AB veri merkezleri için enerji ve su verimliliği etiketi hazırlarken, Türkiye’nin büyüyen yatırım hedefleri kaynak kullanımı ve şebeke planlamasını öne çıkarıyor.
Hızlı Bakış
- AB’nin etiketleme düzenlemesi, kurulu bilgi teknolojisi güç talebi en az 500 kilovat olan veri merkezlerini kapsayacak.
- İlk elektronik etiketlerin 15 Ağustos 2027’ye kadar oluşturulması ve her yıl yenilenmesi öngörülüyor.
- Enerji ve su verimliliği, PUE ve WUE göstergelerine göre A’dan G’ye ayrı ayrı sınıflandırılacak.
- Asgari performans standartları için istişare 14 Aralık 2026’ya kadar sürecek; düzenleme önerisi 2027’nin ikinci çeyreğinde bekleniyor.
- Kacır, 2030’a kadar veri merkezi ve yapay zeka alanlarında 10 milyar dolarlık özel sektör yatırımı hedeflediklerini açıkladı.
- AB içindeki tesislere yönelik düzenleme, Türkiye’deki veri merkezlerine doğrudan aynı etiket yükümlülüğünü getirmiyor.

Avrupa Komisyonu, 21 Eylül 2026’da açıkladığı veri merkezleri enerji verimliliği paketiyle tesislerin çevresel performansını karşılaştırılabilir hale getirmeyi hedefliyor. Paket; sektörün mevcut durumuna ilişkin raporu, ortak derecelendirme ve etiketleme düzenlemesini ve asgari performans standartlarına yönelik kamu istişaresini bir araya getiriyor. Türkiye’de veri merkezi kapasitesinin büyütülmesine yönelik açıklamalar sürerken, Avrupa’daki adım yatırımın büyüklüğü kadar elektrik, su ve altyapı kullanımının nasıl ölçüleceğini de gündeme taşıyor.
AB veri merkezi etiketi hangi tesisleri kapsayacak?
Ortak sistem, 2024’te oluşturulan enerji ve su performansı raporlama altyapısına dayanıyor. Mevcut düzenlemede eşik, kurulu bilgi teknolojisi güç talebi en az 500 kilovat olan veri merkezleri olarak tanımlanıyor. Bu büyüklük tesisin yıllık elektrik tüketimini değil, bilgi teknolojisi ekipmanına ilişkin kurulu güç talebini ifade ediyor. Yeni metin, eşik altındaki tesisler ile henüz işletmeye alınmamış veri merkezleri için de gönüllü katılım öngörüyor.
Komisyonun kabul ettiği yetki devrine dayanan düzenleme, yürürlüğe girmeden önce Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyinin iki aylık incelemesine tabi. Bu nedenle paket, 22 Eylül itibarıyla bütün hükümleri uygulanmaya başlamış yeni bir yükümlülük olarak değerlendirilmemeli. Metin, AB Resmi Gazetesi’nde yayımlanmasını izleyen 20’nci günde yürürlüğe girecek şekilde hazırlanmış durumda.

İlk etiketler için 15 Ağustos 2027 takvimi
Düzenleme metni, gerekli verileri bildiren merkezlerin ilk elektronik etiketlerinin 15 Ağustos 2027’ye kadar AB veri tabanında otomatik oluşturulmasını öngörüyor. Etiketler her yıl yenilenecek ve kamuya açık olacak. Ancak bu şeffaflık, işletmelerin bildirdiği bütün ham verilerin yayımlanacağı anlamına gelmiyor; etiket kapsamı dışındaki tesis bazlı bilgiler için ticari gizlilik korunuyor.
Enerji ve su verimliliği nasıl ölçülecek?
Etikette enerji ve su performansı, A’dan G’ye uzanan iki ayrı sınıflandırmayla gösterilecek. Enerji tarafında güç kullanım etkinliği göstergesi PUE, su tarafında su kullanım etkinliği göstergesi WUE esas alınacak. Düzenlemenin eklerinde A sınıfı için PUE değerinin 1,15 veya altında olması öngörülüyor.
PUE, veri merkezinin toplam enerji tüketiminin bilgi teknolojisi ekipmanının enerji tüketimine oranını ifade ediyor. WUE hesabında ise yeni metin, bilgi teknolojisi ekipmanının enerji tüketimi başına tatlı su kullanımını esas alıyor. Böylece soğutma ve yardımcı sistemlerin performansı, bilişim yüküyle ilişkili olarak izlenebilecek.
Düşük karbonlu enerji, atık ısı ve şebeke esnekliği
Komisyonun soru-cevap belgesine göre sistem; enerji verimliliği, su verimliliği ve düşük emisyonlu kaynak kullanımını birlikte ele alıyor. Tesisin şebekeye esneklik sağlayıp sağlamadığı ve atık ısıyı başka kullanıcılara sunmaya hazır olup olmadığı da değerlendiriliyor. Yeni veya kapsamlı biçimde yenilenmiş yenilenebilir ve nükleer üretim tesislerinden enerji tedarikine ilişkin göstergeler de bu çerçevede yer alıyor.

Karşılaştırmaların tesisin bulunduğu iklim, yerel su stresi, büyüklük, yaş ve doluluk gibi koşullarla birlikte okunması amaçlanıyor. Etiketin açıklayıcı belgesi, enerji ve su verimliliği arasındaki karşılıklı etkileri de ele alacak. Tek bir gösterge, veri merkezinin bütün çevresel performansını açıklamayacak.
Asgari performans standartları henüz yürürlüğe girmedi
Etiketleme ile asgari performans standartları, paketin farklı aşamalarını oluşturuyor. Komisyon, tesislerin karşılaması gereken asgari seviyeler için 21 Eylül’de görüş toplamaya başladı. Kamu istişaresi 14 Aralık 2026’ya kadar açık olacak; düzenleme önerisinin 2027’nin ikinci çeyreğinde yayımlanması planlanıyor.
Hazırlık; enerji verimliliği, su kullanımı, atık ısının yeniden değerlendirilmesi ve şebekeye sunulan hizmetler gibi alanları kapsıyor. Dolayısıyla A–G etiket sınıfları, bugün bütün tesislere uygulanmaya başlamış zorunlu asgari performans eşikleriyle karıştırılmamalı. Etiket şeffaflık sağlarken, asgari standartların kapsamı ayrı süreçte şekillenecek.
Yapay zeka büyürken verimlilik neden daha önemli hale geliyor?
Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) 2025 tarihli Energy and AI raporuna göre veri merkezleri, 2024’te dünya elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 1,5’ine karşılık gelen 415 teravatsaat elektrik kullandı. Raporun temel senaryosu, tüketimin 2030’da yaklaşık 945 teravatsaate ulaşabileceğini öngörüyor. Bu rakam 2026’da gerçekleşmiş tüketim değil, önceki raporda yer alan ileriye dönük bir senaryo.
Komisyon, kapasite büyüdükçe enerji ve suyun mutlak tüketiminin de arttığına dikkat çekiyor. Bu nedenle birim başına verimlilikte iyileşme, toplam kaynak ihtiyacının kendiliğinden azalacağı anlamına gelmiyor. Elektrik talebini şebekenin koşullarına göre ayarlayabilen tesisler ve kullanılabilir atık ısının çevrede değerlendirilmesi, veri merkezlerinin enerji sistemiyle birlikte planlanmasını önemli hale getiriyor.
Türkiye’de bakanların veri merkezi açıklamaları neye işaret ediyor?
AB’nin yeni paketi, Türkiye’de son dönemde açıklanan dijital altyapı hedefleriyle aynı döneme denk geliyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın yatırım hedefi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın elektrik talebi değerlendirmesi ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun tesis bazlı açıklaması, konunun farklı boyutlarını ortaya koyuyor.

