WMO su kaynakları raporuna göre 2025’te küresel havza alanlarının yüzde 36’sında nehir akışları normalin altında kalırken su rezervleri azalmayı sürdürdü.
Dünya Meteoroloji Örgütünün (WMO) 17 Eylül 2026’da yayımladığı Küresel Su Kaynaklarının Durumu 2025 raporu, nehirler, yeraltı suları, kar ve buzulları birlikte değerlendiriyor. Bulgular, su yönetiminde yıllık yağışın yanında uzun dönemli rezerv değişimlerinin de izlenmesi gerektiğini gösteriyor.
Yüzde 36 hangi ölçümü ifade ediyor?
Gözlenen hava verileriyle çalıştırılan 13 küresel hidroloji modeline dayanan değerlendirmede, dünya genelindeki havza alanlarının yüzde 36’sında nehir akışı normalin altında bulundu. Bu oran havza sayısını veya dünyadaki toplam su miktarındaki azalmayı ifade etmiyor.
Karşılaştırmada 1991–2020 dönemi referans alınıyor. Dolayısıyla bulgu, 2025’te akışların uzun dönemli koşullardan ne ölçüde ayrıştığını gösteriyor.
Yeraltı suyu ve buzullardaki kayıp neden önemli?
WMO, karasal su depolamasında 2014–2016 döneminden bu yana süren düşüşe dikkat çekiyor. Bu gösterge yalnızca barajları değil; yeraltı suyunu, toprak nemini, yüzey sularını, karı ve buzu birlikte kapsıyor.
2025, bütün büyük buzul bölgelerinde net kütle kaybının görüldüğü üst üste dördüncü yıl oldu. Rapor, kısa dönemli nehir akışı değişimleriyle daha yavaş yenilenen su rezervlerindeki kaybın birlikte değerlendirilmesini gerektiriyor.
Su verilerindeki boşluklar planlamayı nasıl etkiliyor?
Rapor, ulusal gözlemleri, uydu ölçümlerini ve hidrolojik modelleri bir araya getiriyor. Veri kapsamı gelişse de suyla bağlantılı aşırı olaylardan yoğun etkilenen bazı bölgelerde gözlem eksikleri sürüyor.
Asya ve Afrika, son beş yılda kaydedilen suyla bağlantılı aşırı olayların en az yarısını ve bunlarla ilişkili bildirilen ölümlerin yüzde 80’den fazlasını oluşturuyor. Bu tablo, ölçüm altyapısı ve erken uyarının su yönetimindeki önemini artırıyor.
Türkiye açısından hangi sorular izlenmeli?
Yeşil Haber açısından raporun Türkiye’ye dönük takip başlığı, suyun enerji, tarım ve sanayi planlamasında nasıl hesaba katıldığı. Küresel oranları doğrudan Türkiye’ye uygulamak yerine havza bazında akış, yeraltı suyu, kar örtüsü ve rezervuar verilerini birlikte incelemek gerekiyor.
Hidroelektrik üretimi, sulama ve sanayi su ihtiyacı arasındaki ilişkiyi değerlendirecek yerel çalışmalar, bu küresel bulguların Türkiye’deki karşılığını ortaya koyabilir.
WMO küresel su kaynakları raporu
Nehir akışları, yeraltı suları, karasal su depolaması ve buzullara ilişkin bulguların yer aldığı WMO Küresel Su Kaynaklarının Durumu 2025 raporuna kurumun resmi yayın sayfasından ulaşabilirsiniz.
İlgili haberler
- 2025 iklim raporu: 15,1 °C ve %27,6 yağış açığı ile sistem baskısı
- Buzullar hızla erirken geleceğimiz ve geçim kaynaklarımız risk altında
- WMO yüzde 80 El Niño uyarısı: Gıda, enerji ve şebeke riski aynı zincirde birleşiyor
- Türkiye 2050’de su fakiri olabilir

















