Aksa Enerji (IST: AKSEN) 891,41 MW depolamalı portföyde ÇED izinlerini tamamlarken Gaziantep GES ve genel kurul kararları yatırım takvimini öne çıkardı.
Hızlı bakış
- Aksa Enerji 891,41 MW depolamalı yenilenebilir portföyde ÇED izin süreçlerinin tamamlandığını duyurdu.
- Eskişehir’deki 140,91 MW depolamalı RES projesi, portföyde izin aşamasını kapatan son başlıklardan biri oldu.
- Gaziantep Pamuk Depolamalı GES, şirketin depolamalı yenilenebilir portföyünde ticari üretime geçen ilk yatırım olarak öne çıktı.
- Genel kurulda temettü dağıtılmaması, yatırım ve finansman önceliğinin korunduğunu gösterdi.
- TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporları ve bağımsız güvence süreci, AKSEN yatırım hikayesinin yönetişim boyutunu güçlendirdi.
- Yatırımcı açısından ana izleme başlıkları, proje takvimi, Net Borç FAVÖK oranı ve depolamalı portföyün ticari performansı olacak.
Aksa Enerji Üretim A.Ş. (AKSEN), Türkiye’deki depolamalı yenilenebilir enerji portföyünde izin aşamasını kapatırken, Gaziantep Pamuk Depolamalı GES ile işletme tarafında ilk ticari adımını attı. Aynı dönemde 2025 olağan genel kurulunda temettü dağıtılmaması, TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporlarının onaylanması ve 2026 yatırım takvimine ilişkin yönetim yanıtları, şirketin büyüme stratejisini yatırımcı açısından daha görünür hale getirdi.
AKSEN tarafında son gelişmeler neyi gösteriyor
Aksa Enerji tarafında son günlerde birbiriyle bağlantılı üç gelişme öne çıktı. Şirket, Eskişehir’de geliştirdiği 140,91 MW kurulu güce sahip depolamalı rüzgar enerjisi santrali için Çevresel Etki Değerlendirmesi sürecinin olumlu tamamlandığını duyurdu. Bu gelişmeyle birlikte, Türkiye’de 10 ilde planlanan depolamalı güneş ve rüzgar projelerinin ÇED izin süreçleri tamamlanmış oldu.
Şirketin depolamalı yenilenebilir enerji portföyü, 13 adet güneş ve rüzgar enerjisi santrali projesinden oluşuyor. Bu projelerde toplam kurulu güç hedefi 891,41 MW seviyesinde bulunuyor. Portföyde ayrıca Şanlıurfa’da planlanan 50 MWe / 50 MWh kapasiteli müstakil elektrik depolama tesisi de yer alıyor.
Bu gelişme, tek başına bir ÇED haberi olmanın ötesinde okunmalı. Aksa Enerji, Türkiye’de depolamalı yenilenebilir portföyünü izin aşamasından lisanslama, finansman, yatırım ve işletme aşamalarına taşıyan bir döneme giriyor. Gaziantep Pamuk Depolamalı GES’in ticari üretime başlaması ise bu geçişin ilk işletme örneği olarak öne çıkıyor.
891 MW depolamalı portföyde izin süreci neden önemli
Depolamalı yenilenebilir enerji projelerinde ÇED sürecinin tamamlanması, yatırımın çevresel izin tarafında kritik bir eşiğin aşılması anlamına geliyor. Bu aşama tek başına projenin hemen devreye alınacağı anlamına gelmiyor; ancak lisanslama, bağlantı, finansman, tedarik ve inşaat takvimi için önemli bir zemin oluşturuyor.
Aksa Enerji’nin 891,41 MW büyüklüğündeki depolamalı portföyü, Türkiye’de yenilenebilir enerji yatırımlarının yeni yönünü de yansıtıyor. Güneş ve rüzgar yatırımları artık yalnızca kurulu güç artışı olarak değil, şebeke esnekliği, depolama kapasitesi ve üretimin zaman içinde yönetilebilmesi açısından da değerlendiriliyor.
