“Afet yönetiminin asıl ölçüsü, kurtarılacak kimsenin kalmamasıdır”
İTÜ İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Yeşil Haber’in sünger şehirler dosyası üzerine ilettiği görüşte, sel sırasında yapılan kurtarma çalışmalarının önemini teslim ederken hazırlığın hedefini şöyle anlattı:
“Sel sırasında yüzlerce kişinin kurtarılması büyük emek ister ve takdiri hak eder. Ama afet yönetiminin asıl ölçüsü, kurtarılacak kimsenin kalmamasıdır.”
Kadıoğlu’na göre ilk adım, dere yatakları ile taşkın alanlarını yapılaşmadan korumak. Boru ve kanalların kapasitesini aşan yağışlarda suyun hangi sokak, park veya açık alandan güvenle geçeceği de önceden belirlenmeli. Yağmur bahçeleri, geçirgen yüzeyler, yeşil çatılar ve depolar bu planın içinde yer almalı.
Uzman, sünger şehrin sel riskini azaltan zincirin değerli bir halkası olduğunu, ancak zincirin tamamını oluşturmadığını vurguluyor. Bu uygulamalar özellikle sık görülen yağışlarda drenaj yükünü hafifletebilir; çok büyük yağışlarda katkıları tasarım ve kullanılabilir kapasiteyle sınırlıdır. Dere yatağındaki yapılaşmanın yarattığı risk, yalnızca yeşil altyapı eklenerek giderilemez.
Aynı miktarda yağmur, aynı sel riski demek değil
Kadıoğlu, bir milimetre yağışın metrekare başına bir litre su anlamına geldiğini hatırlatıyor. Ancak aynı hacmin kısa sürede düşmesi, drenajın suyu uzaklaştırması için kalan zamanı daraltıyor. Günlük toplamın yanında en yoğun dakikalar ve saatler de incelenmeli.
Yağış şiddetinin artışıyla zararın aynı oranda artacağı varsayılmamalı: Drenaj kapasitesinin aşılması, alçak alanlarda su birikmesini hızlandırabilir. Bir istasyonun ölçümü bütün İstanbul’a genellenmemeli; ölçüm yeri ve süresi haberde belirtilmeli. Bir olayın ne kadar seyrek görüldüğünü değerlendirmek için de yağış şiddeti–süre–tekerrür ilişkisi gerekiyor.

Erken uyarı, “Ne yapmalı?” sorusuna yanıt vermeli
Kadıoğlu, uyarıların yalnızca kuvvetli yağış beklentisini duyurmakla sınırlı kalmaması gerektiğini söylüyor. Bodrum katlar, altgeçitler ve dere kenarlarındaki riskler açıkça anlatılmalı; yaşlılar, engelliler ve bodrum katlarda yaşayanlar için özel hazırlık yapılmalı.
AFAD’ın sel ve taşkın hazırlık rehberi de bodrum ve alçak alanlarda kalmamayı, sel suyunda yürümemeyi ve su basmış yollara araçla girmemeyi öneriyor. Yerel uyarılar ve tahliye yönlendirmeleri izlenmeli.
Tehlikenin afete dönüşmesinde insan kararları etkili
Kadıoğlu’nun değerlendirmesinin merkezinde arazi kullanımı ve hazırlık düzeyi bulunuyor. Birleşmiş Milletler Afet Riskini Azaltma Ofisi’nin yaklaşımı da tehlikenin, insanların maruziyeti ve etkilenebilirliğiyle birleştiğinde afete dönüştüğünü vurguluyor. Bu nedenle sünger şehir yatırımlarının başarısı, yapılan bahçe veya depo sayısının yanında azaltılan risk ve düzenli bakım üzerinden değerlendirilmeli.
Kaynak notu: Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu’nun Yeşil Haber’e ilettiği, adı ve kurumu belirtilerek yayımlanmasına izin verdiği yazılı değerlendirme, 19 Ekim 2026. Destekleyici resmî kaynaklar: AFAD Hazırım ve UNDRR.
İlgili haberler






