TÜİK verilerine göre Türkiye’nin toplam sera gazı emisyonu 2024’te %5,3 artarak 584,5 milyon ton CO2 eşdeğerine çıktı ve kişi başı emisyon 6,8 tona yükseldi.
TÜİK Sera Gazı Emisyon İstatistikleri 1990-2024 verilerine göre toplam emisyon 2023 yılında 555,2 milyon ton CO2 eşdeğerinden 2024 yılında 584,5 milyon tona yükseldi. Kişi başı toplam sera gazı emisyonu da 2023’te 6,5 ton seviyesinden 2024’te 6,8 tona çıktı. Bu veriler, Türkiye’de emisyon artış eğiliminin sürdüğünü ve enerji sektöründe göreli değişim görülse bile toplam emisyon artışının devam ettiğini ortaya koyuyor.
1990’dan 2024’e emisyon akışı nasıl değişti
Uzun dönemli veri serisi, Türkiye’nin emisyon profilinde güçlü ve kesintisiz bir artışa işaret ediyor. 1990 yılında 228,9 milyon ton CO2 eşdeğeri olan toplam emisyon, 2005’te 345,8 milyon tona, 2015’te 483,9 milyon tona ve 2024’te 584,5 milyon tona yükseldi. Bu artış, yaklaşık %155 seviyesinde bir büyümeye karşılık geliyor.

Kişi başı emisyon da aynı dönemde yükseldi. 1990’da yaklaşık 4,2 ton CO2 eşdeğeri olan kişi başı emisyon, 2023’te 6,5 tona ve 2024’te 6,8 tona çıktı. Bu tablo, yalnızca toplam emisyonların değil, kişi başına düşen emisyon seviyesinin de uzun vadede arttığını gösteriyor.
Uzun dönem eğilim ne söylüyor
Veri serisi birlikte okunduğunda, Türkiye’de ekonomik büyüme, enerji kullanımı ve üretim yapısının emisyonları aşağı çekmek yerine artırdığı görülüyor. Son yıllarda enerji dönüşümü tartışılsa da, 2024 verisi bu dönüşümün toplam emisyon artışını tek başına durduramadığını ortaya koyuyor.
2024’te hangi sektörler öne çıktı
2024 yılında toplam sera gazı emisyonlarının en büyük kısmı enerji sektöründen kaynaklandı. Enerji kaynaklı emisyonların payı %71,8 olarak hesaplanırken, endüstriyel işlemler ve ürün kullanımı %12,9, tarım %12,6 ve atık sektörü %2,6 pay aldı. Bu dağılım, enerji sektörünün hâlâ belirleyici olduğunu ancak enerji dışı sektörlerin toplam içindeki ağırlığının arttığını gösteriyor.

Mutlak değerler de bu tabloyu destekliyor. Enerji sektörü 2024 yılında 400 milyon tonun üzerinde CO2 eşdeğeri emisyon üretirken, endüstriyel işlemler ve ürün kullanımı yaklaşık 75,7 milyon ton, tarım sektörü 73,5 milyon ton ve atık sektörü yaklaşık 15 milyon ton seviyesinde gerçekleşti.
Enerji payı neden önemli
Enerji sektörünün toplam içindeki payında uzun bir aradan sonra gerileme görülmesi dikkat çekici. Ancak bu gerileme toplam emisyon artışını durdurmadı. Bu durum, enerji tarafında göreli bir dönüşüm olsa bile sistem genelindeki büyümenin emisyonları artırmaya devam ettiğini gösteriyor.
Gazlara göre dağılım hangi yapıyı gösteriyor
2024 yılında toplam emisyonların %80,0’ını CO2 oluştururken, CH4 yani metan gazı %12,1, N2O %6,2 ve florlu gazlar %1,7 pay aldı. Bu dağılım, enerji ve sanayi kaynaklı emisyonların baskın olduğunu, ancak tarım ve atık sektörlerinin metan ve N2O üzerinden önemli katkı sağladığını ortaya koyuyor.
CH4 emisyonları 2023’te 2.320,8 bin ton iken 2024’te 2.531,1 bin tona yükseldi. Bu yaklaşık %9,1’lik artış, toplam emisyon artışının üzerinde bir hız anlamına geliyor.
Kaçak emisyonlar dikkat çekiyor
Enerji sektörü içinde yer alan kaçak emisyonlar 2023’te 265,6 bin ton iken 2024’te 404,1 bin tona yükseldi. Bu yaklaşık %52’lik artış, doğalgaz ve kömür üretimi ile iletim süreçlerinde oluşan sızıntı emisyonlarının hızlı arttığını gösteriyor.
Tarım ve sanayi neden daha dikkatle izlenmeli
Tarım sektörü emisyonları 2024 yılında yaklaşık 73,5 milyon ton CO2 eşdeğerine ulaştı. Tarım, özellikle metan ve N2O emisyonları üzerinden toplam emisyon yapısında kritik bir rol oynuyor. CH4 emisyonlarının %62,0’ı tarım sektöründen kaynaklanırken, N2O emisyonlarının yaklaşık %77,8’i tarımsal faaliyetlerden geliyor.

Endüstriyel işlemler ve ürün kullanımı kaynaklı emisyonlar da artış eğilimini sürdürüyor. Bu iki sektörün birlikte büyümesi, Türkiye’de emisyon artışının yalnızca enerjiyle sınırlı olmadığını ve daha geniş bir ekonomik yapıya yayıldığını gösteriyor.
Tarımın sistem içindeki rolü değişiyor
Metan ve N2O verileri, tarımın iklim politikalarında daha merkezi bir konuma geldiğini gösteriyor. Hayvancılık, gübre yönetimi ve tarımsal topraklar üzerinden oluşan emisyonlar, gıda üretimi ile iklim politikaları arasındaki ilişkiyi daha kritik hale getiriyor.
2024 verileri Türkiye için ne anlatıyor
2024 verileri üç temel noktaya işaret ediyor. Birincisi, Türkiye’nin toplam sera gazı emisyonlarında uzun dönemli artış eğilimi devam ediyor. İkincisi, enerji sektörü baskınlığını korusa da enerji dışı sektörlerin toplam içindeki ağırlığı artıyor. Üçüncüsü ise tarım ve sanayinin emisyon yapısındaki rolü daha belirgin hale geliyor.
Bu tablo, emisyon azaltımının yalnızca enerji politikalarıyla sınırlı kalamayacağını gösteriyor. Sanayi üretim süreçleri, tarımsal faaliyetler, gübre kullanımı ve kaynak verimliliği gibi alanlar da doğrudan emisyon dengesi üzerinde belirleyici olacak. Önümüzdeki analizde Avrupa’daki emisyon azaltım politikaları ve Türkiye’nin bu yapısal dönüşümle nasıl ayrıştığı ele alınacaktır.
Veri setleri ve kaynaklar
Bu haberde kullanılan tüm veri setleri TÜİK Sera Gazı Emisyon İstatistikleri kapsamında hazırlanmıştır. Aşağıdan ilgili veri tablolarına doğrudan erişebilirsiniz.
Toplam sera gazı emisyonları (CO2 eşdeğeri)
Sera gazı emisyonları veri tablosunu görüntüle
CO2 emisyonları (1990–2024)
CO2 emisyon verilerini görüntüle
CH4 emisyonları (metan)
CH4 emisyon verilerini görüntüle
N2O emisyonları
N2O emisyon verilerini görüntüle
Kaynak: TÜİK Sera Gazı Emisyon İstatistikleri, 1990–2024
İlgili haberler
- Türkiye’nin sera gazı emisyonu 564 milyon tona çıktı
- Türkiye’nin İlk İklim Kanunu Teklifi ve Yeşil Dönüşüm Planı
- Türkiye’nin ilk iklim kanunu Meclis’ten geçti: Karbon piyasası ve adil geçiş geliyor
- Erdoğan BM İklim Zirvesi’nde 2035 için 466 milyon ton emisyon azaltımı hedefini açıkladı
- İklim Ağı: Türkiye’nin 2035 iklim hedefi %16’lık artış vaat eden bir azaltım planı mı?
- Yeni Zelanda’nın biyojenik metan hedefi düşürüldü: Küresel metan muhasebesi tartışması


















