BVeri Danışmanlık’ın son “Yatırım Gündemi” raporuna göre, askeri gerilimler, yapay zeka rekabeti ve ticaret tarifeleri küresel piyasalarda yüksek volatiliteyi kalıcı hale getiriyor. Rapora göre bu tablo, Türkiye’nin dezenflasyon sürecini, faiz indirim alanını ve enerji maliyetleri üzerinden yeşil yatırım finansmanını da daha zorlu bir zemine taşıyor.
Küresel yatırım ortamında çok eksenli savaşlar dönemi

Rapor, BVeri’nin değerlendirmesine göre jeopolitik gelişmelerin son dönemde ekonomik verilerin önüne geçtiği bir döneme girildiğini, askeri gerilimler, yapay zeka alanındaki rekabet ve ticaret tarifeleri gibi farklı cephelerde yaşanan gerilimlerin birlikte küresel volatiliteyi beslediğini vurguluyor. Ortadoğu’da artan tansiyon, bölgesel genişleme riski ve rejim değişikliği olasılığı ile Afganistan-Pakistan hattındaki gerilimin yarattığı ek baskılar, BVeri’nin yorumuna göre gelecekte Çin-Tayvan dosyasının da jeopolitik denkleme daha fazla eklenebileceği bir senaryonun güçlendiğine işaret ediyor.
Yapay zeka rekabeti ve tarifeler yeni risk başlıkları üretiyor

BVeri analizine göre, ABD Savunma Bakanlığı ile ilişkili yapay zeka tedarik zincirinde yaşanan gelişmeler, yapay zeka alanındaki rekabetin jeopolitik bir boyut kazandığını ortaya koyuyor. Rapor, özellikle Pentagon’un tedarik güvenliğine yönelik kaygıları çerçevesinde Anthropic’i “supply-chain risk” olarak etiketlemesinin ve görüşmelerin bozulmasının, Anthropic ve OpenAI gibi büyük oyuncular arasındaki rekabet dinamiklerini zaman içinde değiştirebileceğini belirtiyor; bu süreci ani ve net bir iktidar devri yerine kademeli bir ağırlık kayması olarak okuyor. Ticaret tarafında ise, Trump döneminde getirilen tarifelere karşı binlerce şirket tarafından açılan davaların, BVeri’ye göre tarife düzenlemelerindeki belirsizliğin kısa sürede çözülemeyeceğine işaret ettiği vurgulanıyor.
Jeopolitik riskler güvenli limanlara yönelimi güçlendiriyor
Rapor, savaş ekseninin genişlediği ve süresiyle ilgili belirsizliklerin arttığı bu ortamda, BVeri’nin yorumuna göre güvenli limanlara yönelimin sürpriz olmadığını belirtiyor. 2025 yılından farklı olarak bu kez değerli metallere tahvil piyasasının da eşlik ettiğini, BVeri’nin analiz ettiği dönemde ABD 10 yıl vadeli tahvil faizlerinin %4’ün altına gerilediğini ve bu seyrin geçen yıl kalıcı olamayan eğilimden daha güçlü bir görünüm sunduğunu aktarıyor. Dolar endeksinin G10 para birimlerine karşı değerini korurken gelişen ülke para birimlerine karşı zayıflama eğiliminin sürdüğü, Brent petrol fiyatının ise artan jeopolitik gerilimle birlikte 80 dolar/varil seviyesine yaklaştıktan sonra bir miktar geri çekildiği belirtiliyor.
Brent petrol ve Fed etkisi Türkiye’de dezenflasyon alanını daraltıyor

BVeri, küresel denklemde yaşanan bu değişimlerin başta petrol fiyatları ve ABD Merkez Bankası’nın faiz politikası olmak üzere Türkiye’de dezenflasyon ve faiz indirim süreçlerini daha zorlu hale getirdiğini değerlendiriyor. Şubat ayının ikinci yarısından itibaren 70 dolar/varil seviyesinin üzerinde seyreden Brent petrol için İran kaynaklı gerginliğin uzamasının, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yıl için öngördüğü ortalama 60,9 dolar/varil seviyesine ulaşılabilirliği azalttığı belirtiliyor. Rapor, bu görünüm altında enerji maliyetlerindeki baskının yıl sonu enflasyon öngörüsü olan %15–21 bandının gerçekleşme olasılığını BVeri’nin bakış açısına göre belirgin biçimde zayıflattığını, dezenflasyon programının daha temkinli bir patikaya girebileceğini savunuyor.
Fed’in temkinli duruşu faiz indirim patikasını etkiliyor
Analize göre, Fed’in faiz indirimine yaklaşımında son dönemde belirginleşen temkinli duruş ile Türkiye’de dezenflasyon görünümü etrafındaki belirsizlikler birlikte okunduğunda, BVeri’nin yorumuna göre içerde faiz indirim sürecinin hızında yavaşlama riski güçleniyor. BVeri, Şubat enflasyonuna ilişkin %2,75’lik tahminini, piyasanın %2,8–3,0 bandındaki beklentileriyle birlikte değerlendirerek özellikle gıda ve hizmet fiyatlarındaki katılıkların seyrinin belirleyici olacağını vurguluyor. Hizmet enflasyonunda mevsimsel yavaşlamanın gücü ve katılıkların çözülüp çözülmeyeceği, BVeri’nin değerlendirmesine göre faiz indirim alanının boyutunu şekillendirecek kritik unsurlar arasında yer alıyor.
BVeri Danışmanlık veri temelli yatırım perspektifi sunuyor

Rapor, BVeri Danışmanlık’ın ulusal ve uluslararası piyasalara odaklanan veri temelli analiz yaklaşımını yansıtıyor. Şirket, Banu Kıvcı Tokalı liderliğinde makroekonomik görünüm, para politikası, jeopolitik riskler ve piyasa fiyatlamalarını bir arada ele alan çalışmalarla yatırımcılara stratejik çerçeve sunmayı hedefliyor. “Yatırım Gündemi” serisi kapsamında hazırlanan bu değerlendirme de, savaş ekseninde şekillenen yeni küresel denklemde Türkiye’nin dezenflasyon sürecinin ve finansal piyasalarının karşı karşıya olduğu riskleri BVeri’nin analiz perspektifinden ortaya koyuyor.
Jeopolitik riskler enerji maliyetleri ve yeşil yatırımları da etkiliyor
Yeşil Haber olarak, BVeri’nin çizdiği bu küresel tabloyu özellikle enerji maliyetleri ve yeşil yatırım finansmanı açısından okuyoruz. Brent petrolün yüksek seyri ve küresel faizlerde temkinli duruş, Türkiye’de elektrik üretim maliyetleri ve karbon yoğun enerji ithalatı üzerinden enflasyon baskısını artırma riski taşıyor. Bu durum, yalnızca dezenflasyon sürecini değil, yenilenebilir enerji ve depolama yatırımlarının finansman koşullarını da yakından ilgilendiriyor.
Yüksek faiz ortamı ve dalgalı risk iştahı, uzun vadeli yeşil projelerde sermaye maliyetini yukarı çekerken enerji verimliliği, yenilenebilir kaynaklar ve depolama yatırımlarına yönelik politika desteğinin sürekliliği hem yatırımcı güveni hem de Türkiye’nin iklim hedefleri açısından kritik önem kazanıyor. Bu nedenle makroekonomik oynaklığın enerji dönüşümüne etkisi, yalnızca finans piyasalarının değil, yeşil ekonominin de doğrudan gündem maddeleri arasında yer alıyor.
İlgili haberler
- Venezuela petrolü ABD kontrolünde: Arz beklentisi yeşil dönüşümü yavaşlatır mı?
- ABD’nin Bakır Vergisi ve Yeşil Dönüşüme Küresel Etkisi
- Çin tarife misillemesi: Nadir toprak ve teknoloji kozları
- ₺100 milyarlık sanayi paketi: Kredi koşullarında ne değişiyor?
- Ørsted Kuzey Denizi Enerji Adası projesini askıya aldı
- 5,8 GW’lık ABD offshore rüzgar projeleri temyizde
- EPDK depolamalı RES GES lisanslarında finansman eşiği
- Batarya depolama maliyetleri 65 dolar MWh seviyesine indi
- EBRD 270 MW hibrit projeye girdi Balkanlar’da finansman süreci başladı


