Kacır: 2030’a kadar 10 milyar dolarlık yatırım hedefi
Kacır, Anadolu Ajansının 3 Eylül 2026’da aktardığı G20 açıklamasında, HIT-30 Programı kapsamında 2030’a kadar veri merkezi ve yapay zeka yatırımlarında 10 milyar dolarlık özel sektör yatırımını hedeflediklerini belirtti. Bakan, veri merkezi kapasitesini gigavat düzeyine taşıma hedefini de dile getirdi. Bu tutar, tamamlanmış yatırım ya da yalnızca veri merkezi binalarına ayrılmış kamu kaynağı olarak okunmamalı; veri merkezi ve yapay zeka yatırımlarına yönelik hedefi ifade ediyor.
Bayraktar: Veri merkezleri yeni elektrik talebinin unsurlarından biri
Bayraktar, 4 Eylül 2026’da IEA’nın Türkiye Enerji Politikaları İncelemesi Raporu tanıtımında, elektrik talebinin geleneksel büyüme unsurlarına veri merkezleri ve elektrikli araçlar gibi yeni tüketim alanlarının eklendiğini belirtti. Türkiye’nin 2040’a uzanan enerji planlamasında elektrikleşmenin merkezi rolünü vurguladı. Bu açıklama, veri merkezi yatırımlarının üretim kapasitesi ve şebeke planlamasıyla birlikte ele alınmasının Türkiye gündeminde de bulunduğunu gösteriyor.
Uraloğlu: TÜRKSAT yatırımında enerji verimliliği hedefi
Uraloğlu, 22 Temmuz 2026’da temeli atılan TÜRKSAT Gölbaşı Veri Merkezi için 35 bin 300 metrekarelik alan ve 33 megavoltamper güç kapasitesi açıkladı. Bakanlık duyurusunda tesisin LEED Gold sertifikasına uygun, düşük karbon salımlı ve enerji verimli biçimde inşa edileceği belirtildi. Bunlar projenin tasarım ve inşa hedefleri; işletme sırasında ölçülmüş performans sonuçları değil. Açıklanan megavoltamper değeri de doğrudan bilgi teknolojisi gücü veya yıllık elektrik tüketimi olarak kullanılamaz.
Türkiye için asıl başlık: Kapasite artışını ölçülebilir performansla birlikte planlamak
AB düzenlemesi, kapsamı Birlik içindeki veri merkezleri olduğu için Türkiye’deki tesislere kendiliğinden aynı etiket yükümlülüğünü getirmiyor. Bununla birlikte Yeşil Haber’in bu gelişmeden çıkardığı planlama sonucu, Türkiye’nin büyüme hedeflerini karşılaştırılabilir işletme verileriyle desteklemesinin önem kazanması. Yatırım tutarı ve kurulu güç açıklamalarına, gerçekleşen elektrik tüketimi, tatlı su kullanımı ve enerji tedarikinin niteliği eşlik ettiğinde projelerin etkisi daha açık değerlendirilebilir.
Yeni tesislerin yer seçiminde şebeke bağlantısı, yerel su koşulları ve atık ısıyı kullanabilecek yakın tesislerin birlikte değerlendirilmesi; genişleme kararlarının kaynak ihtiyacıyla uyumunu güçlendirebilir. Avrupa’daki etiketleme süreci de veri merkezi rekabetinde kapasitenin yanında kaynak verimliliğinin görünürlüğünü artırmayı hedefliyor.
Okura soru
Türkiye’de veri merkezlerinin enerji ve su verimliliğini kamuya açık göstergelerle raporlaması sizce zorunlu olmalı mı? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşın.
İlgili Haberler
- Yeşil altyapı mimarisi: Veri merkezlerinden akıllı şebekelere yeni bir paradigma
- Türkiye’nin “Veri Vadisi”nde enerji sınavı: Yapay zeka yatırımları şebeke duvarına mı çarpıyor?
- Yapay zeka veri merkezleri şebekeyle esnek çalışmaya hazırlanıyor: Emerald AI TIME100 listesinde
- OpenAI, Stargate Community ile AI kampüslerinde yerel enerji maliyetini üstleniyor
- 2040 Ulusal Enerji Planı için COP31 öncesi açıklama hedefi: Şebeke ve depolama gündemde
















