İstanbul’da paylaşımlı bisiklet sistemi 17 ilçede 2.400 elektrikli bisikletle devreye alınırken, dünya örnekleri bakım ve erişilebilirliğin önemini gösteriyor.
Hızlı bakış
- İstanbul’un 17 ilçesinde 2.400 elektrikli paylaşımlı bisikletin hizmete sunulduğu açıklandı.
- HOP, Tripy ve Yapıdrom TAZI işletmeyi üstlenirken İBB lisanslama, entegrasyon ve denetim görevlerini yürütüyor.
- 2025’te aktarılan 4.000 bisiklet hedefi ile açıklanan 2.400 bisiklet arasındaki farkın nedeni lansman açıklamasında belirtilmedi.
- Paris, Londra, New York ve Seul’de farklı ölçeklerde istasyonlu ve istasyonsuz bisiklet paylaşım modelleri uygulanıyor.
- İstanbulkart entegrasyonunun güncel kapsamı, kullanıcı ücretleri ve aktarma avantajları incelenen lansman açıklamasında yer almıyor.
- İBB’nin 2050 karbon nötr hedefiyle ilişkilendirdiği sistem için lansman açıklamasında ölçülmüş emisyon azaltımı verisi bulunmuyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) yeni paylaşımlı bisiklet modeli kapsamında, ilk etapta 17 ilçede 2.400 elektrikli bisikletin hizmete sunulduğu açıklandı. 18 Eylül 2026’da Caddebostan Sahili’nde tanıtılan ve 24 Eylül’de ANKA tarafından haberleştirilen model, metro, otobüs ve vapur yolculuklarının bisikletle tamamlanmasını hedefliyor. Yeşil Haber’in Ağustos 2025’te hazırlıklarını ele aldığı dönüşümde, artık uygulamanın günlük ulaşım içindeki karşılığını izleme aşamasına geçiliyor.
İstanbul’un yeni paylaşımlı bisiklet sistemi nasıl işleyecek?
Yeni modelin işletmecileri HOP, Tripy ve Yapıdrom (TAZI) olarak açıklandı. Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında gerçekleştirilen tanıtımda işletmeler, bisikletlerin kullanımına yönelik uygulamalarını da tanıttı. Modelde özel şirketler işletmeyi üstlenirken, İBB lisanslama, entegrasyon ve denetim görevlerini yürütüyor.

İBB’nin açıkladığı yaklaşım, bisiklet yatırımının ve işletmesinin özel şirketler tarafından karşılanmasına dayanıyor. Belediyenin kendi filosunu işletmesinden farklı olan bu yapıda, kamu tarafının hizmet standartlarını belirlemesi ve uygulamayı izlemesi önem taşıyor. Belediyeye mali yük getirmeme hedefi ise kullanıcı ücretlerinin erişilebilirliğinden ayrı değerlendirilmesi gereken bir başlık.
Toplu ulaşım bağlantısı ve İstanbulkart entegrasyonu
Sistemin ulaşım hedefi, ev veya iş yeri ile toplu taşıma durağı arasındaki ilk ve son kilometre bağlantısını güçlendirmek. Elektrik desteği, İstanbul’un eğimli güzergahlarında bisiklet kullanımını kolaylaştırma potansiyeli taşıyor. Bu potansiyelin günlük yolculuğa dönüşmesi, aktarma noktalarında bisiklet bulunabilmesine ve güzergahların güvenli olmasına bağlı.

İBB, Aralık 2025’teki model tanıtımında İstanbulkart entegrasyonunu da duyurmuştu. Bununla birlikte, Eylül 2026 lansmanına ilişkin incelenen açıklamada entegrasyonun hangi işletmecilerde ve hangi işlevlerle kullanıma açıldığı belirtilmiyor. Güncel ücretler, abonelik seçenekleri ve aktarma avantajları da bu açıklamada yer almıyor.
Eski İSBİKE deneyiminden yeni modele ne değişti?
İstanbul’da bisiklet paylaşımının geçmişi yeni lansmandan daha eskiye uzanıyor. Yeşil Haber, 16 Mart 2017 tarihli “İSPARK’tan yeşil ataklar” haberinde İSBİKE istasyonlarından bisiklet kiralanmasını ele almıştı. 27 Ağustos 2025’te yayımlanan “İstanbul’da bisiklet paylaşımında ikinci dönem: İstasyonsuz ve elektrik destekli model yolda” başlıklı yazımızda ise eski sistemin bakım ve işletme sorunlarıyla yeni modele geçiş hazırlıklarını incelemiştik.
Önceki yazımızda istasyonsuz işletme, uygulama üzerinden kiralama ve coğrafi çitleme yaklaşımı öne çıkıyordu. Coğrafi çitleme, kullanım ve park alanlarının dijital sınırlarla tanımlanmasını sağlıyor. Aynı yazıda düzenli bakım, uygun fiyatlandırma, eski bisikletlerin akıbetinin açıklanması ve kullanım verilerinin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini vurgulamıştık.
2025’teki 4.000 bisiklet hedefi ile açıklanan 2.400 arasındaki fark
Ağustos 2025 tarihli haberimizde ilk etap için 4.000 elektrik destekli bisiklet hedefi aktarılmıştı. Eylül 2026 duyurusunda hizmete sunulduğu açıklanan 2.400 bisiklet, bu sayının yüzde 60’ına karşılık geliyor. Ancak farkın aşamalı devreye almadan, işletmeci başvurularından veya kapsam değişikliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı incelenen lansman açıklamasında belirtilmiyor. Bu nedenle iki rakam arasındaki fark, nedeninin açıklığa kavuşturulması gereken bir takip konusu.
Büyük metropollerde paylaşımlı bisiklet nasıl uygulanıyor?
Paris, Londra, New York ve Seul, bisiklet paylaşımının büyük şehirlerde geniş ölçekli bir ulaşım hizmetine dönüşebildiğini gösteriyor. Ancak bu kentlerde istasyonlu, istasyonsuz, klasik ve elektrik destekli sistemler farklı bileşimlerle kullanılıyor. Filo büyüklükleri farklı tarihlere ve hizmet alanlarına ait olduğundan, sayılar doğrudan bir başarı sıralaması oluşturmuyor.

Paris: İstasyonlu sistem ile özel işletmeciler birlikte çalışıyor
Paris Belediyesi’nin Ekim 2025 açıklamasına göre, fiziksel istasyonlara bağlı Vélib’ filosunda yaklaşık 20.000 bisiklet bulunuyor. Bunun yanında Dott, Lime ve Voi, 1 Ekim 2025’ten itibaren dört yıllık düzenleme kapsamında işletmeci başına 3.000–6.000 istasyonsuz elektrikli bisikletle hizmet veriyor. Belediye, bu işletmecilerden faaliyetlerine bağlı kullanım bedeli alıyor.
Paris’in istasyonsuz modelinde park alanları da kurallarla tanımlanıyor. Bisikletler belirlenmiş alanlara bırakılabiliyor; bisiklet park demirlerinin bulunduğu noktalarda ise kapasiteye göre sınırlamalar uygulanıyor. Bu yaklaşım, İstanbul açısından istasyonsuz kullanımın düzenlenmiş park alanlarıyla birlikte tasarlanabileceğini gösteriyor.
Londra: Yaygın kullanımın yanında park ve denetim gündemi
Londra ulaşım otoritesi Transport for London’ın (TFL) Santander Cycles sistemi, 12.000’in üzerinde bisiklet ve yaklaşık 800 istasyonla çalışıyor. Filoda elektrikli bisikletler de bulunuyor. Buna ek olarak Bolt, Forest, Lime ve Voi istasyonsuz kiralama hizmeti veriyor.
Londra Meclisi’nin 15 Eylül 2026 tarihli inceleme gündemi, yaygınlaşmanın işletme sorunlarını kendiliğinden çözmediğini ortaya koyuyor. Kaldırımları kapatan bisikletler, engelli ve yaşlı yayaların erişimi, bakım standartları, kullanım verilerinin paylaşılması, park alanları ve ücret yapıları incelenecek konular arasında. İstanbul için bu deneyim, filo büyümesiyle birlikte denetim kapasitesinin de geliştirilmesinin önemine işaret ediyor.
New York: Elektrikli bisikletler yolculukların çoğunluğunu oluşturuyor
New York ile komşu New Jersey kentlerine hizmet veren Citi Bike, işletmeci Lyft Urban Solutions’ın Şubat 2026 açıklamasına göre 35.000’in üzerinde bisiklet ve 2.300 istasyondan oluşuyor. İşletmeci, 2025’te 46 milyondan fazla yolculuk yapıldığını ve bunların yüzde 70’inin elektrikli bisikletlerle gerçekleştiğini bildiriyor.
Bu ölçekte hizmetin devamı, bakım ve onarımın yanı sıra bisikletlerin talep olan noktalara yeniden dağıtılmasını gerektiriyor. İşletmeci, bataryaların elle değiştirilmesi ihtiyacını azaltmak için daha fazla istasyonun elektrik şebekesine bağlandığını da belirtiyor. Elektrik desteği kullanıcıya kolaylık sağlarken, şarj ve saha operasyonunu işletmenin temel unsurlarından biri haline getiriyor.
Seul: Bakım ağı ve parça yeniden kullanımı
Seul Belediyesi’nin Kasım 2025 açıklamasına göre Ttareungi sistemi yaklaşık 45.000 bisiklet ve 2.800 istasyona ulaşmış durumda. Belediye, 2024’te yaklaşık 43,85 milyon yolculuk kaydedildiğini bildiriyor. Bu örnek, klasik bisiklet paylaşımının da metropol ölçeğinde kalıcı bir hizmet olabileceğini gösteriyor.
Seul, bakım süreçlerinde yerel bisikletçilerle iş birliği yapıyor. Kullanılabilir parçaların toplanması, yenilenmesi ve onarımda yeniden değerlendirilmesi de sistemin bir parçası. Bu uygulama, İstanbul’daki eski bisikletlerin ve yeni filonun kullanım ömrü boyunca döngüsel ekonomi yaklaşımıyla yönetilmesi için somut bir örnek sunuyor.

İstanbul’da başarının ölçüsü hangi veriler olacak?
Dünya örnekleriyle karşılaştırıldığında 2.400 bisiklet İstanbul için başlangıç ölçeğinde bir filo. Ancak hizmetin etkisini anlamak için bisiklet sayısının yanında günlük yolculukların, araç bulunabilirliğinin, arıza nedeniyle hizmet dışı kalma sürelerinin ve toplu taşımaya aktarmaların izlenmesi gerekiyor. İlçe ve mahalle bazında hizmet dağılımı ile kullanıcıların ödediği toplam yolculuk bedeli de erişilebilirliğin değerlendirilmesini sağlayabilir.
Güvenli bisiklet yolları, aktarma noktalarına yakın park alanları ve düzenli bakım, kullanıcının hizmete güvenmesini sağlayacak başlıklar. İstanbul’un ikinci döneminde yanıtlanması gereken soru, uygulamanın günlük ulaşımda düzenli olarak tercih edilebilecek bir seçenek haline gelip gelmeyeceği.
İBB, sistemi İstanbul’un 2050 karbon nötr hedefiyle ilişkilendiriyor. Ancak incelenen lansman açıklamasında ölçülmüş bir emisyon azaltımı verisi bulunmuyor. İklim katkısını değerlendirmek için bisiklet yolculuklarının hangi ulaşım türünün yerini aldığı ve bakım, şarj ile yeniden dağıtım faaliyetlerinin etkileri de hesaba katılmalı. Bu aşamada karbon azaltımı, gerçekleşmiş bir sonuç olarak değil, izlenmesi gereken bir hedef ve potansiyel olarak ele alınmalı.
Okura soru
İstanbul’da paylaşımlı elektrikli bisikleti günlük ulaşımınızda kullanmanız için hangi koşul daha belirleyici: uygun ücret, güvenli bisiklet yolu veya toplu taşıma bağlantısı? Görüşlerinizi ve varsa kullanım deneyiminizi yorumlarda paylaşın.
İlgili Haberler
- İstanbul’da bisiklet paylaşımında ikinci dönem: İstasyonsuz ve elektrik destekli model yolda
- İSPARK’tan yeşil ataklar
- Amazon Berlin’de mikromobilite merkezi açtı: E-kargo bisikletlerle teslimat
- Martı Technologies (NYSE:MRT) NYSE’de güçleniyor

















