Erivan’daki COP17 biyoçeşitlilik zirvesinde 2030 doğa hedeflerinin 23'ünden 22'sinde geride kalındığını anlatan Yeşil Hap kartı; yapay zekâ ile oluşturulmuş temsili illüstrasyon, gerçek bir zirve fotoğrafı değildir.
COP17 biyoçeşitlilik zirvesi 30 Ekim’de Erivan’da sona eriyor; ülkeler 2030 doğa hedeflerinin büyük bölümünde geride. Görsel: Yeşil Haber, temsili. Yapay zekâ ile oluşturulmuş temsili illüstrasyondur; gerçek bir müzakere sahnesini göstermez.

Erivan’daki biyoçeşitlilik zirvesi COP17 son günlerine girdi. Finansman açığı çözülemedi; 2030 doğa hedeflerinin 23’ünden 22’sinde dünya hedefin gerisinde.

BM Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin 17. Taraflar Konferansı (COP17), Ermenistan’ın başkenti Erivan’da son düzlüğe girdi. 19 Ekim’de başlayan zirvede bakanların katıldığı üst düzey bölüm 27–28 Ekim’de toplanıyor; kararların kabul edileceği kapanış oturumu ise resmî organizasyon planında 30 Ekim sabahı için öngörülüyor.

Zirve, 2022’de kabul edilen ve “doğa için Paris Anlaşması” olarak anılan Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi’nin ilk küresel değerlendirmesine sahne oluyor. Carbon Brief‘in 12 Ekim tarihli aktarımına göre çerçevedeki 23 hedefin 22’sinde küresel ilerleme hedeflenen düzeyde değil. Bu, her ülkeye ayrı ayrı verilmiş bir karne değil, kolektif ilerlemeye ilişkin değerlendirme. CBD’nin 15 Ekim’de yayımladığı nihai rapor özeti de hiçbir hedefin tümüyle olumlu bir tablo sunmadığını belirtiyor; raporun renkli karnesi hedefler arasındaki göreli ilerlemeyi gösteriyor. Kara ve denizlerin yüzde 30’unun korunması da geride kalan hedefler arasında.

Müzakerelerin iki ana başlığı küresel değerlendirme ve finansman. Gelişmekte olan biyoçeşitlilik zengini ülkeler daha fazla uluslararası finansman isterken Avrupa ülkeleri Çin gibi varlıklı yükselen ekonomilerin de katkı vermesini savunuyor. İklim Haber‘in aktardığına göre Fransa, Kolombiya ve Fiji’nin de aralarında bulunduğu bir koalisyon doğaya zarar veren sübvansiyonları kapsamlı biçimde reform etme taahhüdü verdi; hükümetler fosil yakıtlar gibi sektörlere hâlâ yılda yaklaşık 2,4 trilyon dolar destek sağlıyor.

Siz ne düşünüyorsunuz?

Sizce doğayı korumanın finansmanında sorumluluk yalnızca gelişmiş ülkelerde mi olmalı, yoksa büyük yükselen ekonomiler de katkı vermeli mi?

Kaynaklar

İlgili haberler


Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz