AB Dijital Ürün Pasaportu Tekstilde dijital izlenebilirlik Türk tekstil ihracatı hazırlığı

Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren Eko-Tasarım Yönetmeliği (ESPR), tekstil sektörünü Dijital Ürün Pasaportu (DPP) üzerinden köklü bir dönüşüme zorluyor. Henüz tekstile özel teknik kriterler yayımlanmış olmasa da, yürürlükteki mevzuat ve politika belgeleri ihracatçıların hangi veri setlerine hazırlanması gerektiğini açıkça işaret ediyor.

Hızlı bakış

ESPR nedir: Dijital Ürün Pasaportu neden geliyor?

AB Dijital Ürün Pasaportu için ESPR yaşam döngüsü yaklaşımı ve Türk tekstil ihracatı hazırlığı
ESPR çerçevesi, ürünlerin yaşam döngüsü boyunca izlenebilir verilerle değerlendirilmesini hedefliyor.

AB’nin Eko-Tasarım Yönetmeliği (ESPR, Regulation (EU) 2024/1781), ürünlerin yalnızca enerji verimliliğiyle değil, tüm yaşam döngüsü boyunca çevresel etkileriyle değerlendirilmesini hedefleyen çerçeve bir düzenleme olarak 18 Temmuz 2024’te yürürlüğe girdi.

Bu yönetmelik, Avrupa Komisyonu’na belirli ürün grupları için Dijital Ürün Pasaportu (DPP) teknik kriterlerini belirleme yetkisi veriyor.


DPP’nin temel amacı, bir ürünün hammaddeden üretime, kullanım süresinden geri dönüşüme kadar olan yolculuğunu dijital olarak izlenebilir kılmak.

Bu sistem, tüketici bilgilendirmesinden geri dönüşüm altyapısına, piyasa gözetiminden tedarik zinciri şeffaflığına kadar geniş bir politika setini aynı anda beslemek üzere tasarlanıyor.

Neden tekstil öncelikli sektörler arasında?

AB’nin 2022 yılında yayımladığı Sürdürülebilir ve Döngüsel Tekstil Stratejisi (COM(2022) 141), tekstili çevresel etkisi yüksek ve döngüsellik dönüşümünde öncelikli sektörlerden biri olarak ele alıyor.

Bu yaklaşım, tekstilde izlenebilirlik ve şeffaflığı artıracak araçların, özellikle de DPP’nin, politika gündeminde üst sırada kalacağını gösteriyor.

Bu nedenle tekstil için DPP, yalnızca bir etiketleme uygulaması değil; üretimden ihracata kadar uzanan süreçlerin veri temelli yeniden kurgulanması anlamına geliyor.

AB’nin yaklaşımı, “kaliteli üretim” kadar “kanıtlanabilir üretim”i de hedefliyor.

DPP kapsamında tekstilde beklenen veri başlıkları

Tekstilde dijital izlenebilirlik için AB Dijital Ürün Pasaportu veri başlıkları ve Türk tekstil ihracatı hazırlığı
Tekstil DPP yaklaşımı, ürün verisinin standart biçimde toplanmasını ve doğrulanmasını öne çıkarıyor.

Henüz tekstile özel bağlayıcı teknik kriterler yayımlanmamış olsa da, AB politika belgeleri ve Avrupa Parlamentosu’nun “Digital product passport for the textile sector” başlıklı 2024 çalışması (EPRS_STU(2024)757808), tekstilde DPP’nin odağına girmesi muhtemel veri başlıklarını net biçimde tarif ediyor.

Firecarrier okumasıyla öne çıkan ana başlıklar şunlar:

Lif kompozisyonu ve köken: Üründe kullanılan lif türleri ve oranları, mümkün olduğunda tedarik zinciri boyunca izlenebilir köken bilgisi.

Geri dönüştürülmüş içerik: Üründe yer alan geri dönüştürülmüş malzemenin oranı ve bu iddianın doğrulanabilir belgelere bağlanması.

Kimyasal içerik: Üretim sürecinde kullanılan kimyasalların şeffaflığı ve tehlikeli maddelere ilişkin bilgilendirme.

Dayanıklılık ve onarılabilirlik: Ürünün kullanım ömrü, bakım ve onarım talimatları, yeniden kullanım ve geri dönüşüme uygunluk.

Bu başlıklar bugün için “beklenen veri setleri” olarak okunmalı.

Teknik kriterler yayımlandığında kapsam ve format netleşecek olsa da, yön belli: Ürünün çevresel ve tedarik zinciri verisinin standartlaştırılmış biçimde dijital olarak sunulması.

Bu bir gümrük uygulaması mı, piyasa kuralı mı?

AB Dijital Ürün Pasaportu piyasaya arz kuralı olarak kurgulanıyor ve tekstilde dijital izlenebilirliği güçlendiriyor
DPP yaklaşımı, gümrük kontrolünden çok AB iç pazarında piyasaya arz mantığıyla çalışacak şekilde tasarlanıyor.

Dijital Ürün Pasaportu, klasik anlamda bir gümrük kontrol aracı olarak değil, ürünün AB iç pazarında yasal olarak satılabilmesiyle ilişkili “piyasaya arz” kuralı olarak kurgulanıyor.

Bu yaklaşım, sorumluluğu yalnızca kamu otoritelerine değil, markalara ve tedarik zincirinin tüm halkalarına yayıyor.

Bu nedenle büyük markaların tedarikçilerinden daha fazla veri istemeye başlaması şaşırtıcı değil.

DPP yaklaşımı, tedarik zincirinin en başından itibaren veri üretimini ve veri doğrulamasını yeni rekabet alanı haline getiriyor.

Türk tekstilcisi için risk nerede başlıyor?

Türkiye, AB’nin en büyük tekstil tedarikçilerinden biri olmasına rağmen, sektörün önemli bir bölümünde izlenebilirlik ve veri yönetimi altyapısı sınırlı.

Büyük entegre tesisler dijital sistemlere yatırım yapmış durumda; ancak fason üretim yapan KOBİ’ler ve atölyeler için bu dönüşüm hâlâ ciddi bir eşik.

DPP’ye uyum sürecinde asıl risk, ürünün kalitesinden değil, verinin eksikliğinden kaynaklanıyor.

Gerekli bilgileri üretemeyen veya dijital olarak sunamayan tedarikçilerin, teknik olarak rekabetçi olsalar bile tedarik zinciri dışında kalma ihtimali bulunuyor.

30–90 gün için Firecarrier hazırlık kontrol listesi

Türk tekstil ihracatı hazırlığı için AB Dijital Ürün Pasaportu kapsamında veri yönetimi ve doğrulama süreci
Hazırlık sürecinde veri envanteri, tedarikçi şeffaflığı ve doğrulama disiplini öne çıkıyor.

Tekstile özel kriterler yayımlanmadan önce bile ihracatçıların atabileceği somut adımlar var.

Firecarrier yaklaşımı, belirsizlik dönemlerinde “olabilecek en mantıklı hazırlığı” yapmayı önerir:

Veri envanteri: Hangi ürün için hangi bilgilerin halihazırda toplandığını ve hangilerinin eksik olduğunu tespit etmek.

Tedarikçi şeffaflığı: İplik, kumaş ve kimyasal tedarikçilerinden alınan bilgileri yazılı ve doğrulanabilir hale getirmek.

Dijital altyapı: ERP, PLM veya daha basit veri yönetim sistemlerinin DPP’ye uyarlanabilirliğini değerlendirmek.

Doğrulama disiplini: “Recycled” ve benzeri iddiaların hangi belge ve sertifikalarla ispatlanacağını standardize etmek.

Marka iletişimi: AB’li müşterilerle veri beklentileri konusunda erken diyalog kurmak ve veri formatı beklentisini netleştirmek.

Firecarrier yorumu: Tekstilde yeni rekabet alanı veri ve ispat

AB’nin Dijital Ürün Pasaportu yaklaşımı, tekstil sektörü için bir “teknik engel”den çok, rekabetin tanımını değiştiren bir araç niteliği taşıyor.

Artık sadece iyi üretmek yetmiyor; nasıl üretildiğini, hangi kaynaklarla üretildiğini ve ürünün yaşam döngüsünün nasıl yönetildiğini ispatlamak gerekiyor.

Firecarrier için kritik nokta şu: Teknik kriterler yayımlandığında hazırlıksız yakalanmamak.

DPP süreci, bir gecede başlayacak bir yükümlülük değil; bugünden başlanan veri disipliniyle yönetilebilecek bir dönüşüm.

Kazananlar, mevzuat yayımlandığında panikleyenler değil, yayımlanmadan önce hazırlananlar olacak.

Okura soru: Sizce tekstilde DPP sürecinde en zor halka hangisi olacak?

Lif ve hammadde izlenebilirliği mi, kimyasal şeffaflık mı, yoksa KOBİ’lerin dijital altyapı yatırımı mı?

İlgili haberler


Bir Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz