Yeşil Ekonomi Koalisyonu (GEC) ve Savanta tarafından yayımlanan Küresel Yeşil Tutumlar Anketi 2025, çevre korumaya yönelik küresel kamuoyu eğilimlerini ortaya koyuyor.
Hızlı bakış
- Küresel ankete göre katılımcıların %84’ü çevreyi kısa vadeli ekonomik kazancın önünde görüyor.
- Türkiye’de katılımcıların %93’ü devletin ekonomi ve çevreye birlikte fayda sağlayan politikaları önceliklendirmesini istiyor.
- En çok desteklenen adım, ekonomik büyümeyi ve çevreyi birlikte koruyan yasal düzenlemelerin oluşturulması; bu başlık %45 ile öne çıkıyor.
- Türkiye’de katılımcıların %69’u çevre için kişisel adımlarını artırdığını söylerken, %62’si en büyük engelin yetersiz kamu desteği olduğunu belirtiyor.
- Katılımcıların %94’ü hükümetin iklim kriziyle mücadelede daha fazla sorumluluk alması gerektiğini ifade ediyor.
Küresel ölçekte çevre, kısa vadeli büyümenin önünde

10 ülkede 10 binden fazla kişiyle gerçekleştirilen araştırmaya göre, dünya genelinde her 10 kişiden 8’i ekonomik büyümenin yavaşlaması pahasına bile olsa doğal varlıkların korunmasını öncelikli görüyor. Katılımcıların %84’ü, çevrenin korunmasının kısa vadeli ekonomik kazançlardan daha önemli olduğunu ifade ediyor.
Türkiye’de yaklaşım ikilem değil, birlikte ilerleme

Anket sonuçları, Türkiye’de kamuoyunun “ekonomi mi, doğa mı?” sorusunu bir tercih ikilemi olarak görmediğine işaret ediyor. Katılımcıların %93’ü, devletin hem ekonomiye hem çevreye fayda sağlayan politikaları önceliklendirmesi gerektiğini düşünüyor.
Türkiye’de en fazla desteklenen politika başlığı, ekonomik büyümeyi çevreyle birlikte koruyan yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi oldu. Bu başlık, 2025 yılında katılımcıların %45’i tarafından en öncelikli adım olarak ifade edildi.
Bireysel çaba artıyor, kamusal destek beklentisi sürüyor
Türkiye’de katılımcıların %69’u, geçen yıla kıyasla çevreyi korumak için kişisel olarak daha fazla adım attığını belirtiyor. Buna karşın %62’lik kesim, çevre dostu tercihler yapmanın önündeki en büyük engel olarak hükümet desteğinin yetersizliğini gösteriyor.
Toplumun devletten beklentisi de yüksek: Katılımcıların %94’ü, hükümetin iklim kriziyle mücadelede ve çevresel dönüşümde daha fazla sorumluluk alması gerektiğini ifade ediyor.
Çevresel dönüşüm kamusal bir politika alanı olarak görülüyor

Anket bulguları, çevre korumanın bireysel tercihlerle sınırlı kalmaması gerektiği yönünde güçlü bir toplumsal mutabakata işaret ediyor. Temiz enerji yatırımları, yeşil işletmelerin desteklenmesi ve çevreyi koruyan yasal düzenlemeler, öne çıkan çözüm alanları arasında yer alıyor.
Araştırma, Türetim Ekonomisi Derneği’nin de bileşeni olduğu Yeşil Ekonomi Koalisyonu tarafından yayımlandı. Bulgular, kamuoyunda çevre ve ekonomi politikalarının birlikte ele alınmasına yönelik güçlü bir beklenti bulunduğunu gösteriyor.
Türetim Ekonomisi Derneği, farklı ülkelerden sivil toplum kuruluşları ve politika ağlarını bir araya getiren Yeşil Ekonomi Koalisyonu’nun bileşenleri arasında yer alıyor. Koalisyon, ekonomik politikaların çevresel sürdürülebilirlik ve toplumsal refahla birlikte ele alınmasına odaklanan uluslararası araştırma ve politika çalışmalarını koordine ediyor.
Okura soru
Sizce Türkiye’de çevre ve ekonomi hedeflerini birlikte güçlendirmek için ilk öncelik hangi adım olmalı: güçlü yasalar mı, finansal teşvikler mi, yoksa denetim ve uygulama mı?
Kaynak: Yeşil Ekonomi Koalisyonu (GEC) – Savanta, Küresel Yeşil Tutumlar Anketi 2025
İlgili haberler
- OVP’nin yeşil kodu: Türkiye’nin yeni ekonomi rotası nasıl çiziliyor?
- İklim Ağı toplantısı: 2035 hedefi için ortak çağrı ve Yeşil Haber’in bakışı
- Çevre politikalarının öncü ismi Ashish Kothari, Next Economies Summit 2025 için İstanbulda
- Sürdürülebilir kalkınmanın yolu yeşil ekonomiden geçiyor
- AB’de 2040 iklim hedefi oylaması iptal edildi: Bu durum ne anlama geliyor?
- COP30 açılışından bugüne: Amazonun kalbinde iklim adaleti ve liderlik boşluğu
















