Bir ürünün “geri dönüştürülmüş” veya “düşük karbonlu” diye sunulması, her zaman o malzemenin fiziksel olarak o üründe yer aldığı anlamına gelmiyor. Tedarik zincirlerinde kullanılan segregated, mass-balance ve book-and-claim modelleri, aynı iddianın farklı düzeylerde izlenebilirlik ve şeffaflık taşımasına yol açıyor.
Hızlı Bakış
- “Geri dönüştürülmüş” veya “düşük karbonlu” iddialarının fiziksel mi, muhasebesel mi olduğu sorusu
- Segregated modelinde fiziksel ayrımın yüksek izlenebilirlik sağlaması
- Mass-balance modelinde karışım serbestliği ve muhasebesel tahsis
- Book-and-claim modelinde sertifika ve ürün akışının ayrışması
- Model belirtilmediğinde yeşil aklama riskinin artması
- Türkiye açısından ihracat, finansman ve raporlama etkileri
- Okuyucu için model doğrulamada kullanılabilecek kontrol soruları
- Yeşil iletişimde yeni standart: Model adını açıkça belirtmek
Etiketin arkasındaki kritik soru: Fiziksel mi, muhasebesel mi?
Sürdürülebilirlik iletişiminde en sık yapılan varsayım, bir iddianın doğrudan fiziksel içeriğe işaret ettiğidir. Oysa modern tedarik zincirlerinde “geri dönüştürülmüş içerik”, “sertifikalı hammadde”, “düşük karbon” gibi ifadeler, malzemenin ürünle kurduğu bağa göre farklı anlamlar kazanır.
Bu fark, yalnızca teknik bir ayrıntı değil. Şirketlerin raporlama dili, bankaların sürdürülebilir finansman kriterleri, ihracatta uyum gereklilikleri ve tüketicinin doğru bilgilendirilme hakkı açısından belirleyici hale gelir. Bu yüzden her iddia için temel soru şudur: İddia, ürünle fiziksel bir bağ mı kuruyor, yoksa muhasebesel bir tahsis mi yapıyor?
Segregated modeli: Fiziksel ayrım ve en yüksek izlenebilirlik
Segregated (ayrı tutma) modeli, sertifikalı veya doğrulanmış hammaddenin, tedarik zinciri boyunca sertifikasız akıştan fiziksel olarak ayrıldığı yaklaşımı ifade eder. Bu modelde sertifikalı içerik, üretim ve lojistik aşamalarında karışmadan ilerler; bu da “iddia edilen hammadde bu üründe” cümlesini en güçlü şekilde destekler.
Segregated yaklaşım genellikle daha yüksek operasyonel maliyet ve süreç disiplini gerektirir. Ayrı depolama, ayrı hat yönetimi, daha sık doğrulama ve daha ayrıntılı denetim ihtiyacı doğurabilir. Buna karşılık, iddianın anlaşılır olması ve tüketici tarafında yanlış yorum riskinin düşük kalması önemli avantajdır.
Yeşil Haber okuru açısından segregated modelin kritik noktası şudur: İddia edilen sertifikalı içeriğin fiziksel olarak ürüne girdiği, zincirin tasarımı gereği daha yüksek güvenle söylenebilir.
Mass-balance modeli: Karışım serbest, tahsis muhasebesel
Mass-balance (kütle dengesi) modeli, sertifikalı ve sertifikasız girdilerin fiziksel olarak aynı üretim ve lojistik sisteminde karışmasına izin verir. Ancak bu karışımın içinde sertifikalı nitelikler, belirli kurallar çerçevesinde muhasebesel olarak tahsis edilir. Yani ürün düzeyindeki iddia, fiziksel ayrımdan değil, denetlenebilir kayıt ve tahsis mekanizmasından doğar.
Bu yaklaşım özellikle hammaddenin karmaşık akışlarla taşındığı, yüksek hacimli ve çok aşamalı endüstrilerde uygulanabilirliği artırır. Ama iletişim dilinde hassasiyet ister. “Segregated” çağrışımı yapan bir söylem kullanılırsa, okuyucu fiziksel içerik var sanabilir ve bu da güven erozyonu yaratabilir.
Mass-balance iddialarıyla karşılaşıldığında aranması gereken ifade şudur: Ürün “geri dönüştürülmüş” deniyorsa, bunun mass-balance ile tahsis edildiği açıkça belirtiliyor mu? Belirtilmiyorsa, aynı kelime farklı gerçeklikleri örtüyor olabilir.
Book-and-claim modeli: Sertifika ayrı, ürün akışı ayrı
Book-and-claim (defter ve talep) yaklaşımında fiziksel ürün akışı ile sürdürülebilirlik niteliği arasında doğrudan bir bağ kurulması şart değildir. Sürdürülebilir nitelik, sertifika veya benzeri bir kayıt üzerinden ayrı bir piyasada el değiştirir; üretici veya alıcı bu niteliği “satın alır” ve karşılığında iddia üretir.
Bu model, belirli sektörlerde ölçeklenebilirlik sağlar ve sürdürülebilir üretimi finansal olarak teşvik edebilir. Ancak tüketiciye sunulan iddialarda en yüksek yanlış anlaşılma riski bu modelde ortaya çıkar. Çünkü ürünün kendisi, o sürdürülebilir üretimle fiziksel olarak ilişkili olmayabilir.
Book-and-claim kullanımı başlı başına “yanlış” değildir. Sorun, modelin adının ve kapsamının açıkça belirtilmemesidir. Şeffaflık yoksa, “içerik” iddiası ile “etki” iddiası birbirine karışır.
Greenwashing riski nerede doğuyor: Aynı kelime, farklı gerçeklik
Yeşil aklama (greenwashing) tartışmalarının önemli bir kısmı, şirketlerin hiçbir şey yapmamasından değil, yaptıklarını anlatırken kullandıkları dilin gerçeği belirsizleştirmesinden doğar. “Geri dönüştürülmüş”, “düşük karbon”, “sertifikalı” gibi ifadeler, model belirtilmediğinde tek bir anlama sıkıştırılır ve okuyucu doğal olarak en güçlü yorumu seçer.
Bu nedenle sürdürülebilirlik iddialarında “ne” kadar “nasıl” sorusu da önemlidir. Bir üründe “geri dönüştürülmüş içerik” ifadesi geçiyorsa, bunun segregated mı, mass-balance mı, yoksa book-and-claim mi olduğu belirtilmiyorsa, iddia teknik olarak doğru olsa bile iletişimsel olarak yanıltıcı hale gelebilir.
Türkiye için pratik anlamı: İhracat, finansman ve raporlama dili
Türkiye’de sanayi şirketleri hem ihracat pazarlarındaki uyum baskısı hem de finansman tarafındaki sürdürülebilirlik kriterleri nedeniyle daha ayrıntılı beyanlara doğru ilerliyor. CBAM gibi mekanizmalar, tedarik zincirindeki emisyon ve içerik iddialarının daha sistematik kanıtlanmasını gerektiren bir dönemi işaret ediyor.
Bankalar ve yatırımcılar açısından da “iddia türü” önem kazanıyor. Fiziksel izlenebilirlik sunan yaklaşımlar ile muhasebesel tahsis sunan yaklaşımlar aynı kategoriye konduğunda, risk değerlendirmesi hatalı yapılabilir. Bu yüzden şirket raporlarında model adının açıkça yazılması, gelecekte “iyi uygulama” olmaktan çıkıp “beklenen asgari şeffaflık” seviyesine dönüşebilir.
Okuyucu için kontrol listesi yerine kontrol soruları
Yeşil Haber okuru için en faydalı yaklaşım, tek bir “doğru model” aramak değil, iddianın hangi modelle kurulduğunu netleştirmektir. Bir ürün veya şirket beyanıyla karşılaştığınızda şu üç soru belirleyicidir: İddia edilen nitelik ürünle fiziksel olarak mı bağlı? Karışım varsa tahsis hangi kuralla yapılıyor? Sertifika dili kullanılıyorsa fiziksel bağ var mı?
Bu soruların yanıtı metinde açıkça yazılıyorsa, iddia daha kolay değerlendirilebilir. Yazılı değilse, aynı kelime farklı gerçeklikleri örtüyor olabilir ve bu noktada “şeffaflık eksikliği” habercilik açısından başlı başına bir bulgudur.
Yeşil iletişimde yeni standart: Modelin adını söylemek
Sürdürülebilirlik iddialarında güveni korumanın en basit yolu, kullanılan zincir modelini saklamamak ve belirsizleştirmemektir. “Geri dönüştürülmüş” demek yerine “mass-balance ile tahsis edilmiş geri dönüştürülmüş içerik” demek, iletişimi zayıflatmaz; tam tersine güveni artırır.
Önümüzdeki dönemde rekabet, yalnızca daha yeşil üretmekte değil, daha doğru anlatmakta da yoğunlaşacak. Çünkü şeffaflığın maliyeti var, ama şeffaf olmamanın maliyeti daha yüksek olabilir.
Okura soru
Bir üründe “geri dönüştürülmüş” ifadesini gördüğünüzde, modelin açıkça yazılması sizce zorunlu olmalı mı?
İlgili haberler
- AB, geri dönüştürülmüş plastik ithalatı için yeni belge ve gümrük kuralları getiriyor
- AB, CBAM’de montajlı ürün kapsamını genişletiyor: Türkiye ihracatı için risk artıyor
- Türkiye’de ETS, CBAM ve TSRS ile karbon yönetimi yol haritası
- CBAM taslağı sanal denetim dönemini başlatıyor: belge ve veri izlenebilirliği öne çıkıyor
- Sürdürülebilirlikte pazarlama ve iletişimin artan önemi
- Ayıplı şirketlerin yeni taktiği “yeşil badana” mı?


Book-and-claim modeli: Sertifika ayrı, ürün akışı ayrı

