Bu nedenle portföyün tamamında ÇED izin süreçlerinin kapanması, şirketin depolamalı yenilenebilir enerji stratejisinde proje geliştirme aşamasından yatırım uygulama aşamasına geçiş sinyali olarak okunabilir. Buradaki temel soru, projelerin hangi hızla lisans, finansman ve bağlantı aşamalarına taşınacağı olacak.
Eskişehir RES projesi hangi eşiği tamamladı

Eskişehir’deki 140,91 MW depolamalı RES projesi, Aksa Enerji’nin depolamalı rüzgar portföyünün önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor. ÇED olumlu kararının alınmasıyla proje, çevresel izin sürecindeki temel engeli aşmış oldu.
Depolamalı RES projeleri, rüzgar üretimindeki saatlik ve günlük değişkenliği yönetebilme potansiyeli nedeniyle klasik rüzgar santrallerinden ayrılıyor. Batarya depolama sistemleri, üretimin yüksek olduğu saatlerde elektriğin sisteme daha dengeli aktarılmasına ve piyasa fiyatlarının daha uygun olduğu zamanlarda değerlendirilebilmesine imkan sağlayabiliyor.
Eskişehir projesi bu açıdan yalnızca yeni bir rüzgar santrali yatırımı değil, üretim ile depolamanın aynı portföy stratejisi içinde kurgulandığı yeni nesil yenilenebilir enerji yatırım modeli olarak değerlendirilebilir.
Gaziantep Pamuk Depolamalı GES neyi temsil ediyor
Aksa Enerji’nin depolamalı yenilenebilir enerji portföyünde işletme tarafındaki ilk ticari adım Gaziantep’te atıldı. Gaziantep Pamuk Depolamalı GES, gerekli onay süreçlerinin tamamlanmasının ardından ticari üretime başladı.
Şirket açıklamalarına göre proje 40,5 MWe elektriksel kurulu güç, 58 MWp mekanik kurulu güç ve 48.169 MWh depolama kapasitesiyle öne çıkıyor. Bu büyüklük, projenin yalnızca üretim kapasitesiyle değil, depolama teknolojilerinin şebeke esnekliğine katkısı açısından da izlenmesini gerektiriyor.

Gaziantep Pamuk Depolamalı GES’in önemi, Aksa Enerji’nin depolamalı yenilenebilir enerji alanında faaliyete geçen ilk yatırımı olmasından kaynaklanıyor. Bu proje, portföydeki diğer depolamalı GES ve RES projeleri için de ticari işletme deneyimi, teknik performans ve finansal model açısından referans oluşturabilir.
Kızılorda santrali global büyüme stratejisinde nerede duruyor
Aksa Enerji’nin son dönem gündemi yalnızca Türkiye’deki depolamalı yenilenebilir yatırımlarla sınırlı değil. Şirket, Kazakistan’daki 264 MW kurulu güce sahip Kızılorda Kombine Isı ve Enerji Santrali’ni de tam kapasiteyle devreye aldı.
Kızılorda projesi, 15 yıllık kapasite anlaşması kapsamında işletiliyor. Bu yapı, şirket açısından öngörülebilir gelir modeli ve uluslararası portföy çeşitliliği bakımından önem taşıyor. Türkiye’de depolamalı yenilenebilir portföy büyürken, yurt dışındaki kapasite anlaşmalı santraller şirketin nakit akışı ve ülke çeşitliliği stratejisinin ayrı bir ayağını oluşturuyor.
Bu nedenle AKSEN hikayesi iki kanaldan ilerliyor: Türkiye’de depolamalı yenilenebilir enerji yatırımları, yurt dışında ise kapasite anlaşmalı üretim modeli. Bu ikili yapı, şirketin 2030 hedefleri açısından kaynak, ülke ve gelir çeşitliliğini aynı anda yönetmeye çalıştığını gösteriyor.
