Polonya kabinesi 7 Ocak 2026’da, şebeke bağlantı süreçlerini hızlandırmayı ve spekülatif “ghost capacity” başvurularını azaltmayı hedefleyen enerji yasası değişiklik taslağını onayladı. Taslak, bağlantı bekleme sürelerini kısaltmayı ve gerçekçi olmayan kapasite taleplerini caydırmayı amaçlıyor.
Şebeke bağlantı kuyruğunu büyüten “ghost capacity” sorunu
Polonya’da bağlantı başvuruları, kapasite rezervasyonu yapılıp yatırımın hayata geçirilmemesi nedeniyle “ghost capacity” olarak adlandırılan bir aşırı rezervasyon sorununa dönüştü. Bu durum, şebeke esnekliği ve yenilenebilir entegrasyonu için yatırım ihtiyacı artarken, gerçek projelerin bağlantı hakkına erişimini zorlaştırıyor.
Yetkililer, bağlantı bekleme sürelerinin bazı durumlarda yaklaşık 3 yıla kadar uzadığını belirtiyor. Taslak düzenleme, kapasiteyi yıllarca bloke eden spekülatif başvuruların önünü keserek bu süreleri aşağı çekmeyi hedefliyor.
Bağlantı sürecinde zaman çizelgesi yarıya indiriliyor
Taslak düzenleme, geliştiricilerin ilk aşamadaki bağlantı koşullarını kesin bağlantı anlaşmasına dönüştürmesi için tanınan süreyi yarıya indirmeyi öngörüyor. Bu adım, “niyet beyanı” seviyesinde kalan başvuruların sistemde uzun süre bekleyerek kapasiteyi kilitlemesini azaltmayı amaçlıyor.
Daha kısa zaman penceresi, projelerin izin, finansman ve teknik hazırlıklarını netleştirmeden başvuru yapmasını zorlaştırarak kapasiteyi daha hızlı şekilde aktif yatırımlara yönlendirmeyi hedefliyor.
Başvuru ücretleri spekülatif talepleri caydıracak şekilde artırılıyor
Taslak, şebeke bağlantı taleplerine ilişkin ücret ve/veya depozito yükünü artırarak spekülatif başvuruları azaltmayı hedefliyor. Amaç, “her ihtimale karşı” yüksek kapasite talep eden başvuruların maliyetini yükselterek yalnızca uygulanabilir projelerin başvuruda bulunmasını teşvik etmek.
Bu yaklaşım, sınırlı şebeke kapasitesinin daha şeffaf ve adil biçimde tahsis edilmesine, aynı zamanda bağlantı kuyruğunun temizlenmesine yardımcı olmayı amaçlıyor.
Veri merkezleri örneği: Talep projeksiyonu ile başvurular arasındaki uçurum
Polonya iletim sistemi işletmecisi PSE’nin geçen yıl paylaştığı verilere göre, veri merkezleri için şebekeye bağlanmak üzere iletilen talepler 130 GW düzeyine çıktı. Buna karşılık sektör uzmanları, ülkede veri merkezlerinden kaynaklı gerçek talep artışının 2034’e kadar yalnızca 1,2 GW seviyesinde olabileceğini öngörüyor.
Bu fark, “ghost capacity” tartışmasının merkezinde yer alıyor: yüksek hacimli, ancak fiili yatırımla desteklenmeyen talepler, yenilenebilir üretim, depolama ve sanayi elektrifikasyonu gibi alanlarda bağlantı planlamasını zorlaştırıyor.
Şebeke yatırımı ve yenilenebilir entegrasyonu baskısı aynı anda büyüyor
Polonya’da yenilenebilir kaynakların elektrik üretimindeki payının 2035’te %60’ın üzerine çıkması bekleniyor; bu oran bugün yaklaşık %30 seviyesinde. Bu dönüşüm, iletim altyapısının esnekliğini artırmayı ve kesintili üretimin sisteme entegrasyonunu hızlandırmayı zorunlu kılıyor.
PSE’nin sistem ihtiyaçlarına ilişkin çerçevede, 2034’e kadar 80 GW’tan fazla yeni yenilenebilir kapasitenin ve 15 GW enerji depolamanın şebekeye entegre edilmesi gündemde. Taslak düzenleme, bu ölçekli yatırım dalgası öncesinde bağlantı mekanizmasını daha işlevsel hale getirmeyi hedefliyor.
Yasalaşma süreci: Parlamento ve cumhurbaşkanı onayı bekleniyor
Kabine onayı, düzenlemenin yürürlüğe girmesi için yeterli değil. Taslak değişikliklerin yasalaşması için parlamentoda kabul edilmesi ve cumhurbaşkanı tarafından imzalanması gerekiyor.
Yürürlüğe girmesi halinde düzenleme, şebeke bağlantılarında süre baskısını artırarak kapasiteyi daha hızlı gerçek yatırımlara yönlendirmeyi ve spekülasyon kaynaklı tıkanıklıkları azaltmayı amaçlıyor.
Türkiye için izlenmesi gereken bir düzenleme örneği
Polonya’nın şebeke bağlantılarında “ghost capacity” sorununa karşı attığı bu adım, Türkiye’de son haftalarda yoğun biçimde gündeme gelen enerji şebekesi tıkanıklıkları açısından dikkatle izlenmesi gereken bir örnek sunuyor. Türkiye’de de yenilenebilir enerji, depolama ve veri merkezi yatırımlarının artmasıyla birlikte, kapasite rezervasyonu ile fiili yatırım arasındaki kopukluk daha görünür hale geliyor.
Son bir ayda enerji şebekesi planlaması, bağlantı kuyrukları ve spekülatif kapasite başvurularına ilişkin yapılan tartışmalar, bağlantı süreçlerinin şeffaflığı ve süre yönetiminin kritik önemini ortaya koydu. Polonya örneği, bağlantı sürelerinin kısaltılması ve maliyet temelli caydırıcılık mekanizmalarının, Türkiye’de şebeke kapasitesinin daha etkin kullanılmasına yönelik politika tartışmalarında referans alınabilecek somut bir çerçeve sunuyor.
İlgili haberler
- Türkiye elektrik şebekesi: Üretim değil akış krizi, dijital ikiz ve yaşayan plan
- Gebze veri merkezleri: Yapay zeka şebeke darboğazı
- Akıllı şebekeden yapay zeka ile şebeke zekasına geçiş
- 667 santral YEKDEM 2026: Lisanssız GES ve şebeke sınırı
- IEA, yapay zeka çağında yeni enerji darboğazına karşı uyardı
- TEİAŞ Dünya Bankası 750 milyon dolar kredi: Akıllı şebeke yatırımı

















