Türkiye Yeşil Taksonomisi yürürlüğe girdi; finansal kuruluşların zorunlu raporlaması için 1 Ocak 2029’a kadar geçiş süresi tanındı.
Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği, 24 Eylül 2026 tarihli ve 33380 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenleme, ekonomik faaliyetlerin çevresel sürdürülebilirliğini değerlendirecek sınıflandırma sisteminin esaslarını belirliyor. Sürdürülebilir yatırımlara finansman akışının desteklenmesi ve yeşile boyamanın önlenmesi amaçlanırken reel sektör ile finansal kuruluşlar için farklı raporlama hükümleri getiriliyor.
Hızlı bakış
- Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği, 24 Eylül 2026’da yayımlanarak yürürlüğe girdi.
- Taksonomiyle uyum için çevresel katkı, diğer hedeflere önemli zarar vermeme ve asgari sosyal koruma şartlarının birlikte sağlanması gerekiyor.
- Ek-1; yenilenebilir enerji, şebeke ve depolamanın yanında belirli nükleer ve fosil gaz faaliyetlerini de kapsıyor.
- Finansal kuruluşların zorunlu taksonomi raporlaması için 1 Ocak 2029’a kadar geçiş süresi tanınıyor.
- Reel sektörde raporlama gönüllü tutulurken finansal kuruluşlar ilgili işlemler için müşterilerinden taksonomi raporu talep edebilecek.
- Raporlamada uygun ve uyumlu faaliyetlerin hasılat, yatırım harcaması ve işletme giderleri içindeki payları izlenecek.
Taksonomi kapsamında bulunmak neden tek başına yeterli değil?
Yönetmelik, “uygun ekonomik faaliyet” ile “uyumlu ekonomik faaliyet” arasında ayrım yapıyor. Uygun ekonomik faaliyet, yönetmeliğin Ek-1 listesindeki faaliyetleri ifade ediyor. Bir faaliyetin listede bulunması, çevresel sürdürülebilirlik şartlarını sağladığının kabul edildiği anlamına gelmiyor.
Taksonomiyle uyumlu sayılmak için üç şartın birlikte karşılanması gerekiyor: Çevresel hedeflerden en az birine önemli ölçüde katkı sağlamak, diğer çevresel hedeflerin hiçbirine önemli zarar vermemek ve asgari sosyal koruma önlemlerine uymak. Faaliyetlerin değerlendirilmesinde ilgili teknik tarama kriterleri esas alınacak.

Altı çevresel hedef ve sosyal koruma birlikte değerlendirilecek
Düzenleme; sera gazı emisyonlarının azaltımı, iklim değişikliğine uyum, su ve deniz kaynaklarının korunması, döngüsel ekonomiye geçiş, kirliliğin önlenmesi ve kontrolü ile biyoçeşitliliğin ve ekosistemlerin korunması ve restorasyonunu kapsıyor.
Asgari sosyal koruma hükümleri ise ILO temel sözleşmelerindeki ilkeleri, insan haklarını, OECD Çok Uluslu Şirketler Rehberi’ni, Birleşmiş Milletler İş Dünyası ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri’ni ve ulusal çalışma ve sosyal güvenlik mevzuatını içeriyor.
Ek-1 hangi enerji ve sanayi faaliyetlerini kapsıyor?
Yönetmelikle birlikte yayımlanan Ek-1 sektör ve faaliyet listesi, faaliyetleri altı çevresel hedef altında sınıflandırıyor. Enerji ve imalatın yanında ormancılık, ulaştırma, inşaat ve emlak, su ve atık yönetimi, bilgi ve iletişim, tarım, turizm ve çeşitli hizmet faaliyetleri de listede bulunuyor.
Sera gazı emisyonlarının azaltımı bölümünde fotovoltaik elektrik üretimi 4.1, rüzgardan elektrik üretimi 4.3, elektrik iletimi ve dağıtımı 4.9, elektriğin depolanması ise 4.10 başlığı altında yer alıyor. Elektrik iletimi, dağıtımı ve depolama bu bölümde kolaylaştırıcı faaliyet olarak tanımlanıyor.
İmalat bölümünde yenilenebilir enerji teknolojileri, bataryalar ve binalarda enerji verimliliği ekipmanları bulunuyor. İnşaat ve emlak bölümünde mevcut binaların yenilenmesi, enerji verimliliği ekipmanlarının kurulumu ve binalarla bağlantılı elektrikli araç şarj istasyonları da kapsama alınıyor.

Nükleer ve fosil gaz faaliyetlerinin listede bulunması ne anlama geliyor?
Ek-1’in emisyon azaltımı bölümünde bazı nükleer enerji faaliyetleri ile fosil gaz yakıtlarından elektrik üretimi ve belirli ısıtma-soğutma faaliyetleri geçiş faaliyeti olarak listeleniyor. Yönetmelik, geçiş faaliyetlerini düşük karbonlu alternatiflerin henüz mevcut olmadığı sektörlerde dönüşümü destekleyen ve bu alternatiflerin gelişmesini engellemeyen faaliyetler olarak tanımlıyor.
Bu başlıkların listede bulunması, bütün nükleer veya doğal gaz projelerine koşulsuz yeşil statüsü verildiği anlamına gelmiyor. Her faaliyet için teknik tarama kriterleri, diğer çevresel hedeflere önemli zarar vermeme şartı ve sosyal koruma hükümleri birlikte değerlendirilecek. Ek-1, faaliyet kapsamını gösteriyor; tek başına proje bazında uyum belgesi oluşturmuyor.
Reel sektörde raporlama gönüllü, finans sektöründe yükümlülük var
Yönetmeliğin 13. maddesi, Ek-1’deki faaliyetlerden en az birini yürüten kurum, kuruluş ve işletmelerin yayımlanacak şablonlara göre raporlama yapabileceğini belirtiyor. Bu hüküm, listedeki bütün reel sektör işletmelerine doğrudan ve genel bir zorunlu raporlama yükümlülüğü getirmiyor.
Bankalar, aracı kurumlar, yatırım ortaklıkları, portföy yönetim şirketleri, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri için ise raporlama zorunluluğu düzenleniyor. Bu kuruluşların raporlama usul ve esasları, ilgili alanlarına göre SPK, BDDK ve SEDDK tarafından belirlenecek.

Finansal kuruluşlar, kendi raporlamalarına konu olabilecek işlemler bakımından reel sektör müşterilerinden taksonomi raporlaması talep edebilecek. Kendi performans göstergelerini hesaplarken raporlama yapan işletmelerin güncel verilerini ve göstergelerini esas alacaklar.
Yeşil Haber’in değerlendirmesine göre bu yapı, doğrudan zorunlu raporlama kapsamında olmayan işletmelerin de finansman ilişkileri nedeniyle faaliyet ve yatırım verilerini hazırlamasını gerektirebilir.
1 Ocak 2029 geçiş süresi kimleri kapsıyor?
Geçici maddeye göre zorunlu raporlama kapsamındaki finansal kuruluşlar, 1 Ocak 2029’a kadar taksonomi raporlaması yapmak zorunda değil. Bu tarih, yönetmeliğin yürürlüğe girişini ertelemiyor; finansal kuruluşların zorunlu raporlamasına ilişkin geçiş süresini belirliyor.
Genel raporlama kuralı, raporların mali tablo döneminin bitimini takip eden altıncı ayın sonunda Çevrimiçi Taksonomi Yönetim Sistemine yüklenmesini öngörüyor. Özel hesap dönemi kullanan işletmelerde bu dönemin sonu dikkate alınacak. Raporlama, yapıldığı tarihten önceki yıla ait dönemi kapsayacak.
Dolayısıyla 1 Ocak 2029’u bütün kuruluşların raporlarını aynı gün teslim edeceği tarih olarak okumamak gerekiyor. Uygulama takvimi, geçiş hükmü ile dönem ve rapor teslim kurallarının birlikte değerlendirilmesini gerektiriyor.
Hasılat, yatırım harcaması ve işletme giderleri nasıl ölçülecek?
Taksonomi raporlamasında, uygun veya uyumlu ürün ve hizmetlerden elde edilen hasılatın, yatırım harcamalarının ve işletme giderlerinin oranları temel göstergeler arasında bulunuyor. Finansal kuruluşlar için de faaliyetlerinin çevresel hedefleri ne ölçüde dikkate aldığını ve bu hedeflere katkısını gösteren oranlar kullanılacak.

Yönetmelik, reel sektör raporlamasında yüzde 10 eşiğine bağlı bir düzenleme de getiriyor. Ek-1 kapsamındaki uygun faaliyetlerden kaynaklanan hasılatın, yatırım harcamasının veya işletme giderinin ilgili toplam içindeki payı yüzde 10’un altında olduğunda, ilgili anahtar performans göstergesi raporlamaya dahil edilmeyebilecek.
Bu hüküm, şirketin tamamının taksonomiyle uyumlu sayılması veya bütün raporlama şartlarından muaf tutulması anlamına gelmiyor; ilgili göstergenin raporlama kapsamına alınmasına ilişkin bir kolaylık sağlıyor.
Teknik kriterler nasıl belirlenecek, katı fosil yakıtlar nasıl ele alınacak?
Teknik tarama kriterlerini İklim Değişikliği Başkanlığı belirleyecek ve resmi internet sitesinde yayımlayacak. Kriterlerin mümkün olduğunca niceliksel, bilimsel kanıtlara dayalı, doğrulanabilir ve faaliyetlerin yaşam döngüsü etkilerini dikkate alan bir yapıda olması öngörülüyor.
Yönetmeliğin 11. maddesi, belirlenecek teknik kriterler doğrultusunda katı fosil yakıtlar kullanılan üretim faaliyetlerinin çevresel açıdan sürdürülebilir ekonomik faaliyetler olarak değerlendirilmeyeceğini düzenliyor. Bu hüküm, taksonomi sınıflandırmasına ilişkin; tek başına tesis kapatma veya üretim yasağı kararı oluşturmuyor.
Teknik kriterlerde güncelleme yapılması halinde güncel metinler her yıl 15 Aralık’a kadar yayımlanacak ve takip eden yıldan itibaren geçerli olacak.
Raporlar kamuya açık olacak, doğrulama esasları ayrıca belirlenecek
Çevrimiçi Taksonomi Yönetim Sistemine yüklenen raporların kamuoyuna açık olması esas kabul ediliyor. Sisteme yüklenen rapor dışındaki bilgi ve belgelerin üçüncü taraflarla paylaşılması ise ilgili kurum ve şirketlerin iznine bağlanıyor.
Taksonomi geçiş planı, raporun tamamlayıcı unsuru olarak tanımlanıyor. Geçiş planı ve raporların doğrulanmasına ilişkin usul ve esaslar İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından belirlenecek.

Raporlama için gerekli bildirim, bilgi ve belge verme yükümlülüklerini yerine getirmeyenler açısından İklim Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre idari para cezası uygulanması öngörülüyor.
Yatırımcılar ve şirketler açısından ne değişiyor?
Türkiye Yeşil Taksonomisi, finansman kararlarında ve çevresel sürdürülebilirlik iddialarında ortak bir değerlendirme çerçevesi oluşturuyor. Bununla birlikte yönetmelik, listede yer alan her faaliyete otomatik kredi, hibe veya belirli bir faiz avantajı sağlamıyor.
Yeşil Haber’in değerlendirmesine göre şirketler açısından öncelik, faaliyetlerini Ek-1 ile eşleştirmek ve hasılat, yatırım harcaması ve işletme giderlerini bu faaliyetler temelinde ayırabilecek veri altyapısını hazırlamak olacak. Finansal kuruluşlar açısından ise müşterilerden alınacak verilerin güncelliği, teknik kriterlerle tutarlılığı ve raporlama sistemlerine aktarılması belirleyici hale gelecek.
Okura soru
Türkiye Yeşil Taksonomisi’ne hazırlıkta şirketler için en büyük güçlük sizce faaliyetleri sınıflandırmak, güvenilir veri toplamak veya teknik kriterlere uyum sağlamak mı olacak? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşın.
İlgili haberler
- Yeşil finans stratejisi şirketler için yeni veri dönemini başlatıyor
- SPK yüzde 50 ücret indirimi getirdi: Sosyal tahvil ve sürdürülebilirlik bağlantılı araçlar
- Çevreci reklamda yeni dönem: Yeşil aklama yönetmeliği
- Kapsam 3 ve finanse edilen emisyonların raporlanması
















