Responsible programının 2026 destek limitleri yükselirken, EU ETS karbon fiyatlarının 80 euro eşiğini test etmesi SKDM dönemi öncesinde Türk ihracatçısının mali baskısını artırıyor.
Hızlı bakış
- Responsible programı 2026 destek üst limiti 17,6 milyon TL’ye yükseldi ve harcamaların yüzde 50’si hibe olarak karşılanıyor
- EU ETS karbon fiyatları 80 euro/ton seviyesini test ediyor ve bu seviye SKDM maliyetini doğrudan artırıyor
- SKDM 1 Ocak 2026 itibarıyla mali yükümlülük dönemine geçti ve Türk ihracatçısı karbon faturası ile karşı karşıya
- Soğuk hava ve düşük rüzgar üretimi nedeniyle kömür santrallerinin devreye girmesi karbon fiyatlarını yukarı itiyor
- Responsible gibi programlar yeşil dönüşüm maliyetini paylaşırken, düşük karbonlu üretim artık rekabet zorunluluğu haline geliyor
Responsible Programı: Yeşil mutabakata uyumun “Turquality” modeli

Responsible, T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından 5973 sayılı ihracat destekleri hakkında karar kapsamında kurgulanmış bir kurumsal sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm destek programı. Programın amacı, Türk şirketlerinin kurumsal sürdürülebilirlik altyapısını kurmak, karbon ve su ayak izini ölçmek, azaltmak ve bunları uluslararası standartlara göre raporlayabilir hale getirmektir.
Responsible, AB Yeşil Mutabakatı’nın özellikle Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) üzerinden Türk mallarını pazardan dışlama riskine karşı bir tür “kalkan” işlevi görür. Sadece finansman sağlamakla kalmaz, şirketlere yeşil dönüşüm yol haritası çıkaran bir rehber ve prestij etiketi olarak da konumlanır.
2026 Responsible destek limitleri ve artış oranı
Yeşil mutabakata uyum projesi desteği kapsamında firmaların yararlanabileceği destek üst limitleri, her yıl (TÜFE + Yİ-ÜFE) / 2 formülüyle belirlenen yeniden değerleme oranına göre güncellenir. 2025 yılında 13.645.000 TL olan firma başına destek üst limiti, 2026 yılı için yaklaşık 4 milyon TL artarak 17.640.256 TL seviyesine yükseltilmiştir.
2025 yılı sonu itibarıyla Responsible programına kabul edilen ve bu “yeşil vize” sürecine giren firma sayısı 100’ün üzerindedir ve resmi açıklamalara göre 106 şirkete ulaşmıştır. Türkiye’nin ihracatçı sayısı dikkate alındığında, 2026 yılında programa başvuran ve kabul edilen firma sayısının hızla artması beklenmektedir.
Responsible desteği kapsamındaki harcamalar
Responsible programındaki 17,6 milyon TL’lik üst limit, firmanın hesabına doğrudan nakit aktarımı şeklinde değil, belirli nitelikteki harcamaların desteklenmesi yoluyla kullanılır. Program kapsamında uygun görülen proje ve gider kalemlerinin yüzde 50’si hibe niteliğinde devlet desteği olarak karşılanır.
Bu kapsamda desteklenebilen başlıca harcamalar, mevcut durum analizi için alınan danışmanlık hizmetleri, sürdürülebilirlik stratejisi ve yol haritası çalışmaları, ISO 14064 gibi karbon ayak izi, ISO 14046 gibi su ayak izi süreçlerine ilişkin teknik danışmanlıklar ve ihracat ürünlerinin ihtiyaç duyduğu yeşil sertifikasyon süreçleridir. Böylece hem kurumsal kapasite hem de teknik belge altyapısı aynı çerçevede finanse edilir.
Responsible için Yeşil Haber yorumu
Responsible programı, hem KOBİ’ler hem de büyük ölçekli sanayi şirketleri için SKDM ve yeşil mutabakat sürecinde önemli bir maliyet paylaşım aracı olarak öne çıkar. 17,6 milyon TL’lik yeni limit, yeşil dönüşüm için gerekli danışmanlık, ölçüm, strateji ve sertifikasyon yatırımlarının kayda değer bir bölümünü sübvanse edebilecek düzeydedir.
Bu nedenle, AB ile ticareti olan ve karbon yoğun sektörlerde faaliyet gösteren firmaların Responsible başvurusunu ertelememesi, dönüşüm planlarını bu çerçevede hızlandırması kritik görünmektedir. Finansal destek kadar, programın stratejik yol haritası ve kurumsal itibar sağlayan yapısı da önemli bir rekabet avantajı yaratabilir.
Karbon fiyatlarında kış rallisi ve 80 euro eşiği

