Bursa döngüsel ekonomi haftası AB döngüsel ekonomi yasası Yapay zeka ve döngüsellik

Türkiye Döngüsel Ekonomi Haftası’nın Bursa ayağında döngüsel ekonomi, finansman, AB düzenlemeleri, yapay zeka ve sanayide dönüşüm başlıkları iş dünyasının gündemine taşındı.

Bursa döngüsel ekonomi haftası katılımcıları iş dünyası ve kamu temsilcileriyle bir araya geldi
Bursa’daki etkinlikte iş dünyası ve kamu temsilcileri döngüsel ekonomi gündeminde bir araya geldi.

14 Nisan 2026 tarihli basın bültenine göre, V. Türkiye Döngüsel Ekonomi Haftası’nın ikinci günü Bursa’da gerçekleştirildi. Etkinlikte Türkiye’de döngüsel ekonominin finansmanı ile tekstil, otomotiv, tarım ve gıda sektörlerinde döngüsel ekonomi uygulamaları ele alındı. Açılış konuşmalarında döngüsel ekonominin artık yalnızca çevresel bir yaklaşım değil, tedarik zinciri dayanıklılığı, rekabet gücü, tasarım süreçleri, iş modelleri ve dijital çözümlerle birlikte yeni bir ekonomi anlayışı olarak öne çıktığı vurgulandı.

Etkinlik neyi kapsıyor ve hangi başlıklar öne çıkıyor

Etkinlik, döngüsel ekonomi anlayışının Türkiye’de yaygınlaşması ve iş dünyasında daha etkin uygulanması amacıyla düzenlendi. Bursa ayağında ulusal gündemdeki gelişmeler değerlendirilirken, döngüselliğin finansmanı ile birlikte tekstil, otomotiv, tarım ve gıda sektörlerindeki uygulamalar panel başlıkları arasında yer aldı. Bu çerçeve, döngüsel ekonominin yalnızca atık yönetimi veya geri dönüşümle sınırlı görülmediğini; üretim modeli, kaynak verimliliği, ürün tasarımı ve tedarik zinciri yönetimi gibi daha geniş bir dönüşüm alanı olarak ele alındığını gösteriyor.

Yapı Kredi Mobil

Döngüsel ekonomi ve atık yönetimi başlığında kamu perspektifini yansıtan konuşma
Atık yönetimi ve döngüsellik başlıkları kamu politikaları açısından da etkinliğin öne çıkan temaları arasında yer aldı.

Hangi kurumlar ve sektörler aynı masada buluştu

Etkinlik, DCube, Hedefler için İş Dünyası Platformu B4G ve SKD Türkiye paydaşlığında, KalDer Bursa Şubesi katkıları ve BTSO iş birliğiyle düzenlendi. İş dünyasından temsilciler ile kamu tarafının da yer aldığı buluşmada özellikle üretim, sanayi ve ihracatla bağlantılı sektörlerin dönüşüm ihtiyacı öne çıktı. Bu yönüyle etkinlik, döngüsel ekonominin yalnızca çevre politikası değil, aynı zamanda sanayi ve ticaret stratejisi başlığı olarak da ele alındığını ortaya koydu.

Döngüsel ekonomi neden artık rekabet gücü ve dayanıklılık meselesi olarak görülüyor

Bursa döngüsel ekonomi haftası konuşmalarında rekabet gücü ve tedarik zinciri dayanıklılığı vurgusu
Döngüsel ekonomi şirketler açısından yalnızca çevresel değil, aynı zamanda rekabet ve dayanıklılık meselesi olarak öne çıkıyor.

Etkinlikte yapılan konuşmalarda öne çıkan ortak tema, döngüsel ekonominin krizlere karşı dayanıklılık ve rekabet gücü ile doğrudan ilişkili hale gelmesi oldu. KalDer Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez, sürdürülebilirliğin artık bir tercih olmaktan çıktığını, tedarik zinciri dayanıklılığını artırmanın ve rekabet gücünü korumanın temel şartı haline geldiğini vurguladı. Bu yaklaşım, döngüsel ekonominin şirketler açısından yalnızca itibar yönetimi veya kurumsal sosyal sorumluluk alanında değil, doğrudan operasyonel süreklilik ve verimlilik çerçevesinde konumlandığını gösteriyor.

Hukuki düzenlemeler ve iş modelleri neden birlikte anılıyor

Bursa döngüsel ekonomi haftasında sanayi dönüşümü ve iş modellerinde döngüsellik vurgusu
İş modelleri, tasarım süreçleri ve tedarik zinciri yönetimi döngüsellik yaklaşımının yeni sanayi çerçevesini oluşturuyor.

DCube Kurucu Ortağı Gülcan Ergün’ün açıklamalarına göre 2026 itibariyle döngüsellik, sadece bir söylem değil; hukuki düzenlemeleri, iş modellerini, tasarım süreçlerini, tedarik zincirini ve dijital çözümleri kapsayan yeni bir ekonomi anlayışı olarak yaygınlaşıyor. Bu vurgu, dönüşümün yalnızca gönüllü iyi uygulamalarla sınırlı kalmadığını, mevzuat ve piyasa koşullarıyla birlikte şirketlerin üretim ve tasarım biçimlerini yeniden ele almasını gerektirdiğini ortaya koyuyor. Aynı zamanda iklim krizi ve küresel riskler karşısında daha dayanıklı bir ekonomik model arayışının da merkezinde yer alıyor.

AB düzenlemeleri ve COP31 süreci Türkiye’deki şirketleri nasıl etkileyebilir

AB döngüsel ekonomi yasası ve COP31 hazırlıkları üzerine yapılan değerlendirme
AB düzenlemeleri ve COP31 hazırlıkları, döngüsel ekonomi gündemini şirketler için uyum ve rekabet başlığına dönüştürüyor.

Etkinlikte dikkat çeken başlıklardan biri, Avrupa Birliği’nde yürürlüğe girmesi beklenen Döngüsel Ekonomi Yasası ile Türkiye’nin COP31 hazırlıkları oldu. SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Duygu Yılmaz, dünyada üret sat at modelinden tasarla kullan geri kazan modeline geçildiğini, bu nedenle ürünlerin daha uzun ömürlü, onarılabilir ve geri dönüştürülebilir biçimde tasarlanmasının zorunlu hale geleceğini ifade etti. Avrupa’nın Türkiye’nin en önemli ticaret ortaklarından biri olması, bu düzenlemelerin Türkiye’deki şirketlerin rekabet gücü üzerinde doğrudan etkili olabileceğine işaret ediyor.

Sıfır atık ve döngüsellik neden birlikte anılıyor

Aynı konuşmada, sıfır atık teması altında döngüsel ekonomiyi güçlendirecek somut ve ölçülebilir adımların COP31’in ana öncelikleri arasında ele alındığı belirtildi. Bu vurgu, döngüselliğin yalnızca özel sektör stratejisi değil, aynı zamanda ulusal iklim ve atık yönetimi gündemiyle de bağlantılı olduğunu gösteriyor. Sahadaki dönüşümün hızlanması gerektiği yönündeki mesaj, özellikle üretim merkezi niteliği taşıyan şehirlerde uygulama kapasitesinin artırılmasını önemli hale getiriyor.

Yapay zeka döngüsel ekonomi içinde nasıl bir rol üstleniyor

Bursa döngüsel ekonomi haftasında sanayi ve ticaret dünyasının dönüşüm gündemine ilişkin konuşma
Sanayi ve ticaret dünyası temsilcileri döngüsel ekonomi dönüşümünü üretim ve rekabet ekseninde değerlendirdi.

Etkinlikte öne çıkan bir diğer başlık, yapay zekanın döngüsel ekonomiyle kurduğu ilişki oldu. Hedefler için İş Dünyası Platformu adına yapılan değerlendirmede, rekabetin artık daha fazla üretmekten çok daha verimli üretmek, daha az tüketmek ve daha akıllı yönetmek üzerinden şekillendiği belirtildi. Bu çerçevede yapay zekanın atığın veriyle yönetilmesi, kaynakların optimize edilmesi ve üretim süreçlerinin daha akıllı hale getirilmesi açısından kritik bir kaldıraç olarak görüldüğü ifade edildi.

Üretim süreçlerinde yeni model neyi işaret ediyor

Yapay zekanın döngüsel ekonomiyle birlikte anılması, sanayide verimlilik odaklı yeni bir üretim modeline geçişin işareti olarak okunabilir. Kaynak kullanımının izlenmesi, atık akışlarının analiz edilmesi, bakım ve üretim planlamasının iyileştirilmesi gibi alanlarda dijitalleşme ve veri temelli karar mekanizmaları daha görünür hale geliyor.

Bu da döngüsel ekonominin yalnızca malzeme geri kazanımı değil, veri odaklı operasyon yönetimi ve teknoloji yatırımlarıyla birlikte düşünülmesi gerektiğini gösteriyor.

AB döngüsel ekonomi yasası Bursa döngüsel ekonomi haftası Yapay zeka ve döngüsellik Bu gelişme Türkiye’de döngüsel ekonomi gündemi için ne anlama geliyor

Bursa’daki buluşma, döngüsel ekonominin Türkiye’de giderek daha fazla ekonomi politikası, sanayi stratejisi ve ticaret rekabeti başlıklarıyla birlikte ele alındığını ortaya koyuyor. Finansmandan sektör uygulamalarına, AB mevzuatından COP31 hazırlıklarına ve yapay zeka kullanımına uzanan gündem, şirketler açısından dönüşüm baskısının genişlediğini gösteriyor. Özellikle üretim ve ihracatla bağlantılı sektörler için döngüsel ekonomi artık yalnızca çevresel bir hedef değil; maliyet, pazar erişimi, uyum ve rekabet başlıklarını da doğrudan etkileyen yeni bir iş yapma çerçevesi haline geliyor.

İlgili haberler


Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz