AB’nin CBAM karbon sınırı 1 Ocak 2026 itibarıyla mali faza geçti. Fransa ve İtalya gübrede geçici muafiyet isterken, Türkiye’nin AB’ye ihracatında çelik, çimento, alüminyum ve gübre hatlarında veri, doğrulama ve maliyet baskısı hızla artıyor.
CBAM 2026 ile mali yük ve veri baskısı başlıyor
CBAM (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması), AB’de üreticilerin ETS kapsamında ödediği karbon maliyetine benzer bir yükün, AB dışından gelen ürünlere de yansıtılmasını hedefliyor. AB Komisyonu, CBAM’ın kesin (definitive) döneminin 1 Ocak 2026’da başladığını ve ithalatçıların yetkilendirilmiş CBAM beyan sahibi statüsüne geçmesi gerektiğini vurguluyor.
2023–2025 dönemi raporlama ağırlıklı bir geçiş fazı iken, 2026 itibarıyla mali sorumluluklar fiilen birikmeye başlıyor. Bu, AB tarafındaki ithalatçıların tedarikçiden ürün bazlı emisyon verisini daha sistematik ve denetime uygun biçimde talep edeceği anlamına geliyor.
Yeni doğrulama kuralları, 2026 üretimi için birçok tesiste fiziksel saha ziyaretlerini öngörürken, akredite doğrulayıcıların CBAM kayıt sistemine erişimi için takvim ve prosedürlerin kademeli açıklanması, ithalatçıların uyum planlamasını zorlaştırıyor. Bu belirsizlik, özellikle ilk uyum yılında emisyon verisini zamanında ve doğrulanabilir şekilde sunamayan tedarikçiler için ek risk yaratıyor.
Gübrede muafiyet baskısı ve tarım maliyeti endişesi büyüyor
Fransa ve İtalya, gübreyi CBAM yükünden en azından geçici olarak muaf tutmayı savunuyor. Gerekçe, 2026 ekim sezonu öncesinde çiftçilerin artan girdi maliyetleri ve arz güvenliği kaygıları; Paris yönetimi ilke olarak CBAM’ı desteklese de gübrede mali etkinin çiftçiyi zorlayacağını, Roma ise AB Komisyonu’ndan askıya alma maddesinin devreye alınmasını istediğini belirtiyor.
AB içindeki bu tartışma, sadece tarımı değil, gübreyi girdi olarak kullanan tüm gıda zincirini yakından ilgilendiriyor. CBAM kapsamındaki gübre için muafiyet veya askı kararı çıkarsa fiyat etkisi yumuşayabilir; çıkmazsa CBAM maliyeti, gübre ithalatında ve nihai ürün fiyatlarında daha doğrudan hissedilecek.
Komisyon tarafında, çiftçi maliyeti baskısı ve piyasa bozulması endişesi nedeniyle gübrede belirli koşullara bağlı istisna veya geçici esneklik seçeneklerine kapının tamamen kapatılmadığı mesajı veriliyor. Bu da 2026 boyunca CBAM tartışmalarında gübre başlığını siyasi ve ekonomik açıdan öne çıkaracak.
Türkiye’nin CBAM kapsamındaki ihracatında hangi riskler öne çıkıyor?
Türkiye’nin AB ile ticaretinde CBAM kapsamına giren ürünlerde, özellikle çelik, çimento, alüminyum ve gübre hatlarında rekabet artık sadece fiyat ve kaliteyle değil, gömülü emisyon seviyesi ve doğrulama kapasitesiyle de ölçülecek. Türkiye bu ürünlerde AB’nin önemli tedarikçilerinden biri olduğu için CBAM baskısı, marjinal bir etki değil, doğrudan pazarın merkezinde hissedilecek bir baskı niteliği taşıyor.
Yüksek karbon yoğun üretim yapılan, eski teknoloji hatlara sahip tesisler, ton başına karbon maliyeti nedeniyle rakiplerine göre daha dezavantajlı konuma düşebilir. Marjı düşük, hacmi yüksek ihracat yapan şirketlerde, birim başına görece küçük görünen maliyet artışları bile toplam karlılığı kayda değer biçimde aşındırma riski taşıyor.
En kritik kırılma noktalarından biri ise veri ve doğrulama eksikliği. AB’li ithalatçılar, tesis bazlı ve ürün bazlı emisyon verisini denetlenebilir, standardize edilmiş ve doğrulanmış formatta görmek isteyecek; hazırlıksız tedarikçiler için sipariş kaybı veya tedarikçi listesinden çıkarılma riski gündeme gelebilecek.
Türkiye’de iklim kanunu ve ulusal ETS hazırlıkları ilerlese de, ilk aşamada nispeten düşük iç karbon fiyatı senaryosu CBAM kapsamında AB tarafında ödenecek bedelin sınırlı ölçüde dengelenmesine imkan tanıyor. Bu durum, sanayinin hem kendi emisyonlarını düşürme hem de içerdeki karbon fiyatlama mimarisini hızla olgunlaştırma baskısını artırıyor.
Şirketler için CBAM uyumunda 5 maddelik kontrol listesi
MRV altyapısı: Tesis ve ürün bazında emisyon ölçümü, izleme ve raporlama (MRV) düzeni kurun; veri toplama, saklama ve güncelleme süreçlerini standart hale getirin.
Doğrulama hazırlığı: Emisyon veri setlerini denetime uygun hale getirin; tedarik zinciri dokümantasyonunu güçlendirerek AB tarafında talep edilebilecek saha ziyaretlerine ve belge kontrollerine hazır olun.
Yeşil elektrik ve verimlilik: Karbon yoğunluğunu düşürmek için enerji verimliliği yatırımlarını hızlandırın ve mümkün olan yerlerde yenilenebilir elektrik kullanımını artırın.
Sözleşme dili: AB müşterileriyle yapılan sözleşmelerde CBAM kaynaklı maliyet paylaşımı, veri sorumluluğu, gecikme riskleri ve olası uyumsuzluk senaryolarını açık ve net hükümlerle tanımlayın.
Ürün portföyü: Düşük karbonlu üretim hatlarını ve düşük emisyonlu ürün varyantlarını öne çıkarın; ürün portföyünüzü CBAM baskısını görece daha iyi taşıyabilecek şekilde yeniden kurgulamayı değerlendirin.
Türkiye’de asıl kırılma noktası: Ölçülebilir ve doğrulanabilir veri
CBAM’ın etkisi sadece yeni bir vergi kalemi olarak görülmemeli; 2026 ile birlikte AB tarafında tedarikçi seçimi giderek ölçülebilir ve doğrulanabilir emisyon verisi sunabilme kabiliyetine bağlanıyor. Bu nedenle, Türkiye’de ihracatçı sanayinin en hızlı kazanımı, emisyon verisini standartlaştırıp güvenilir, denetime açık biçimde sunabilmek olacak.
Verisini hazır ve doğrulanabilir hale getiren şirketler, CBAM maliyetini tamamen ortadan kaldıramasa da, hem pazar erişimini koruma hem de AB’li müşterilerle uzun vadeli tedarik ilişkilerini güçlendirme konusunda önemli bir avantaj elde edebilir. Buna karşılık, veri altyapısı zayıf, tesis ve ürün bazlı karbon ayak izini ölçemeyen oyuncular için CBAM dönemi, pazar kaybı ve finansman maliyetlerinde artış riski anlamına gelebilir.
Okura soru
Sizce Türkiye’de CBAM’a en hazırlıksız sektör hangisi? Çimento mu, çelik mi, alüminyum mu, yoksa gübre mi; görüşünüzü yorumlarda paylaşın.
İlgili haberler
- CBAM devrede ama bitmedi: 2026–2027 arası neden kritik?
- SKDM 2026’da sanayiciye karbon faturasi getirdi ve…
- AB’nin 2040 hedefi Türkiye için yeni firsat: CBAM ve ETS
- CBAM 2.0: Ocak 2026’da karbon maliyeti basliyor, asil etki 2030’a gidiyor
- Türkiye ETS 2025–2026: CBAM karbon maliyeti basliyor
- CBAM 2026 taslagi: Benchmark dususu maliyeti artiriyor
- CBAM 2026 oncesi Türkiye ihracati ve ETS sureci: Kritik 12 ay
- AB karbon sinir mekanizmasi: 2026’da mali yukumluluk donemi
- Sinirda Karbon Duzenleme Mekanizmasi 1 Ekim’de basliyor




















