Arşiv çekmecesi, örnek kutuları, büyüteç, kumpas ve tüpleri gösteren temsili müze araştırması illüstrasyonu
Temsili görsel. Yapay zekâ ile oluşturulmuş müze araştırması illüstrasyonu; gerçek örnekleri veya yeni tanımlanan türlerin görüntüsünü içermemektedir.
REKLAM

Müze örnekleri ve DNA analizleri, iki kahverengi bandikutun ayrı tür olduğunu ortaya koydu; bunlardan biri yaklaşık yüz yıl önce yok olmuştu.

Batı Avustralya Müzesi öncülüğünde yürütülen araştırma, kısa burunlu kahverengi bandikutların sınıflandırmasına iki tür daha ekledi. Müzenin 20 Ekim 2026 tarihli açıklamasına göre çalışma, Güney Avustralya’dan Isoodon microtis ile Yeni Gine’den Isoodon moresbyensis türlerinin daha önce tanınmayan ayrımını ortaya koydu.

Bandikutlar, Avustralya ve Yeni Gine’de görülen küçük keseli memelilerdir. Kahverengi bandikutlar sivri burunları ve kısa kuyruklarıyla tanınır.

REKLAM
Sivri burunlu, kahverengi kürklü ve kısa kuyruklu bir bandikutu gösteren temsili illüstrasyon
Bandikutun genel görünüşünü gösteren temsili illüstrasyon. Yapay zekâ ile oluşturulmuştur.

Sonuç, doğada yaşayan iki hayvanın ilk kez bulunması anlamına gelmiyor. Küçük kahverengi bandikut olarak adlandırılan I. microtis, yaklaşık yüz yıl önce soyu tükenmiş bir tür. Yeni Gine kahverengi bandikutu I. moresbyensis ise önceden kuzey kahverengi bandikutunun bir alt türü kabul ediliyordu.

Proje, müzenin kara zoolojisi küratörü Kenny Travouillon’un 2016’da aldığı Churchill bursuyla başladı. Travouillon, Avrupa ve ABD müzelerinde korunan ve bir yüzyılı aşan geçmişe sahip Avustralya bandikut örneklerini inceledi. İlk bulguların ardından Avustralya Biyolojik Kaynaklar Çalışması tarafından desteklenen daha geniş bir sınıflandırma araştırması yürütüldü.

Ekip, Avustralya ve yurt dışındaki müze örneklerini ölçerek DNA analizleriyle birlikte değerlendirdi. Amaç, Isoodon cinsindeki tür ve alt tür sınırlarını yeniden belirlemekti. Çalışmada altın bandikut, quenda ve kuzey kahverengi bandikut grupları içinde yedi yeni alt tür de tanımlandı.

Araştırma, quendanın tarihsel yayılışının da sanılandan geniş olduğunu gösterdi. Türün yalnız Batı Avustralya’da değil, Güney Avustralya’daki Adelaide çevresi, Nuyts Takımadaları ve Kanguru Adası’nda da bulunduğu belirlendi. Böylece Güney Avustralya’nın geçmişte tek bir tür yerine üç Isoodon türüne ev sahipliği yaptığı anlaşıldı.

Müzeye göre yeni sınırlar, bazı bandikut gruplarının koruma durumunun yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir. Quendanın tarihsel dağılımının genişlemesi bütün yerel popülasyonların güvende olduğu anlamına gelmiyor; Güney Avustralya popülasyonları üzerindeki baskı sürüyor. Araştırma, güney kahverengi bandikutunun riskinin de önceden düşünüldüğünden yüksek olabileceğine işaret ediyor.

Bu biyoçeşitlilik araştırmasının bulguları Australian Journal of Taxonomy dergisinde yayımlandı. Isoodon revizyonunu tamamlayan ekip, sonraki aşamada uzun burunlu bandikutları kapsayan Perameles cinsine odaklanacak.

Kaynaklar

REKLAM

Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz