devamını garanti ediyor mu?

2024/1157 sayılı AB Atık Sevkiyatı Tüzüğü’nün 45. maddesi, çevreye uygun atık yönetimine ilişkin yeterli kanıt bulunmadığında ilgili ülkeden bilgi istenmesini düzenliyor. Gerekli kanıtların sağlanmaması halinde Komisyon, ilgili atıkların o ülkeye ihracatını yasaklayan düzenleme çıkarabiliyor. Dolayısıyla OECD üyeliği koşulsuz bir sevkiyat güvencesi sağlamıyor.

Türkiye’nin geri dönüşüm sektörü neden etkileniyor?

Komisyonun 18 Eylül 2026 tarihli açıklamasına göre AB, 2025’te Türkiye’ye yaklaşık 510 bin ton plastik atık gönderdi. Aynı yıl AB’nin toplam plastik atık ihracatı yaklaşık 1,4 milyon ton oldu. Bu hacim, Türkiye’deki alıcı tesislerin denetimlere hazırlanmasını ve ithal atıkların işlenme sürecinin izlenebilir olmasını önemli kılıyor.

Yüzde 10 geri dönüşüm iddiası neye dayanıyor?

Komisyon belgesindeki yaklaşık yüzde 10 oranı, resmi istatistik değil, görüşülen bazı paydaşların tahmini. Referans yılı ve hesaplama yöntemi açıklanmayan bu oran, AB’den Türkiye’ye gönderilen plastik atıkların geri dönüşüm performansını göstermiyor. Bu nedenle ithal atıkların yalnızca yüzde 10’unun geri dönüştürüldüğü sonucuna dayanak oluşturmuyor.

İlgili haberler

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Yeşil Haber (@yesilhabernet)


Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz