İtalya’nın AB Emisyon Ticaret Sistemi (EU ETS)’nin gözden geçirilene kadar askıya alınması yönündeki çağrısı ve Almanya’dan gelen rekabetçilik vurguları, AB karbon piyasasında siyasi baskıyı artırdı. Ortada resmi bir askıya alma kararı bulunmasa da 2026’daki reform süreci yaklaşırken fiyat sinyali ve politika yönü yeniden tartışılıyor.
Hızlı bakış
- İtalya, EU ETS’nin kapsamlı gözden geçirmesi tamamlanana kadar sistemin askıya alınmasını gündeme getirdi.
- AB karbon izin fiyatındaki gerileme, 2026 reform süreci yaklaşırken politika riski algısını artırdı.
- Almanya hattındaki rekabetçilik mesajları resmi bir karar değil, siyasi tartışma düzeyinde ilerliyor.
- Serbest tahsis, benchmark güncellemeleri ve CBAM ile eşgüdüm 2026’da reform gündeminin merkezinde yer alıyor.
- Türkiye için kritik başlık, CBAM maliyet öngörüsünü belirleyen kuralların takvimi ve öngörülebilirliği.
İtalya’dan askıya alma çağrısı: EU ETS siyasi tartışmanın merkezinde
Bloomberg’in aktardığına göre İtalya Sanayi Bakanı Adolfo Urso, AB Emisyon Ticaret Sistemi’nin (EU ETS) kapsamlı biçimde gözden geçirilip elden geçirilene kadar askıya alınmasını gündeme getirdi. Bu çıkış, karbon fiyatının son haftalarda gerilemesi ve sanayi maliyet baskısının artmasıyla aynı döneme denk geldi.
Ancak bu aşamada AB düzeyinde alınmış resmi bir askıya alma ya da sistemin durdurulmasına yönelik hukuki bir karar bulunmuyor. Süreç, siyasi ve ekonomik baskıların reform takvimini nasıl etkileyeceğine dair bir tartışma olarak ilerliyor.

Fiyat tepkisi ve politika riski algısı
Karbon izin fiyatları, siyasi müdahale olasılığına dair söylemler sonrasında düşüş gösterdi. Gün içi gerilemeler ve yıl başından bu yana çift haneli düşüş oranları, yatırımcıların 2026’daki geniş kapsamlı ETS incelemesini şimdiden fiyatlamaya başladığını gösteriyor.
AB karbon piyasası, temiz teknoloji yatırımları için temel fiyat sinyali üretme işlevi görüyor. Bu nedenle sistemin askıya alınması ya da ertelenmesi yönündeki siyasi mesajlar, yalnızca sanayi maliyetleri açısından değil, piyasa öngörülebilirliği açısından da önem taşıyor.
Almanya hattı: Rekabetçilik tartışması resmi politika değil
Almanya’da Şansölye Friedrich Merz’in ETS’nin sanayi dönüşümünü desteklemediği durumda revize edilebileceği veya ertelenebileceği yönündeki açıklamaları da tartışmayı büyüttü. Ancak bu söylem şu aşamada resmi bir AB kararı değil, iç siyasi ve sanayi tartışmasının parçası olarak değerlendiriliyor.
Avrupa’daki bazı sanayi temsilcileri, yüksek karbon fiyatının enerji maliyetleriyle birleştiğinde yatırım kararlarını ertelediğini savunuyor. Buna karşılık AB kurumları, ETS gelirlerinin dönüşüm yatırımlarına yönlendirilmesi gerektiğini ve fiyat sinyalinin korunmasının iklim hedefleri açısından kritik olduğunu vurguluyor.
Serbest tahsisler, CBAM ve 2026 reform takvimi
EU ETS’de en kritik başlıklardan biri serbest tahsis (free allocation) düzeni ve bunun CBAM ile eşgüdümü. AB, 2026–2034 döneminde serbest tahsisleri kademeli olarak azaltmayı planlıyor. Bu takvim, karbon kaçağı riskini ve sınırda karbon düzenlemesinin etkinliğini doğrudan etkiliyor.
2026’da yapılacak resmi inceleme sürecinde benchmark güncellemeleri, serbest tahsisin koşulları ve piyasa istikrar araçları yeniden değerlendirilecek. Bu nedenle mevcut siyasi baskı, yalnızca fiyat hareketi değil, reform parametreleri açısından da önem taşıyor.

MSR mekanizması ve müdahale sınırı
EU ETS’de Piyasa İstikrar Rezervi (MSR), arz fazlası durumunda izinlerin piyasadan çekilmesi yoluyla dengeleyici rol üstleniyor. Mevcut sistem, fiyat oynaklığını sınırlamak üzere tasarlanmış araçlar içeriyor.
Bu çerçevede “askıya alma” gibi daha sert müdahale senaryoları, piyasa tasarımının temel mantığıyla ne ölçüde uyumlu olduğu açısından tartışılıyor. AB Komisyonu’nun reform yaklaşımı, piyasa mekanizmasını koruyarak sanayi rekabetçiliğini destekleme yönünde şekillenebilir.
Türkiye’ye olası etkiler: CBAM ve ihracat zinciri
Türkiye EU ETS’ye dahil değil; ancak AB’ye ihracat yapan sektörler açısından karbon fiyatının seviyesi ve istikrarı kritik önem taşıyor. CBAM yükümlülükleri, AB’deki karbon fiyatı ve serbest tahsis azaltım takvimiyle doğrudan bağlantılı.
Karbon fiyat sinyalinin zayıflaması veya reform sürecinin uzaması, CBAM maliyet öngörülerini etkileyebilir. Demir-çelik, çimento, alüminyum ve enerji yoğun sektörlerde faaliyet gösteren firmalar için en önemli unsur, fiyatın yönünden ziyade kuralların öngörülebilirliğidir.

Güven testi: İklim politikası ile sanayi dengesi yeniden mi kuruluyor?
EU ETS’nin askıya alınmasına yönelik resmi bir karar bulunmasa da tartışmanın büyüklüğü, Avrupa’da iklim politikası ile sanayi rekabetçiliği arasındaki dengenin yeniden değerlendirildiğini gösteriyor. 2026 reform süreci yaklaşırken karbon piyasası yalnızca bir fiyat mekanizması değil, AB’nin ekonomik yönelimini de test eden bir alan haline gelmiş durumda.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde belirleyici olacak unsur, sistemin askıya alınıp alınmayacağı değil; reformun piyasa güvenini zayıflatmadan sanayi dönüşümünü nasıl destekleyeceğidir.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
EU ETS’de olası bir esneme, Türkiye ihracatçısı için belirsizliği azaltır mı yoksa artırır mı?
İlgili Haberler
- SKDM 2026: Türkiye ihracatında CBAM maliyet baskısı
- CBAM 2026: Çimentoda dönüşüm Türkiye için veri, maliyet ve doğrulama eşiği
- AB karbon sınır mekanizması: 2026’da mali yükümlülük dönemi
- CBAM 2.0: Ocak 2026 karbon maliyeti eşiği, asıl etki 2030’da
- Avrupa sanayisinden ETS ve CBAM reform çağrısı
- AB, CBAM’de montajlı ürün kapsamı ve anti-kaçınma: Türkiye’ye etkiler
- EPDK, Emisyon Ticaret Sistemi piyasası taslağını görüşe açtı
- Türkiye ETS 2025–2026: CBAM karbon maliyeti başlıyor


