Genel kurul yatırımcıya hangi sinyalleri verdi
Aksa Enerji’nin 2025 olağan genel kurulu 9 Haziran 2026’da İstanbul’da yapıldı. Genel kurul tutanağına göre şirketin 1.226.338.236 TL sermayesine karşılık toplam 1.004.618.170 TL nominal pay toplantıda temsil edildi. Bu oran, genel kurulda güçlü bir temsil ve karar alma zemini oluştuğunu gösteriyor.
Genel kurulda 2025 yılı finansal tabloları, faaliyet raporu, bağımsız denetim raporu özeti ve 2024 ile 2025 yıllarına ait TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporları görüşüldü. Şirketin 2025 yılı faaliyetlerinin karla sonuçlandığı belirtilmesine rağmen, şirket ve bağlı ortaklıkların sermaye gereksinimleri, yatırım ve finansman planları dikkate alınarak kar dağıtımı yapılmaması kabul edildi.
Temettü dağıtılmaması, yatırımcı açısından kısa vadeli nakit getiri yerine büyüme ve yatırım finansmanı önceliğinin korunduğunu gösteriyor. Bu karar, özellikle depolamalı yenilenebilir enerji projeleri, uluslararası santral yatırımları ve finansman ihtiyacı birlikte değerlendirildiğinde şirketin sermaye kullanım önceliklerini ortaya koyuyor.
Net Borç FAVÖK ve yatırım takvimi soruları
Genel kurul soru-cevap bölümünde pay sahipleri, 2026’da devreye girecek kapasitelere ilişkin gecikme olup olmadığını, Net Borç/FAVÖK oranının ne zaman zirve yapacağını ve ilk çeyrekteki zayıf FAVÖK performansının yılın geri kalanında telafi edilip edilmeyeceğini sordu.
Şirket yönetimi, hem yurt içi hem de yurt dışındaki yatırımların planlandığı gibi ilerlediğini belirtti. Net Borç/FAVÖK oranının 2026 yıl sonuna kadar 4x seviyesini aşmamasının beklendiği ifade edildi. Ayrıca yaz aylarında sıcaklık artışlarıyla birlikte 3. ve 4. çeyreklerde olumlu FAVÖK performansı beklendiği aktarıldı.
Bu yanıtlar, yatırımcı açısından iki kritik göstergeyi öne çıkarıyor: yatırım takviminde gecikme olup olmadığı ve borçluluk rasyosunun hangi seviyede dengeleneceği. Depolamalı yenilenebilir enerji portföyünün hayata geçiş hızı, bu iki başlığın birlikte yönetilmesine bağlı olacak.
Temettü, geri alım ve sermaye artırımı başlıkları
Genel kurulda temettü, sermaye artırımı ve geri alım planları da soruldu. Şirket yanıtında yatırım sürecinde olunması nedeniyle temettü dağıtımı yapılmadığı belirtildi. Geri alım programının gündemde olmadığı, sermaye artırımı konusunda ise alınmış resmi bir karar bulunmadığı ifade edildi.
Bu açıklama, AKSEN tarafında kısa vadede yatırımcı getirisinin temettüden çok büyüme, kapasite artışı, proje devreye alma ve faaliyet karlılığı üzerinden izleneceğini gösteriyor. Bu nedenle piyasanın odağı, 2026’da devreye girecek kapasite takvimi ve finansal kaldıraç göstergeleri üzerinde kalacak.
TSRS ve bağımsız güvence neden öne çıktı
Genel kurulda 2024 ve 2025 yıllarına ait Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları ile uyumlu sürdürülebilirlik raporları onaylandı. Bu adım, Aksa Enerji’nin sürdürülebilirlik raporlamasını yalnızca gönüllü iletişim aracı olmaktan çıkarıp kurumsal yönetim gündeminin parçası haline getirdiğini gösteriyor.
Ayrıca 2026 yılı finansal tabloların bağımsız denetimi ile KGK tarafından yayımlanan Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları kapsamında 2025 ve 2026 yılı zorunlu güvence bağımsız denetimini gerçekleştirmek üzere DRT Bağımsız Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik A.Ş.’nin seçimi onaylandı.

Bu karar, Yeşil Endeks açısından önemli. Çünkü enerji şirketlerinde yatırım hikayesi artık yalnızca kurulu güç, üretim ve FAVÖK üzerinden okunmuyor. Emisyon, sürdürülebilirlik raporlaması, zorunlu güvence denetimi, finansmana erişim ve uluslararası yatırımcı görünürlüğü de aynı çerçevenin parçası haline geliyor.
Küresel fon görünürlüğü ne anlatıyor
Aksa Enerji’nin genel kurul hazır bulunanlar listesinde Kazancı Holding ve bireysel pay sahiplerinin yanı sıra çok sayıda uluslararası kurumsal yatırımcı, endeks fonu ve emeklilik fonu adı yer alıyor. Hazirun listesinde Vanguard, Amundi, iShares, State Street, Legal and General, The People’s Bank of China, Government of Norway, Teacher Retirement System of Texas ve çeşitli gelişen piyasa fonları gibi kurumlar görünüyor.
Bu veri, söz konusu kurumların AKSEN payında görünür olduğunu gösterir. Ancak bu bilgi, bu kurumların şirkete yeni finansman sağladığı, borçlanma aracı taşıdığı ya da herhangi bir yatırım tavsiyesi verdiği anlamına gelmez. Hazirun listesi pay sahipliği ve temsil verisidir.
Buna rağmen küresel fon görünürlüğü önemlidir. Çünkü enerji dönüşümü, depolamalı yenilenebilir enerji yatırımları ve TSRS uyumlu raporlama başlıkları, şirketleri yalnızca yerel yatırımcıların değil, uluslararası endeks ve sürdürülebilirlik odaklı fonların da izleme alanına sokuyor. Bu nedenle AKSEN’de depolamalı portföy ve kurumsal yönetişim birlikte okunmalı.
Yeşil ekonomi açısından neden önemli
Aksa Enerji’nin son gelişmeleri, Türkiye’de enerji dönüşümünün iki farklı boyutunu aynı anda gösteriyor. Bir yanda depolamalı GES ve RES projeleriyle yenilenebilir elektrik üretiminin şebekeye daha esnek biçimde entegre edilmesi hedefleniyor. Diğer yanda şirketin yatırım finansmanı, borçluluk rasyosu, temettü politikası ve sürdürülebilirlik raporlaması yatırımcı açısından belirleyici hale geliyor.
Depolamalı yenilenebilir enerji projeleri, güneş ve rüzgar üretiminin zaman içinde daha yönetilebilir hale gelmesini sağlayabilir. Bu projeler, üretim ile tüketim arasındaki zaman farkını azaltarak sistem esnekliğine katkı sunabilir. Bu nedenle batarya depolama, yenilenebilir enerji yatırımlarının yalnızca teknolojik değil, finansal ve stratejik değerini de artıran bir unsur olarak öne çıkıyor.
Ancak bu dönüşüm yüksek yatırım ihtiyacı ve uzun geri dönüş süresi gerektiriyor. Bu nedenle AKSEN dosyasında yatırımcı açısından asıl soru yalnızca kaç MW kapasite kurulacağı değil, bu kapasitenin hangi finansman yapısıyla, hangi borçluluk seviyesiyle ve hangi nakit akışı görünümüyle devreye alınacağıdır.
Bundan sonra hangi başlıklar izlenecek
Aksa Enerji tarafında izlenecek ilk başlık, Eskişehir depolamalı RES projesinin ÇED sonrası lisanslama, bağlantı, finansman ve yatırım takvimi olacak. ÇED sürecinin tamamlanması önemli bir eşik olmakla birlikte, projenin gerçek yatırım aşamasına geçişi sonraki izin ve finansman adımlarına bağlı olacak.
İkinci başlık, Gaziantep Pamuk Depolamalı GES’in ticari üretim performansı olacak. Projenin üretim sürekliliği, depolama kullanımı, şebeke entegrasyonu ve finansal katkısı, şirketin diğer depolamalı yenilenebilir projeleri için referans niteliği taşıyabilir.
