Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında batarya değer zincirinde şeffaflığı ve izlenebilirliği zorunlu kılan düzenleme teknik detaylara kavuştu. Türkiye’deki batarya ve otomotiv üreticilerinin, 2027 itibarıyla AB pazarına girişte sunması gereken “Karbon Ayak İzi” ve “Tedarik Zinciri” verileri standart hale geliyor.
Hızlı bakış
- AB Batarya Yönetmeliği kapsamında 18 Şubat 2027’den itibaren 2 kWh üzeri tüm endüstriyel ve EV bataryaları için dijital pasaport zorunlu hale geliyor.
- Batarya pasaportu, karbon ayak izi, tedarik zinciri due diligence, geri dönüşüm oranı ve batarya sağlık durumu gibi verileri QR kod üzerinden erişilebilir kılacak.
- Türkiye’deki Togg-Farasis, Ford Otosan ve BYD Manisa yatırımları için bu standartlar AB pazarına erişimde belirleyici olacak.
- Üreticilerin 12–18 ay içinde karbon ayak izi hesaplama, dijital altyapı kurulumu ve tedarik zinciri denetimi süreçlerini tamamlaması gerekiyor.
- Küçük ve orta ölçekli yan sanayi firmaları için uyum süreci teknik ve finansal destek gerektiren zorlu bir süreç olarak öne çıkıyor.
- ABD ve Çin’in paralel batarya izlenebilirlik standartları, dijital pasaport modelini küresel bir norma dönüştürme yolunda ilerliyor.
Dijital batarya pasaportu: 18 Şubat 2027’den itibaren zorunlu
Avrupa Birliği’nin Batarya Yönetmeliği (EU 2023/1542) kapsamında zorunlu hale gelen Dijital Batarya Pasaportu (DBP) uygulamasında teknik standartlar netleşti. 18 Şubat 2027 tarihinden itibaren, 2 kWh üzeri kapasiteye sahip tüm endüstriyel ve elektrikli araç (EV) bataryalarının, dijital bir kimliğe (QR Kod) sahip olması zorunlu hale gelecek.
Ağustos 2023’te yürürlüğe giren düzenleme, AB pazarına giren tüm bataryalar için geçerli olacak. Türkiye’den AB’ye batarya veya batarya içeren araç ihraç eden üreticiler, bu standartlara uyum sağlamadan pazar erişimi sağlayamayacak.
İhracatın yeni teknik şartnamesi: İzlenebilirlik ve şeffaflık

Yeni düzenleme, bataryanın sadece performans verilerini değil; hammaddenin madenden çıkarıldığı andan itibaren üretim, kullanım ve geri dönüşüm süreçlerindeki tüm çevresel etkilerini kayıt altına almayı hedefliyor. Bu kapsamda üreticilerin şu verileri şeffaf bir şekilde sunması gerekecek:
- Bataryanın toplam karbon ayak izi beyanı (üretim aşamasında kg CO₂e/kWh)
- Kullanılan lityum, kobalt, nikel, grafit gibi kritik hammaddelerin tedarik kaynağı ve due diligence belgesi
- Geri dönüştürülmüş malzeme oranı ve döngüsel ekonomiye katkı
- Bataryanın sağlık durumu (SOH), kapasite kaybı ve beklenen ömrü
- Güvenlik ve performans test sonuçları
- Tamir edilebilirlik ve yedek parça erişimi bilgileri
Bu veriler, her batarya üzerindeki QR kod aracılığıyla dijital ortamda erişilebilir olacak ve bataryanın ömrü boyunca güncellenebilecek.
Türkiye’deki yatırımları doğrudan etkileyen düzenleme
Türkiye’nin Avrupa’nın batarya üretim üslerinden biri olma hedefi doğrultusunda, Gemlik’teki Siro (Togg-Farasis) yatırımı, Ford Otosan’ın batarya montaj tesisleri ve Manisa’da kurulacak BYD fabrikası için bu standartlar belirleyici olacak.
Sektör temsilcileri, Türk üreticilerin tedarik zincirlerini 2027’ye kadar bu dijital izlenebilirlik altyapısına uyumlu hale getirmesinin, ihracat rekabetçiliği açısından kritik önem taşıdığını vurguluyor. Özellikle karbon ayak izi hesaplama kapasitesi, tedarikçi denetimi ve dijital veri yönetimi altyapısının kurulması, önümüzdeki 12–18 ay içinde tamamlanması gereken öncelikler arasında yer alıyor.
Uyum süreci: Hangi adımlar atılmalı?
Türkiye’deki batarya üreticileri ve otomotiv sanayisi için uyum süreci şu adımları içeriyor:
1) Karbon ayak izi hesaplama: Üretim tesislerinde enerji tüketimi, hammadde temini ve lojistik süreçlerin ISO 14067 standardına uygun şekilde ölçülmesi ve raporlanması gerekiyor.
2) Tedarik zinciri due diligence: Özellikle kobalt, nikel ve lityum tedarikinde OECD Due Diligence Kılavuzu’na uygun kaynak izlenebilirliği ve risk değerlendirmesi yapılması zorunlu.
3) Dijital altyapı kurulumu: Batarya pasaportu verilerinin depolanması, güncellenmesi ve paylaşılması için blockchain veya merkezi veri yönetim sistemlerinin kurulması.
4) Geri dönüşüm stratejisi: Ömrünü tamamlayan bataryaların toplanması, ikinci kullanım (second life) değerlendirmesi ve geri dönüşüm süreçlerinin planlanması.
Uyum sağlayamayan üreticiler, AB pazarına erişimlerini kaybedebilir veya ek ticaret engelleriyle karşılaşabilir.
Rekabet avantajı mı, yük mü? Sektörün beklentileri
Sektör kaynaklarına göre düzenlemenin orta vadede Türk sanayisi için rekabet avantajı yaratabileceği, ancak kısa vadede yatırım ve organizasyon maliyeti getireceği değerlendiriliyor.
Özellikle yerli tedarikçi ağı güçlü olan ve yenilenebilir enerji kullanımını artıran tesislerin, karbon ayak izi düşüklüğü sayesinde AB pazarında fark yaratması bekleniyor. Ancak küçük ve orta ölçekli yan sanayi firmalarının teknik ve finansal destek olmadan uyum sağlaması zorlu bir süreç olarak öne çıkıyor.
2027 sonrası: Batarya pasaportu ekosistemi genişliyor

Dijital Batarya Pasaportu, sadece AB sınırlarında değil, küresel batarya ticaretinde de yeni bir standart oluşturuyor. ABD’nin Inflation Reduction Act (IRA) kapsamında kritik mineraller ve batarya tedarik zincirine getirdiği şartlar ile Çin’in batarya izlenebilirliğine yönelik kendi dijital standartları, batarya pasaportu modelini küresel bir norm haline getirme yolunda ilerliyor.
Türkiye’nin hem Avrupa hem Asya pazarlarına köprü konumundaki stratejik rolü, bu uyum sürecini doğru yönetmesi durumunda, batarya değer zincirinde önemli bir oyuncu olmasına olanak tanıyabilir.
Okura soru
Sizce Türkiye’deki batarya üreticileri ve otomotiv yan sanayisi 2027’ye kadar dijital batarya pasaportu gerekliliklerine uyum sağlayabilir mi? Hangi alanların önceliklendirilmesi gerektiğini düşünüyorsunuz?
İlgili haberler
- LFP mi NCM mi? 2026 elektrikli araç batarya rehberi
- Yeni bataryalar ve atık bataryalar yönetmelik taslağı: Türkiye AB uyumu
- AB kamu alımlarında “Made in Europe” şartı hazırlanıyor
- GO Enerji & LG Energy Solution Ankara Temelli’de 45 milyon Euro’luk batarya fabrikası kuruyor
- Alarko ve Gotion’dan Türkiye’de batarya ve depolama yatırımı
- Plazma ile temiz ve verimli EV batarya malzemesi üretimi
- CATL Freevoy: Yeni nesil hibrit batarya ile 400 km saf elektrik menzili
- CATL sodyum iyon, Ford mimarisi ve Türkiye elektrikli araç üretimi
- Almanya 1 GWh sodyum-iyon pil yatırımını destekledi
- Elektrikli araçlarda ibre değişiyor: 2026 neden menzil uzatıcılı EREV araçların yılı olacak
- CBAM 2026 yürürlükte: Acil fren mekanizması tartışılıyor
















