26 Aralık 2025 tarihli Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 9–20 Kasım 2026’da Antalya’da yapılması planlanan COP31 sürecinin “başkanı” olarak görevlendirildi. Atama, Türkiye’nin iklim diplomasisinde görünürlüğünü artırırken, hazırlıkların kamu kurumları arasında daha sıkı koordinasyonla yürütülmesini gerektiriyor.

Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle COP31 başkanlığı görevlendirmesi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan 2025/20 sayılı Cumhurbaşkanlığı genelgesi, Türkiye’nin ev sahipliği hazırlıklarını yürütmek üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’u COP31 “başkanı” olarak görevlendirdi. Genelge, hazırlık ve icra süreçlerinde ihtiyaç duyulacak bütçe planlaması ile kurumlar arası iş birliği ve görev paylaşımının ilgili kamu kurumları tarafından yürütülmesine işaret ediyor.
COP31, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) kapsamında düzenlenen Taraflar Konferansı’nın 31’inci oturumu. Türkiye’nin bu süreci Antalya’da yürütme hedefi, hem toplantının lojistik ölçeği hem de müzakere gündeminin yoğunluğu nedeniyle, erken aşamada netleşen bir organizasyon şemasını ve sürekli bir koordinasyon mekanizmasını zorunlu kılıyor.
Antalya 2026 takvimi: EXPO alanı ve geniş katılım beklentisi
Resmi açıklamalarda COP31’in 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da, EXPO alanı ve çevresinde yapılması planlanıyor. Bakanlık tarafından paylaşılan değerlendirmelerde, etkinliğe yaklaşık 200 ülkenin katılımının beklendiği; toplam katılımcı sayısının 150 bine kadar çıkabileceği ve 100’ün üzerinde ülkenin devlet başkanı ile üst düzey temsilcisinin zirveye katılımının öngörüldüğü ifade ediliyor. Bu büyüklük, toplantının yalnızca bir diplomasi etkinliği değil, aynı zamanda güvenlik, ulaşım, konaklama, enerji altyapısı ve iletişim başlıklarında yüksek kapasite gerektiren çok katmanlı bir organizasyon olduğunu gösteriyor.
Bu ölçekte bir zirvede içerik yönetimi kadar, sürdürülebilirlik standartları da önem kazanıyor. Ulaşım kaynaklı emisyonların yönetimi, enerji tüketimi, atık yönetimi ve tedarik zinciri izlenebilirliği gibi başlıkların, ev sahibi ülkenin uygulama kalitesi ve örnek olma iddiası açısından izleneceği değerlendiriliyor.
COP31 hazırlıkları için iç politika sinyali: 2026’da EPDK yaptırımlarında %25,49 artış
COP31 hazırlıklarının konuşulduğu aynı dönemde, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) da 2026’da elektrik, doğal gaz, petrol ve LPG piyasalarında uygulanacak idari para cezalarını yeniden belirledi. Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğlere göre artış oranı %25,49 olarak duyuruldu ve güncellenen tutarların 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girmesi öngörüldü.
Bu güncelleme, enerji piyasalarında mevzuata uyumun mali riskini yükseltirken, iklim hedefleri ve enerji dönüşümü gündeminin daha sıkı bir düzenleyici çerçeveyle birlikte ilerleyeceğine dair bir işaret olarak da okunabilir. COP31 sürecinde Türkiye’nin uluslararası iklim gündeminde üstlendiği rol büyürken, içeride piyasa disiplininin ve uyum gerekliliklerinin de daha belirgin hale gelmesi, şirketlerin raporlama, denetim ve uyum süreçlerine daha fazla odaklanmasını gerektirebilir.
İlgili haberler
- COP31 Antalya ev sahipliği: Türkiye ve Avustralya uzlaşması
- Türkiye COP30 stratejisi: COP31 adaylığı ve 2053 hedefi
- COP31 ev sahipliği krizi için yeni diplomatik hamle
- Avustralya ve Türkiye arasında COP31 ev sahipliği için diplomatik görüşmeler sürüyor
- Cumhurbaşkanı kararı: COP31 hazırlıkları için idari altyapı
- COP30 sonrası iklim diplomasisinde çok taraflılık krizi
- COP30 açılışından bugüne Amazon merkezli iklim diplomasisi özeti
- Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi ve iklim stratejisi


