Üçüncü başlık, 2026’da devreye alınması beklenen yurt içi ve yurt dışı kapasite takviminin genel kurulda ifade edildiği gibi planlandığı şekilde ilerleyip ilerlemeyeceği olacak. Kızılorda santrali gibi kapasite anlaşmalı projeler, şirketin uluslararası portföyündeki öngörülebilir gelir yapısı açısından izlenecek.
Dördüncü başlık, Net Borç/FAVÖK oranı ve FAVÖK performansı olacak. Şirket yönetiminin genel kurulda 2026 yıl sonuna kadar 4x seviyesinin aşılmaması beklentisini paylaşması, piyasanın izleyeceği ana finansal eşiklerden birini ortaya koyuyor.
Beşinci başlık ise TSRS uyumlu raporlama ve zorunlu güvence denetimi olacak. Enerji şirketlerinde sürdürülebilirlik verilerinin güvence kapsamına girmesi, finansmana erişim, kurumsal yatırımcı ilgisi ve yeşil ekonomi sınıflandırmaları açısından giderek daha belirleyici hale geliyor.
AKSEN hikayesinde yatırımcı için ana soru ne
AKSEN’de son gelişmeler, şirketin depolamalı yenilenebilir enerji portföyünü izin ve işletme aşamasına taşırken aynı zamanda uluslararası kapasite anlaşmalı büyüme modelini sürdürdüğünü gösteriyor. Bu tablo, şirketi yalnızca geleneksel elektrik üreticisi olarak değil, enerji dönüşümünün finansman ve depolama boyutunda izlenen bir oyuncu haline getiriyor.
Yatırımcı açısından ana soru şu olacak: Aksa Enerji, 891,41 MW depolamalı yenilenebilir portföyünü zamanında devreye alırken borçluluk, nakit akışı ve FAVÖK performansını aynı anda yönetebilecek mi?
Bu sorunun yanıtı, Eskişehir RES’in yatırım takviminde, Gaziantep Pamuk Depolamalı GES’in ticari performansında, Kızılorda gibi uluslararası projelerin katkısında ve 2026 finansallarında daha net görülecek.
Kaynak notu: Bu içerikte kullanılan başlıca veriler Aksa Enerji’nin KAP açıklamaları, 2025 olağan genel kurul tutanağı, KAP 1615384 genel kurul sonucu, KAP 1615407 bağımsız denetçi seçimi bildirimi, şirket açıklamalarına dayalı Gaziantep Pamuk Depolamalı GES duyurusu ve Eskişehir depolamalı RES ÇED sürecine ilişkin kamuya açık açıklamalardan derlenmiştir.
Okura soru
Sizce AKSEN’de 891,41 MW depolamalı portföyün yatırım değerini en çok hangi unsur belirleyecek: ÇED izinlerinin tamamlanması mı, Gaziantep GES’in ticari performansı mı, yoksa Net Borç FAVÖK görünümü mü?
İlgili haberler
- Aksa Enerji ilk çeyrekte 3,3 milyar TL FAVÖK açıkladı, Afrika ve Orta Asya yatırımlarını büyütüyor
- EPDK, Aksa Enerji’nin Kırşehir Alıç depolamalı GES projesi için üretim lisansını onayladı
- Aksa Enerji 343 MW depolamalı yenilenebilir enerji ön lisansı aldı
- Aksa’nın Balıkesir Depolamalı RES ÇED raporu halkın görüşüne açıldı
- Aksa Enerji 2028’de FAVÖK’ünü üçe katlamayı hedefliyor
- Aksa Enerji’de üst yönetim yeniden yapılandı: Naci Ağbal CEO oldu
- Aksa Enerji 2025 üçüncü çeyrekte 31,1 milyar TL gelir ve yüzde 32 FAVÖK marjı açıkladı
- EPDK beş depolamalı enerji projesine lisans verdi
- EPDK depolamalı tesislere yeni kapasite tahsisini durdurdu, hibrit dönüşümü öne aldı
- IC Enterra’nın Çelebi ve Kanara depolamalı RES projeleri ÇED onayı aldı

