2025 sonu ve 2026 başında EU Emisyon Ticaret Sistemi (EU ETS) kapsamında işlem gören EUA kontratları, 80 euro/ton civarında yeni bir denge seviyesi test etmeye başlamıştır. Piyasa verileri, özellikle son dönemde bazı vadelerde 78–79 euro/ton bandından 80 euro/ton seviyesine doğru bir hareket olduğunu ve bu eşiğin psikolojik bir direnç olarak izlendiğini göstermektedir.
Bu fiyat hareketinde, Kuzey Avrupa’da soğuk hava koşulları nedeniyle artan ısınma amaçlı enerji talebi ve aynı dönemde rüzgar enerjisi üretiminin nispeten düşük seyretmesi etkili olmaktadır. Bu tablo, doğal gazın yanı sıra emisyon yoğunluğu yüksek kömür santrallerinin sisteme daha fazla girmesine ve enerji şirketlerinin daha yüksek karbon izin talebine yol açarak EUA fiyatlarını yukarı itmektedir.
SKDM dönemi ve Türk ihracatçısı için maliyet baskısı

AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) kapsamında 1 Ekim 2023–31 Aralık 2025 dönemi raporlama, 1 Ocak 2026 itibarıyla ise finansal yükümlülük aşaması olarak tanımlanmıştır. Demir-çelik, alüminyum ve çimento gibi karbon yoğun sektörlerde AB’ye ihracat yapan Türk firmaları, 2026 itibarıyla ürün bazlı emisyonları üzerinden SKDM sertifikası maliyetleriyle karşı karşıya kalacaktır.
SKDM sertifikalarının fiyatı, haftalık EU ETS karbon fiyatlarına endeksli olduğu için, EU ETS’deki her 1 euro’luk kalıcı artış ihracatçının gelecekteki SKDM yükünü yönsel olarak yukarı iter. 80 euro/ton ve üzerindeki bir seviyenin kalıcı hale gelmesi, düşük karbonlu üretim yatırımlarını bir tercih olmaktan çıkararak, Avrupalı müşterilerle çalışmaya devam etmek isteyen üreticiler için adeta bir zorunluluk düzeyine taşıyabilir.
Kış şartları, volatilite ve nakit akışı yönetimi
Soğuk hava koşulları, rüzgar üretimindeki dalgalanmalar ve yeşil mutabakat kaynaklı düzenleyici baskı, 2026’nın ilk çeyreğinde enerji ve karbon piyasalarında volatilitenin yüksek kalabileceğine işaret etmektedir. Spot elektrik fiyatlarına endeksli enerji kullanan, özellikle de AB’ye ihracat yapan sanayi işletmeleri için bu oynaklık, hem üretim maliyetleri hem de SKDM kaynaklı gelecekteki vergi benzeri yükler açısından dikkatle izlenmelidir.
Bu nedenle, nakit akışı ve fiyatlama stratejilerini sadece iyimser senaryolara göre değil, karbon fiyatlarında kış koşullarıyla oluşabilecek direnç seviyelerini de dikkate alarak güncellemek önem taşır. Responsible gibi programlarla dönüşüm maliyetinin bir kısmını sübvanse ederken, eş zamanlı olarak enerji tedarik stratejisi ve SKDM etkisini bütünleşik bir risk yönetimi çerçevesinde ele almak, 2026 sonrasının rekabet koşullarına hazırlık açısından kritik bir adım olacaktır.
Okura soru
Şirketiniz AB’ye ihracat yapıyor ve Responsible programına başvurmayı düşünüyor musunuz? Yeşil dönüşüm yatırımlarınızı 2026’da nasıl planlıyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşın.
İlgili haberler
- SKDM 2026 baskısı: Erdemir ve İsdemir’de DRI ve yeşil hidrojen rotası
- Sanayicinin kabusu gerçeğe dönüştü: SKDM raporlamasında karbon faturası netleşiyor
- Sintek Group, Responsible Programı ile yeşil mutabakata uyum desteği aldı
- CBAM geri sayımında Türkiye: en büyük pazar AB, pusula Almanya. Risk-fırsat dengesi nasıl kurulacak?


















