TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden ve rüzgar sanayisindeki yüzde 70 yatırım, yüzde 74 istihdam beklentisini gösteren editoryal illüstrasyon.
TÜREB araştırmasına katılan şirketlerin yaklaşık yüzde 70’i üç yılda yeni yatırım, yüzde 74’ü istihdam artışı planlıyor. Başkan Dr. İbrahim Erden, daha yüksek yerli katma değer ve teknoloji hedefini vurguluyor.

TÜREB araştırmasına katılan rüzgar sanayisi şirketlerinin yaklaşık yüzde 70’i üç yılda yatırım, yüzde 74’ü istihdam artışı planlıyor.

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından hazırlanan Türkiye Rüzgar Enerjisi Sanayisi Envanter Araştırması, katılımcı şirketlerin büyüme planlarını ve Türkiye’nin rüzgar ekipmanı üretimindeki sanayi altyapısını ortaya koydu. Kapasite artışı yatırım önceliklerinde ilk sırada yer alırken, Avrupa ülkeleriyle ihracat bağlantıları, farklı ölçeklerdeki istihdam yapısı ve AR-GE merkezlerine ilişkin veriler araştırmanın diğer başlıklarını oluşturdu.

Hızlı bakış

Rüzgar sanayisinde yatırım planları ve üretim alanları

Araştırmaya katılan şirketlerin yaklaşık yüzde 70’i önümüzdeki üç yıl içinde yeni yatırım yapmayı planlıyor. Kapasite genişletme çalışmalarının yatırım öncelikleri arasında öne çıktığı araştırma, Türkiye’de farklı türbin bileşenleri ve ekipmanlarının üretildiğini gösteriyor.

Kule, kanat ve güç elektroniği üretimi öne çıkıyor

Türkiye’de rüzgar enerjisine yönelik üretim, ana türbin bileşenlerinden özel ekipmanlara kadar geniş bir alanı kapsıyor. Kule ve kule iç aksamı en yaygın üretim alanı olarak öne çıkarken, kanat ve alt aksamları, temel bileşenler, jeneratörler ve güç elektroniği ekipmanları da üretim kalemleri arasında bulunuyor.

Elektrik ve mekanik sistemlerin yanı sıra özel bileşenlerin de Türkiye’de üretilmesi, rüzgar sanayisinin farklı ihtiyaçlara yanıt verebilen bir tedarik altyapısına sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Rüzgar türbini bileşenleri üretimini ve TÜREB araştırmasındaki yüzde 70 yatırım planını gösteren editoryal illüstrasyon.
TÜREB araştırmasına katılan şirketlerin yaklaşık yüzde 70’i önümüzdeki üç yılda yeni yatırım planlıyor. Kapasite artışı yatırım önceliklerinde ilk sırada yer alıyor.

Rüzgar ekipmanı ihracatında hangi pazarlar öne çıkıyor?

Araştırmada Almanya, İspanya, Portekiz ve Fransa, Türkiye’deki rüzgar sanayisinin başlıca ihracat pazarları arasında sıralanıyor. Çin de Avrupa dışındaki önemli pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Bulgular, Türkiye’nin özellikle Avrupa rüzgar enerjisi tedarik zincirleriyle güçlü ticari bağlantılarına işaret ediyor.

Katılımcı şirketlerin ciro ve ihracat gelirleri

Katılımcıların yüzde 52’si rüzgar enerjisi faaliyetlerinden elde ettiği ciro bakımından 500 milyon TL’nin altında yer alırken, yüzde 39’u 1 milyar TL ve üzerindeki ciro gruplarında bulunuyor. Veriler, araştırmaya farklı büyüklüklerde şirketlerin katıldığını gösteriyor.

İhracat gelirlerinde ise katılımcıların yüzde 74’ü 500 milyon TL’nin altında gelir bildiriyor. Yüzde 26’lık kesim, 1 milyar TL ile 5 milyar TL arasında ihracat geliri elde ediyor.

Türkiye, 2025’te yeni rüzgar kurulumlarında Avrupa’da ikinci oldu

WindEurope’un Şubat 2026’da yayımladığı 2025 istatistik raporuna göre Türkiye, yıl boyunca 2.142 MW yeni rüzgar enerjisi kapasitesini devreye alarak Avrupa’da Almanya’nın ardından ikinci sırada yer aldı. Tamamı karasal projelerden oluşan yeni kurulumlar, önceki yıla göre yüzde 64 arttı.

Aynı raporun ülke tablolarına göre Türkiye’nin toplam rüzgar kurulu gücü 2025 sonunda 15.935 MW’a ulaştı. Türkiye, toplam kurulu güç bakımından rapor kapsamındaki Avrupa ülkeleri arasında altıncı sırada bulunuyor.

Türkiye’nin 2025’te 2.142 MW yeni rüzgar kurulumuyla Avrupa ikinciliğini ve ekipman ihracat pazarlarını gösteren illüstrasyon.
WindEurope verilerine göre Türkiye, 2025’te 2.142 MW yeni rüzgar kurulumuyla Avrupa’da ikinci oldu. TÜREB araştırmasında Almanya, İspanya, Portekiz, Fransa ve Çin, ekipman ihracatında öne çıkan pazarlar arasında yer alıyor.

Avrupa’da yeni kurulumlar 2026’nın ilk yarısında hızlandı

WindEurope’un 1 Eylül 2026 tarihli sonbahar raporuna göre Avrupa’da yılın ilk altı ayında 8,8 GW yeni rüzgar kapasitesi devreye alındı. Bunun 6,5 GW’ı karasal, 2,3 GW’ı deniz üstü projelerden oluştu. Bu veriler, Türkiye’deki üreticilerin başlıca ihracat pazarlarının bulunduğu Avrupa’da rüzgar ekipmanına yönelik pazarın büyümeyi sürdürdüğünü gösteriyor.

Erden: Hedef daha yüksek yerli katma değer ve teknoloji

TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. İbrahim Erden, araştırmanın Türkiye’deki rüzgar sanayisinin mevcut durumunu ve önündeki fırsatları birlikte değerlendirme olanağı sunduğunu belirtti.

Türkiye’nin rüzgar enerjisinde güçlü bir üretim merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade eden Erden, farklı alanlardaki üretim kabiliyeti ve ihracat deneyiminin önemli bir birikim oluşturduğunu kaydetti. Araştırmada ortaya çıkan yatırım ve istihdam beklentilerinin, şirketlerin önümüzdeki döneme güvenle baktığını gösterdiğini söyledi.

Erden, gelecek dönemde üretim gücünü daha yüksek yerli katma değer, daha fazla teknoloji ve daha güçlü bir ihracat yapısıyla geliştirmeyi hedeflediklerini vurguladı.

Şirketlerin yüzde 74’ü istihdamını artırmayı bekliyor

Araştırmaya katılan şirketlerin yaklaşık yüzde 74’ü önümüzdeki üç yıl içinde istihdamını artırmayı öngörüyor. Bu oran, çalışan sayısını büyütmeyi bekleyen şirketlerin araştırmadaki payını ifade ediyor.

Rüzgar sanayisinde farklı istihdam ölçekleri bulunuyor

Katılımcıların yüzde 52’si doğrudan rüzgar enerjisine yönelik faaliyetlerinde 1–49 kişi istihdam ederken, yüzde 21’i 500–999 kişilik istihdam aralığında yer alıyor. Araştırma, rüzgar sanayisinin farklı iş gücü ölçeklerine sahip şirketleri bünyesinde barındırdığını ortaya koyuyor.

Yatırım teşvik belgeleri ve AR-GE merkezleri

Araştırmaya katılan şirketlerin yaklaşık yüzde 61’inin geçerli Yatırım Teşvik Belgesi bulunuyor. AR-GE merkezine sahip şirketlerin oranı ise yaklaşık yüzde 39 seviyesinde yer alıyor.

Araştırmaya ilişkin açıklamada, AR-GE ve yenilikçilik kapasitesinin artırılması, Türkiye’nin rüzgar enerjisi tedarik zincirindeki konumunu güçlendirecek başlıklar arasında değerlendiriliyor.

TÜREB araştırmasındaki yüzde 74 istihdam beklentisi, yüzde 39 AR-GE merkezi ve yüzde 61 teşvik belgesi oranlarını gösteren illüstrasyon.
Katılımcı şirketlerin yaklaşık yüzde 74’ü üç yılda istihdamını artırmayı bekliyor. Yaklaşık yüzde 39’u AR-GE merkezine, yüzde 61’i geçerli Yatırım Teşvik Belgesine sahip.

Envanter araştırması üreticilerin kabiliyetlerini görünür kılıyor

TÜREB, Türkiye Rüzgar Enerjisi Sanayisi Envanter Araştırması’nı sanayinin gelişimini düzenli olarak takip etmek amacıyla her yıl hazırlıyor. Araştırma kapsamında oluşturulan katalogda, Türkiye’de rüzgar enerjisi alanında faaliyet gösteren sanayicilere ve üreticilere yer veriliyor. Katalogla sektörün üretim kabiliyetlerinin daha görünür duruma getirilmesi amaçlanıyor.

Sizce rüzgar sanayisinde hangi destek öncelikli olmalı?

Türkiye’nin rüzgar sanayisindeki yatırım planlarını üretim, istihdam ve ihracat artışına dönüştürmek için finansmana erişim, yerli teknoloji geliştirme veya ihracat desteğinden hangisine öncelik verilmeli? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşın.

İlgili haberler


Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz